YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/13387
KARAR NO : 2015/16116
KARAR TARİHİ : 22.10.2015
Tebliğname No : 12 – 2014/41036
Mahkemesi : Kumluca 2. Asliye Ceza Mahkemesi
Karar tarihi : 19/11/2013
Numarası : 2013/110 – 2013/123
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
2863 sayılı Kanunun 7. maddesinde 6498 sayılı Kanun ile getirilen değişikliğin amacının, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ya da sit alanı olarak tescil kararlarının, ilgililerince öğrenilmesini sağlamak olduğu, başka bir deyişle, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları yönünden tebliğ; sit alanları yönünden Resmi Gazete’de yayım ve internet üzerinden duyuru kurallarının, kişilerin, sahip oldukları taşınmazların durumunu bilmelerini ve ona göre hareket etmelerini sağlama amacı taşıdığı, belirtilen kuralların, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde düzenlenen suçun oluşumu için şekil şartı niteliği bulunmayıp, aksi yöndeki kabulün, 6498 sayılı Kanunun amacına da ters düşeceği;
Diğer yandan, 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 7. maddesinde öngörülen “maliklere tebliğ” usulünün, bölge bazındaki tescil işlemlerinde değil, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarının tescili söz konusu olduğunda uygulanacağı, başka bir deyişle, bir bölgenin sit alanı olarak belirlenip tescil edilmesi halinde, o bölgede yaşayan tüm vatandaşlara tebligat yapılmak suretiyle tescil kararının duyurulması şeklinde bir yöntem izlenmeyeceği, karar Resmi Gazete’de yayımlanıp Bakanlığın internet sayfasında bir ay süre ile duyurularak, bölge halkının sit tescilinden haberdar olmasının sağlanacağı;
Sözü edilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından ise, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, şerhin yanı sıra tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği;
Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; sanıkların, Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 27/03/1990 tarih ve 711 sayılı kararı ile tescil edilip, aynı Kurul’un 16/06/2000 tarih ve 4666 sayılı kararı ile sınırları yeniden düzenlenen Olympos Antik Kenti 2. derece arkeolojik sit alanı içerisinde yer alan tapulu taşınmaz üzerine izinsiz yapı inşa ettiklerinin iddia olunduğu, dosya kapsamında mevcut ilan tutanağına göre, 16/06/2000 tarih ve 4666 sayılı kurul kararı İ.. M..nce mahallinde ilan edildiği gibi, sanıklar N.. K.., N.. K.., H.. A.. ve R.. K..’ın aynı tür suçtan daha önce yargılanmış olduklarının, adli sicil kayıtlarının incelenmesinden anlaşıldığı, dolayısıyla, bölgenin niteliğinin sanıklar tarafından bilindiğini kabulde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla;
İnşaat mühendisi bilirkişi refakate alınmak suretiyle olay yerinde yeniden keşif yapılarak, 09/09/2011 tarihli müze uzman raporu ile 24/10/2011 tarihli görgü tespit tutanağında sözü edilen imalatların yerinde tek tek belirlenmesi, niteliklerinin ve kullanılan malzemelerin cinsi, yıpranma durumu, renk solmaları gibi teknik veriler ile dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle yapılış zamanlarının tespit edilmesi, ayrıca, sanık Nihat’ın daha önce yargılandığını söylediği, adli sicil kaydında da görülen Elmalı Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2004/107 – 211 sayılı dosyası getirtilerek, yargılama konusu eylemin saptanması, suçun unsurları bütünüyle ortaya konulduktan sonra sanıkların aşamalardaki savunmaları birlikte göz önünde bulundurulup, varsa çelişkiler giderilerek, suç oluşturan eylem/lerin kim/ler tarafından gerçekleştirildiği her türlü şüpheden uzak biçimde belirlenmek suretiyle hüküm tesisi gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ve 6498 sayılı Kanun değişikliğine yönelik hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince beraate ilişkin hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 22/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.