YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11103
KARAR NO : 2015/9901
KARAR TARİHİ : 22.10.2015
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Tüketici Mahkemesi
TARİHİ : 25/03/2015
NUMARASI : 2014/1236-2015/156
Taraflar arasındaki davada İstanbul 26. Asliye Hukuk ve İstanbul Anadolu 1. Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, arsa sahipleri ile yüklenici arasında imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca inşaa edilen binanın yükleniciye isabet eden bağımsız bölümünün satımı konusunda yetkili olan yüklenici ile davacı arasında taşınmaz satımına ilişkin harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Asliye Hukuk Mahkemesince davacı tüketici ile davalı yüklenici arasında yapılan harici satım sözleşmesi nedeniyle davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Tüketici Mahkemesince ise, davacının borcunun bir kısmını iş karşılığı ödemeyi taahhüt etmesi nedeniyle ticari ve mesleki amaçlarla hareket eden bir gerçek kişi olduğu, davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
Dosya kapsamından; davalı arsa sahipleri ile davalı yüklenici D.. B.. arasında yapılan sözleşmede, davaya konu 2 nolu bağımsız bölümün bulunduğu birinci katın yükleniciye ait olduğunun kararlaştırıldığı, daha sonra davacı ile davalı yüklenici D.. B.. arasında 26/03/2011 tarihinde 2 nolu bağımsız bölümün davacıya satışına ilişkin harici satış sözleşmesi yapıldığı, satış bedeli olarak belirlenen 108.000 TL’nin 30.000.- TL’sinin peşin olarak ödendiği, geriye kalan kısmının iş karşılığı (inşaa edilen binanın mobilya işleri gibi) olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
4822 sayılı Kanun ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Kanunun 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise, bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ifade eder. 6502 sayılı Kanunun 73. maddesi bu Kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Ancak, bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmeyeceği, aynı zamanda 6502 sayılı Kanun kapsamında taraflardan birinin tüketici olması gerektiğinden eldeki uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemelerince görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 22.10.2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.