YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/23145
KARAR NO : 2015/16083
KARAR TARİHİ : 21.10.2015
Tebliğname no : 12 – 2014/385260
Mahkemesi : Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesi
Tarihi : 12/12/2013
Numarası : 2013/389 – 2013/638
Suç : Taksirle yaralama
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A) Sanığın, şikayetçi N.. K..’ya yönelik eylemi neticesi kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinin (f) bendinde yer alan ”failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı” gerekçelerine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
İsabetsiz olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; sanığa verilen temel cezanın belirlenmesinde gösterilen diğer gerekçeler yasal ve yeterli olduğundan, hüküm fıkrasının temel cezanın belirlenmesine ilişkin ilk bendindeki ”suç kastının yoğunluğu” ibarelerinin çıkartılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B)Sanığın, mağdurlar K.. Y.. ve L.. Y..’a yönelik eylemi neticesi kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelemesine gelince
Oluşa ve dosya kapsamına göre; gece vakti, yönetimindeki araç ile, yaklaşık 1,5 saat sonraki ölçüme göre 2,68 promil alkollü halde seyir halindeyken, ileride yaklaştığı kavşakta yolu kontrol etmek üzere duraklayan araca arkadan çarparak iki kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmasına sebebiyet veren sanığın, eyleminde bilinçli taksir koşullarının oluştuğu ancak, 19.12.2006 gün ve 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 89/5. maddesi hükmü nedeniyle, aynı Kanunun 89/1. maddesi kapsamında kalacak şekilde yaralanan mağdurların şikayetten vazgeçmelerinin, bilinçli taksir halinde dahi geçerli bulunduğu, mağdurların 12.12.2013 tarihli sanığın da hazır olduğu son duruşmada şikayetlerinden vazgeçtiklerini açıkça beyan ettikleri, sanığın vazgeçmeye açıkça karşı çıkmamak suretiyle zımni olarak kabul ettiğinin anlaşılması karşısında; bu mağdurlara yönelik eylemi nedeniyle açılan davanın düşmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan sanık hakkında mağdurlar Leyla ve Kadir’in yaralanmaları ile ilgili açılan kamu davasının, TCK’nın 89/5, 73/4 ve CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE, 21.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.