Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2015/5915 E. 2015/6176 K. 18.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5915
KARAR NO : 2015/6176
KARAR TARİHİ : 18.06.2015

MAHKEMESİ : Sulh Hukuk Mahkemesi

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali-tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece itirazın iptaline ve kiralananın tahliyesine karar verilmesi üzerine hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 20.07.2013 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede aylık kira bedelinin 1500 TL olduğu ve her ayın 20. Günü akşamına kadar banka hesabına ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davacı tarafından başlatılan icra takibinde 2013 yılı Temmuz ayı ila Ekim ayı arasındaki 5 aylık kira alacağı 7500 TL nin işlemiş yasal faizi ile birlikte tahsili istenmiştir. Davalı ise icra takibine itirazında, kira bedelinin bir kısmını bankaya ödediğini kalanını da elden ödediğini belirtmiş, takibe itiraz dilekçesi ekinde banka ödeme dekontu sunmuş, cevap dilekçesinde ise kiraları ödediğini, davacı ödenmediğine dair yemin ederse tekrar ödeyeceğini savunmuştur. Davalı kiracı, kira parasının elden ödendiği savunmasını HMK 200. Maddesi gereğince usulüne uygun bir şekilde kanıtlamak durumundadır. Yıllık kira miktarına göre ödeme savunmasının tanıkla ispatı mümkün değildir. Ancak davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanılmış olup davalının ödeme savunmasını yemin delili ile kanıtlamasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Ayrıca davalı tarafından sunulan İş Bankası ödeme dekontu ile 20.08.2013 tarihinde kira bedeli açıklamasıyla 1500 TL ödeme yapıldığı görülmektedir. Dava dilekçesinde bu ödemenin kira alacağı ile ilgili olmadığı ileri sürülmüş ise de ödeme belgesinde açıkça kira bedeli ibaresi bulunmasına göre davacıdan bu hususta açıklama istenerek ve davalının elden ödeme savunması konusunda davacıya yemin teklif edip etmeyeceği sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Tahliyeye ilişkin hükme gelince; Harçlar Kanun’unun 17. Maddesinde tahliye davalarında bir yıllık kira bedeli üzerinden harç alınması gerektiği, 28. maddesinde ise alınması gereken harcın dörtte birinin peşin alınacağı ve kalanın ise kararın verilmesinden itibaren iki ay içerisinde ödeneceği, 32.maddesinde de yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı ve 30. maddesinde ise, muhakeme sırasında tespit olunan değerin dava dilekçesinde belirtilen değerden fazla olduğunun anlaşılması halinde yalnız o celse için muhakemeye devam olunacağı, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunamayacağı hüküm altına alınmıştır. Dava itirazın iptali ve tahliye istemine ilişkin olup nispi harca tabidir. İtirazın iptali istenen toplam alacak miktarı ve tahliye yönünden ise bir yıllık kira parası üzerinden nispi karar ve ilam harcı hesaplanması gerekir. Dava açılırken takibe konu alacak miktarı üzerinden peşin harç yatırılmış ancak sözleşmede yazılı yıllık 18.000 TL kira bedeline göre tahliye davası yönünden harç yatırılmadığı gibi harç eksikliği yargılama sırasında da ikmal edilmemiştir. Eksik harçla yargılamaya devam edilerek işin esasının incelenmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının, kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 18/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.