YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16078
KARAR NO : 2015/10884
KARAR TARİHİ : 11.06.2015
MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/10/2013
NUMARASI : 2012/294-2013/371
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan sözleşme ile elektrik aboneleri olan davalı şirketin yapılan kontroller sırasında kaçak elektrik enerjisi tükettiği belirlenip tutanak düzenlendiğini,kaçak tüketim bedelinin ödenmemesi nedeni ile davalı hakkında icra takibi başlattıklarını,davalının haksız itirazI üzerine icra takibinin durdurulduğunu beyanla itirazın iptaline ve inkar tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili;Davalı şirkete ait iş yerinde kaçak elektrik enerjisi tüketilmediğini belirtip, davanın reddi ile kötü niyet tazminatının davacıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Yerel mahkemece yapılan yargılama neticesinde ; davalı tarafından yapılan tüketimin sayaçlar üzerinden geçirilerek kayıt altına alındığı,sayaçların ölçüm bölümü mühürlerinin sağlam olduğu,sayaçların eksik ya da hatalı kayıt yapmalarına neden olacak şekilde müdahalede bulunulmadığı,bu hali ile davalı tarafından yapılan tüketimin kaçak elektrik enerjisi kullanımı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmolunmuş; sözkonusu karar davacı vekilince temyiz edilmiştir .
Dava İİK’nun 67.maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.
Davacı şirket ile davalı şirket arasında imzalanan 09.03.2011 tarihli sözleşme uyarınca davalıya ait T… C… B…Bulvarı No:… S…/A… adresinde yer alan iş yerinde elektrik enerjisi kullanımı ile ilgili abonelik ilişkisi kurulmuştur.Davalının elektrik enerjisi tüketim bedelini ödemediği iddiası ile 26.10.2011 tarih ve 82780 numaralı tutanak ile davalının elektrik tüketimi yapması yasaklanmıştır.Aynı iş yerinde yapılan 13.03.2012 tarihli kontrol sırasında davalının daha önce tüketimine son verilen elektrik enerjsini şalteri açarak kullanmaya devam ettiği tespit edilmiştir.Aynı tutanakta elektrik enerjisi tüketimini kayıt altına alan sayacın sağlam olduğu,ölçü bölümü mühürlerinin yerinde olduğu ve tüketilen enerjinin bu sayaçtan geçirilerek kullanıldığı tespit edilmiştir.
4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa dayanılarak hazırlanan ve 25 Eylül 2002 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak 01.03.2003 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Tarifeleri Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 13. maddesi hükmünde, gerçek veya tüzel kişiler tarafından, yasal şekilde tesis edilmiş sayaçtan geçirilmeden mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilmiş,yine 13. madde b bendinde ; Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, yükümlülüklerini yerine getirmeden dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin izni dışında açması, kaçak elektrik tüketimi olarak açıkça belirtilmiş ; 15. madde hükmünde de, kaçak ve usulsüz elektrik enerjisi kullanımına ilişkin tespit, süre, tüketim miktarı hesaplama, tahakkuk, ödeme yöntemleri ile diğer usul ve esasların dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından belirlenerek Kuruma sunulacağı ve kurul onayı ile uygulamaya konulacağı açıklanmıştır.
Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından, 1 Ocak 2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından uygulanacak “Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Kullanılması Durumunda Yapılacak İşlemlere İlişkin Usul ve Esaslar” hakkında 622 sayılı karar alınmıştır.
Somut olaya gelince, davalı görevlileri tarafından düzenlenen 13.03.2012 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağı ile, “abonenin elektriği sistemde kesik ancak abone kurum bilgisi dışında kesik olan elektriği borcunu ödemeden açıp kullandığı” tespit edilmiş olup, bu bağlamda davacının Elektrik Piyasasaı Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği 13/a -b kapsamında davacı bu tutanağa dayanarak, kaçak tahakkuku yaptığı anlaşılmıştır.
Mahkemece bilgisine başvurulan bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, 2. tutanakla ilgili işlemlerin incelenmesinde sayaçla oynanmadığı, kesilen elektriğin mühür kırılarak açıldığı için usulsüz kullanıldığı bu durumun Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin 14/c maddesinde tanımlanan usulsüz elektrik kullanımı olduğu belirtilerek hesaplama yapılmış, 2. tutanak ise kaçak elektrik kullanımı olarak değerlendirilerek hesaplama yapılmıştır.
Davacıların dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun şekilde kestiği elektrik enerjisini, yükümlülüklerini yerine getirmeden dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin izni dışında açması kaçak elektrik enerjisi tüketimi olduğu ve Elektrik Tarifeleri Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 13./a-b maddesi hükmüne göre kaçak elektrik tüketimi hesaplaması yapılması gerektiği kuşkusuzdur.
Yargılama sürecinde yerel mahkemece alınan 25.03.2013 günlü bilirkişi raporunda ; davalı adına kayıtlı abonelikte ,kaçak elektrik kullanıldığı , kaçak elektrik bedelinin davacı TEDAŞ tarafından yönetmelik hükümlerine göre doğru olarak hesaplanmış olup toplam asıl alacak bedelinin 5.555,60 TL olduğu belirtilmiştir.
Bu nedenle; taraflar arasında abonelik sözleşmesinin tetkikiyle gecikme zammına ilişkin sözkonusu sözleşmede hüküm bulunup bulunmadığının tespiti ,gecikme zammına ilişkin hüküm bulunması halinde 25.03.2013 günlü bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm tesisi, gecikme zammına ilişkin sözleşmede hüküm yoksa, yasal faiz üzerinden hesaplama yapılması gerektiği belirtilerek bilirkişiden ek rapor alınması ve sonucu dairesinde hüküm tesisi gerekirken; davalı tarafından yapılan tüketimin sayaçdan geçirilerek kayıt altına alındığı,sayacın ölçüm bölümü mühürlerinin sağlam olduğu,sayacın eksik ya da hatalı kayıt yapmasına neden olacak şekilde müdahalede bulunulmadığı, bu hali ile davalı tarafından yapılan tüketimin kaçak elektrik enerjisi kullanımı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.