YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14178
KARAR NO : 2015/30760
KARAR TARİHİ : 04.11.2015
Tebliğname No : 15 – 2015/303109
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 21/05/2015
NUMARASI : 2013/390 (E) ve 2015/268 (K)
SANIKLAR : N.. K.., N.. K..
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için, failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların, evlerinde bulunan 1 adet masa ile 4 adet sandalyeyi 10.000 ABD doları karşılığında katılana satma konusunda anlaştıkları, katılanın satış bedelinin 8.500 dolarlık kısmını ödediği kalan 1.500 doları da eşyaların evine tesliminde ödeyeceğini kararlaştırdıkları, ancak daha sonra sanıkların satış bedelinin 15.000 dolar olduğunu söyleyerek eşyaları göndermedikleri, satın almaktan vazgeçtiğini söyleyen katılanın ödediği 8.500 doları geri istediği, ancak buna yanaşmayan sanıkların haksız yarar sağladıkları ve dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia edilmiş ise de şikayet dilekçesi içeriği ve sanıkların soruşturma evresindeki ifadeleri ile iddianamedeki anlatıma göre; sanıklar ile davaya katılan arasında her iki tarafında kabul ettiği masa ve sandalyeleri alım-satım ilişkisinde ödenen miktar ve kararlaştırılan satış bedeli üzerinde anlaşmazlık bulunduğu, bu anlaşmazlığın hukuksal nitelikte olup atılı dolandırıcılık suçunun unsurları oluşmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle hükmün ONANMASINA, 04/11/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.