Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/5324 E. , 2022/2363 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/5324
Karar No : 2022/2363
TEMYİZ EDEN (TARAFLAR) :
1- DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
2- DAVALILAR : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Bakanlığı
VEKİLİ : …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, taraflarca dilekçelerde ileri sürülen nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşı olan ve Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği … Müşavirliğinde 01/03/1966 ilâ 22/02/2011 tarihleri arasında sözleşmeli personel statüsünde sekreter/daktilograf olarak görev yapan ve 22/02/2011 tarihinde yaş haddinden re’sen emekliye ayrılan davacı tarafından, tarafına iş sonu tazminatı ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile aylık net 1160,00-AVRO maaşının brüt tutarı esas alınarak, 45 yıllık hizmeti karşılığında hesaplanacak iş sonu tazminatının fiili ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığının, başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; Mahkemelerinin davanın reddi yolundaki kararının Danıştay Onikinci Dairesinin 30/12/2019 tarih ve E:2018/3042, K:2019/10910 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyulmak suretiyle; K.K.T.C. mevzuatında iş sonu tazminatı, emekli ikramiyesi veya kıdem tazminatı adı altında toptan ödeme yapılmasını zorunlu kılan bir düzenleme bulunmadığı; ancak, T.C. Lefkoşa Büyükelçiliği … Müşavirliği ile davacı arasında imzalanan ve 01/01/2010-31/12/2010 dönemini kapsayan Hizmet Sözleşmesinin 10/c maddesinde, yerel yasalara uyma zorunluluğunun bulunmadığı hallerde, iş sonu tazminatı ödenebileceği öngörüldüğünden, yaş haddi nedeniyle sözleşmesi sona eren davacıya, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların 09/02/1979 tarih ve 7/17150 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla değişik 7. maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen tutarda, iş sonu tazminatı ödenmesi gerekirken, aksi yönde tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı 01/03/1966 – 22/02/2011 tarihleri arasındaki dönemde çalıştığı sürelere karşılık iş sonu tazminatı ödenmesi isteminin kabulü ile 01/03/1966 – 22/02/2011 tarihleri arasındaki dönemde çalıştığı sürelere karşılık iş sonu tazminatının davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacının iddiası : 01/03/1966 ilâ 22/02/2011 tarihleri arasında yaklaşık 45 yıllık hizmet süresi bulunmasına karşın, temyize konu kararda maddi hata yapılarak, işe giriş tarihi olan 1966 yılı yerine 1996 rakamının yazıldığı, İdare Mahkemesi kararındaki söz konusu hatanın düzeltilerek onanması gerektiği ileri sürülmüştür.
Dışişleri Bakanlığının iddiası : Davacı hakkındaki tüm iş ve işlemler Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından yürütüldüğünden, husumetin Bakanlıklarına da yöneltilmesine imkân bulunmadığı, K.K.T.C. İş Kanunu ile davacının iş sözleşmesinde ,iş sonu tazminatı ödenmesini öngören bir hüküm olmadığı, davacı hakkında Hazine Bakanlığınca yürütülen iş ve işlemler yönünden Bakanlıklarının herhangi bir tasarrufunun bulunmadığı belirtilerek kararın bozulması istenilmiştir.
Hazine ve Maliye Bakanlığının iddiası : Konuyla ilgili görüş sorulması üzerine, Dışişleri Bakanlığınca verilen cevapta, K.K.T.C’de yürürlükte bulunan İş Kanunu’nda zorunlu hüküm yer almamakla birlikte, taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesinde hüküm bulunması halinde iş sonu tazminatı ödenebileceğinin belirtildiği; davacıyla imzalanan hizmet sözleşmesinde ise, iş sonu tazminatı ödenmesini öngören hüküm bulunmadığından, İdare Mahkemesince verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
TARAFLARIN SAVUNMALARI :
Davacının savunması : İdare Mahkemesince verilen kararla, tarafları lehine usuli müktesep hakkın doğduğu gerekçesiyle temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuştur.
Dışişleri Bakanlığının savunması : Lefkoşa Büyükelçiliği … Müşavirliğinde görevli davacı hakkındaki sözleşme yenilenmesi ve emeklilik işlemlerinin Hazine Bakanlığı tarafından yürütüldüğü, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığınca yürütülen iş ve işlemler hakkında Bakanlıklarına husumet yöneltilemeyeceği, davacının iş sözleşmesi ile K.K.T.C. İş Kanunu’nda iş sonu tazminatı ödenmesine ilişkin hüküm bulunmadığı belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
Diğer davalı Hazine ve Maliye Bakanlığınca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: İdare Mahkemesince temyize konu kararda yer alan maddi hata İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… şerhle düzeltildiğinden, davacının temyiz istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına; davalı idarelerin temyiz istemlerinin ise, reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava, davacının temyiz istemi yönünden incelendiğinde;
Uyuşmazlıkta, davacının Lefkoşa Büyükelçiliği … Müşavirliğinde 01/03/1966 ilâ 22/02/2011 tarihleri arasında sözleşmeli personel statüsünde sekreter/daktilograf olarak görev yaptığı; İdare Mahkemesince verilen temyize konu kararın hüküm fıkrasında, davacının göreve başladığı tarihin sehven 01/03/1996 olarak yazıldığı; davacı tarafından, 06/11/2021 tarihinde verilen dilekçede, söz konusu maddi hatanın düzeltilmesi istenildikten sonra, kararın düzeltilerek onanması istemiyle 01/06/2021 tarihinde temyiz edildiği; diğer taraftan, … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… sayılı düzeltme şerhi ile söz konusu maddi hatanın, temyize konu karara; “01/03/1966-22/02/2011 tarihleri arası” ibaresi eklenmek suretiyle giderildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, söz konusu maddi hata İdare Mahkemesince verilen düzeltme şerhi ile giderildiğinden, davacının temyiz istemi hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.
Davalı idarelerin temyiz istemlerine gelince;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, davalı idarelerce dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,
3. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin iptali ile 01/03/1966 – 22/02/2011 tarihleri arasındaki dönemde çalıştığı sürelere karşılık iş sonu tazminatı ödenmesi isteminin kabulü, 01/03/1966 – 22/02/2011 tarihleri arasındaki dönemde çalıştığı sürelere karşılık iş sonu tazminatının davacıya ödenmesi yolundaki … İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 21/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.