Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/9660 E. 2015/6370 K. 05.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9660
KARAR NO : 2015/6370
KARAR TARİHİ : 05.05.2015

MAHKEMESİ : ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/02/2014 tarih ve 2013/228-2014/38 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı, fer’i müdahil ve ihbar olunan … vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05/05/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av…., davalı …. vekili Av. .. ve TMSF vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillinin … ….Şubesi’ne 60.000 USD hesap açtığını, banka çalışanlarının yönlendirmesi ile offshore hesabına havale edildiğini, banka yöneticileri hakkında ceza davası açıldığını ileri sürerek, anılan miktarların faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka ve feri müdahil vekili, bankaların farklı tüzel kişiliği bulunduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının talimatı ile paranın yatırıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının davalı bankanın Taksim Şubesi’nde hesap açtığı, çalışanların yönlendirmesi ile off shore hesabına havale edildiği, banka yöneticileri hakkında ceza davası açıldığı, davalının zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 60.000 USD’nın vade sonuna kadar akdi faiz, vade sonundan itibaren 3095 Sayılı Kanun’un 4/a maddesine göre hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı, feri müdahil ve ihbar olunan … vekilleri temyiz etmiştir.
1-Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararı temyiz eden … talebe konu davada ihbar olunan konumundadır. İhbar eden tarafın temsilcisi olarak davaya katılmamıştır. Karar başlığında davalı olarak gösterilmemiş, aleyhine de hüküm kurulmamıştır.
Ayrıca, ihbar olunanın dilekçesinin temyiz defterine kaydedilmediği, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır. Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK’nun 434 ncü maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir.
Bu itibarla, ihbar olunan …vekilinin hukuki yararı bulunmadığından ve yukarıda belirtilen işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesinin incelenme kabiliyeti bulunmaması nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının sorumluluğunun 818 sayılı BK’nın 41., 55. ve 6762 sayılı TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına, zamanaşımı süresinin davacının parasını off- shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren başlayacak olmasına göre, davalı ve feri müdahil vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3- 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca davalı harçtan muaf olmasına rağmen peşin harç ve başvurma harcının davalıdan tahsiline karar verilmesi, ayrıca davacı, davalı bankaya yatırdığı tutarın davalı bankanın yetkililerinin kendisini kandırması sonucu … hesabına aktarıldığını iddia ettiği ve davalı banka da bu fiili nedeniyle yatırılan tutardan sorumlu olduğuna göre, mahkemece paranın off shore bankasına havale edildiği tarihten itibaren alacağa 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince temerrüt faizi yürütülmesi gerekirken, taraflar arasındaki ilişkinin mahiyetinde yanılgıya düşülerek bu dönem için mevduat faizine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK 438/7. madde hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, ihbar olunan… vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ve feri müdahil vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ve feri müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm bölümünün 1. fıkrasında geçen “ 60.000 USD mevduat alacağının vade sonuna kadar akti faiz, vade sonnudan itibaren ise 3095 SK’nun 4/a maddesi hükmüne göre hesaplanacak faizi “ ibaresinin çıkartılarak yerine “ 60.000 USD’nın 18.11.1999 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi “ ibaresinin eklenmesine, yine hükmün 2. fıkrasının çıkartılarak yerine “ Davacı tarafından peşin ve başvuru harcı olarak yatırılan 1.991,65 TL’nin karar kesinleştiğinde isteği halinde davacıya iadesine” ibaresinin eklenmesine, ayrıca hükmün 3. fıkrasının çıkartılarak yerine “ Davacı tarafından yapılan yargılama gideri 627,75 TL’nin davalıdan tahsiline” ibaresi eklenerek kararın bu şekli davalı ve feri müdahil yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, alınmadığı anlaşılan 123,60 TL temyiz başvurma harcı ile 27,70 TL temyiz ilam harcının ihbar olunan ….’tan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 05/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.