YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10878
KARAR NO : 2015/9908
KARAR TARİHİ : 22.10.2015
MAHKEMESİ : Bakırköy 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/12/2014
NUMARASI : 2014/603-2014/558
Taraflar arasındaki davada Bakırköy 1. Tüketici ve Bakırköy 10. Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ayıplı mal bedelinin iadesi istemine ilişkindir.
Tüketici mahkemesince, dava konusu ürünlerin sipariş sonucu imal edilerek ayıplı teslim edildiğinden aradaki ilişkinin eser sözleşmesinden kaynaklandığı, bu durumda davanın BK’nın 470 vd. maddelerine göre çözümlenmesi gerekeceği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Asliye hukuk mahkemesi tarafından ise, davacının, mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek kişi olarak tüketici sıfatına haiz olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur.
4822 sayılı Kanun ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde kanunun amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Kanunun 3. maddesinde “mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar.
Tüketici ise, bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder,” şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukukî işlemin 4077 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için, kanunun amacı içinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut olayda davacının, 2 adet koltuk, 1 adet puf, 1 adet baza, yatak, başlık, 1 adet yatak odası takımı, 2 adet komidin, 1 adet masa, 6 adet sandalye, 1 adet tv ünitesini nakit ve peşin olarak satın aldığını, ancak ürünlerin ayıplı olduğunu tespit ettiğini, bunun üzerine firmaya 30 günlük yasal süresi içerisinde ihtarname göndermesine rağmen firmadan olumlu bir sonuç almadığını belirterek ayıplı ürün bedellerinin tahsilini talep ettiği uyuşmazlıkta, davacının 4077 sayılı Kanunda belirtilen “Tüketici” tanımına girdiği, davalının ise “satıcı” konumunda olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, 4077 sayılı Kanun kapsamındaki uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Bakırköy 1. Tüketici Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 22/10/2015 gününde oy birliği ile karar verildi.