YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17248
KARAR NO : 2015/6308
KARAR TARİHİ : 04.05.2015
MAHKEMESİ : ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/07/2014 tarih ve 2013/292-2014/277 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ve davalı arasında 15.03.2011 tarihli taşıma sözleşmesi uyarınca …’da yapılacak fuarda sergilenmek üzere davalıya teslim edilen malların davalının kusuru sebebiyle süresinde ulaştırılamaması sonucu müvekkilinin fuara katılamadığını ileri sürerek, fuara katılım için yapılan harcamalar ve ürün bedelleri olan 11.112,30 TL- 3.440,00 USD ve 57.400 Euro bedelin tahsili için davalı aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı taşıyıcının fuar için taşımayı üstlendiği malların gümrük müdürlüğünde kalması nedeni ile fuara yetişememesinden doğduğu iddia edilen zararlarını ilgili mevzuat hükümleri gereğince talep edemeyeceği, ayrıca davacının sözleşme gereğince davalı taşıyıcının düzenlemiş olduğu navlun faturasını iade ederek sözleşmeyi feshettiği ve davalı taşıyıcının kasti hareketinin ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin navlun bedeline ilişkin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Davacı vekilince taleplerin yığılması şeklinde açılan davada ikinci olarak, taşımanın geç yapılması nedeniyle davacının fuara katılamadığı gerekçesiyle uğradığı kar kaybı adı altında müspet zararı istenilmiş olup, mahkemece bu talep davacının navlun ücreti ödemediği gerekçesiyle reddedilmiş ise de; mahkemenin gerekçesini dayandırdığı CMR Konvansiyonun 23. maddesinde geç yapılan taşıma nedeniyle tazminata hükmedilebilmesi için navlun ücreti ödenmesi gerektiğine ilişkin herhangi bir koşul bulunmamaktadır. Bu nedenle anılan maddenin 5. fıkrası uyarınca konusunda uzman bir bilirkişi yada bilirkişi heyetinden, taşıma ücretini geçmeyecek şekilde müspet zararın belirlenmesi amacıyla rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış ve bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin navlun bedeline ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddine, ( 2 )numaralı bentte açıklanan nedenlerle müspet zararın tazminine yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.