Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/9713 E. 2015/6402 K. 05.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9713
KARAR NO : 2015/6402
KARAR TARİHİ : 05.05.2015

MAHKEMESİ : ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada… Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/04/2014 tarih ve 2011/204-2014/81 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05/05/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av….. ile davalı vekili Av…. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketle yaptığı anlaşma gereğince Ekim 2006 tarihi itibariyle davalı şirketin %5 ortağı ve davalı şirketin işlettiği … Tıp Merkezi’nin işletme müdürü olarak çalışmaya başladığını, müvekkili doktor olmadığı için resmi olarak paydaş olmadığını, ortaklığının güven ilişkisi içinde sürdürüldüğünü, şirket müdürü .. .. tarafından verilen vekaletname ile şirketin ve hastanenin tüm işleyişinde rol aldığını, bu işlemler karşılığında aylık 5.000 TL olarak belirlenen ücretinin düzenli ve tam olarak ödenmediğini, yine çalıştığı dönemde temettü de alamadığını, şirkete başka bir hissedar daha alan davalı şirket yetkilisi …’nin Eylül 2009 itibariyle müvekkilinin ortaklığına son verdiğini, müvekkilinin şirkette bulunan %5 hissesi ve alacaklarına karşılık olarak davalı şirketin 150.000 TL ödemeyi kabul ettiğini, bu konuda 05.10.2009 tarihli protokol imzalandığını, ödeme yapılmayınca başlatılan icra takibine davacının haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, protokoldeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını, protokoldeki imzanın şirket yetkilisine ait olduğunun tespit edilmesi halinde dahi protokolün müvekkili şirketi bağlamayacağını, şirketteki pay devrinin TTK’nun 520. maddesindeki şartlara uygun yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, grafoloji uzmanından alınan rapor ile dava konusu protokoldeki imzanın davalı şirket yetkilisi elinden çıktığının kesinlik kazandığı, protokol- ibraname başlıklı belgenin kayıtsız ve şartsız borç ikrarı niteliğinde olduğu, davalı şirketin protokol içeriğine göre davacıya taahhüt edilen ödemeyi ifa ettiğini ispatlayamadığı, davacının anılan tıp merkezinde 2009 yılı Ağustos ayına kadar 3 yıl süreyle davalı şirket adına verilen vekalete dayalı sigortasız olarak danışmanlık hizmeti verdiği gözetilerek protokol hükümlerinin alacak-borç yönünden kesinlik kazandığı, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, alacak likit olduğundan takdiren %40 icra inkar tazminatı tutarı 60.000 TL’nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 7.684,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.