Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/16441 E. 2015/30722 K. 03.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/16441
KARAR NO : 2015/30722
KARAR TARİHİ : 03.11.2015

Tebliğname No : 15 – 2012/26054

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 18/10/2011
NUMARASI : 2011/35 (E) ve 2011/279 (K)
SANIKLAR : O.. A.., B.. K.., A.. N.., Ş.. H.., M.. C..
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Somut olayda; Tarsus Sigorta Müdürlüğünde işlem gören Tar-Güb İnş San. A.Ş.nin yetkilisinin yanında çalıştığını bildirdiği M.. C.., A.. N.., Ş.. H.. ve B.. K..’nin gerçekte sanık O.. A..’nın işyerinde çalışmadığı halde çalışıyormuş gibi sigortalı gösterildiğini, A.. N..’nın 08.07.2006 tarihinde, B.. K..’nin 13.07.2005 tarihinde, Ş.. H..’nın 11.07.2005 tarihinde, M.. C..’ın 22.03.2005 tarihinde O.. A.. tarafından sahte olarak sigortalı olarak gösterildiği iddia edilen olayda, sanıklar Murat, Şener, Bahri ve Aslı’nın sanık O.. A..’nın sahibi olduğu iş yerinde çalışmadıkları yönünde katılan kurum müfettişlerinin yaptıkları maddi delillerle desteklenmeyen soyut iddiaya yönelik tespit sonucu düzenlenen soruşturma raporunun dışında herhangi bir delil bulunmadığı, yine sanıklar Murat, Şener, Bahri ve Aslı’nın, sanık O.. A..’ya ait bu iş yerinde çeşitli zaman aralıklarında çalıştıklarına dair savunmalarının aksine hiç bir delilin bulunmadığı, tüm dosya kapsamına göre sanıkların atılı suçları işlediklerinin sabit olmaması nedeniyle beraatlarına dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 03.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.