Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/7072 E. , 2022/2296 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/7072
Karar No : 2022/2296
DAVACI : … Derneği
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. …
DAVANIN_KONUSU : 09/10/2013 tarih ve 28790 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Tıbbi Laboratuvarlar Yönetmeliği’nin 5. maddesinin 2. fıkrasının, 9. maddesinin, 13. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin (1), (2), (3), (4) sayılı alt bentlerinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI : Dava konusu Yönetmelikte, immünoloji ana bilim dalı ve laboratuvarlarından bahsedilmeyerek yönetmelik bazında yasal statünün ortadan kaldırıldığı, ülkemizde 2000 yılına kadar mikrobiyoloji ana bilim dalı içerisinde bir yan dal olarak işlevini sürdüren immünoloji bilim dalının, tıbbi gelişim ve gereklilikler dikkate alınarak tıp fakültelerinde ana bilim dalı olarak yer almasına karar verildiği, immünoloji laboratuvarlarının, hematoloji veya metabolizma laboratuvarları gibi bir bilim dalına özgü laboratuvarlar içinde yer alması gerektiği, dava konusu Yönetmelik’te bu tip laboratuvarların ayrıca tanımlanmamış olmasının, ülkemiz ekonomisi ve hasta sağlığı açısından ciddi sorunlara yol açmasının muhtemel olduğu, laboratuvarların işleyişinin bu konularda eğitim almamış ve yeterli deneyime sahip olmayan kişilerce yürütüleceği, dava konusu Yönetmeliğin hazırlanmasında görev alan komisyon ve üyelerinin özelleşmiş tıbbi alanlar konusunda eksik/yanlış bilgiye sahip oldukları, komisyon üyeleri arasında immünoloji uzmanı bulunmadığı gibi, yapılan çalışmalara Türk İmmünoloji Derneği yetkililerinin, üyelerinin temsilen çağrılmadığı ve görüşlerinin istenilmediği, laboratuvar testlerinin, sadece tıbbi teknisyenler tarafından laboratuvar cihazlarına hastalara ait örneklerin yüklenerek cihaz yazıcılarından ve elektronik ara yüzlerden veri alınmasından ibaret olmadığı, test sonuçlarının değerlendirilmesi, bu test sonuçlarına rapor yazılması ve daha ileri tetkiklere karar verilmesi hususunun ilgili tıp alanının uzmanlarınca yapılması gerektiği, testin doğruluğunun ve güvenirliğinin, klinik immünolojiye uzak bir mikrobiyoloji veya biyokimya uzmanı tarafından denetlenmesinin mümkün olmadığı, bu durumun hasta sağlığı ve hekimler açısından sakıncalı olduğu, immünoloji laboratuvarlarında bilgi ve deneyime dayalı yapılan birçok testin (karma lenfosit kültürü, blastik transformasyon, kök hücre sayımı, immün çaprazlama testleri, viabilite vb. testler) biyokimya ya da mikrobiyoloji laboratuvarlarında yapılmasının hem teknik bilgi hem de altyapı farklılığı nedeni ile mümkün olmadığı, immünoloji laboratuvarlarının sadece kliniğe hizmet vermenin dışında diğer ana bilim dallarına bilimsel araştırmalar konusunda destek verdiği, hem Avrupa hem de ABD’de immünolojinin ayrı bir laboratuvar birimi olarak değerlendirildiği, ülkemizde ise, klinik laboratuvarların 3 disiplin altında toplanmasının güncel durumla bağdaşmadığı, ayrı bir ana bilim dalının temel çalışma alanı olan laboratuvarların bir başka laboratuvara bağlı olarak çalışması sonucunu doğuran dava konusu düzenlemenin immünoloji laboratuvarlarını işlevsiz hale getirdiği ileri sürülmektedir.
DAVALININ_SAVUNMASI : 992 sayılı Seriri Taharriyat ve Tahlilat Yapılan ve Masli Teamüller Aranılan Umuma Mahsus Bakteriyoloji ve Kimya Laboratuvarları Kanunu’nun 7. maddesinde “Serirî (…) tahlilât yapılan maslî teamüller aranılan umuma mahsus bakteriyoloji ve kimya lâboratuvarlarının krokisi, muhtevi olacakları alât ve echize ve bunların sureti muhafazaları ve muktazi defterlerle ne suretle tutulacakları ve vaserman yapılan lâboratuvarların tabi olacakları ahkâmı mahsusa ve bu teamülün hangi usul ile icra olunacağı Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekâletince bir talimatname ile tesbit olunur.” hükmüne yer verildiği, anılan hükümle ruhsatlandırılacak tıbbi laboratuvarların açıkça belirlendiği, mezkûr kanun hükmüne uygun olarak dava konusu düzenlemenin yapıldığı, bu düzenlemenin immünoloji ve alerji hastalıkları yan dal uzmanlarının laboratuvar kurmasını veya tıbbi laboratuvarlarda çalışmasını engellemediği, Yönetmeliğin 9. maddesi ile laboratuvar türlerinin kapsamına yönelik kesin bir sınırlama getirildiği, tıbbi gelişmelere bağlı olarak ortaya çıkan ihtiyaçlar üzerine çok çeşitli laboratuvar dallarının oluştuğu, ülkede faaliyet gösteren her türlü laboratuvarı kapsamına alan bir mevzuat hazırlamanın mümkün olmadığı, bu sebeple hastalıkların tanı ve tedavisine doğrudan katkısı bulunan, en yaygın şekilde kurulan ve kullanılan laboratuvarlardan olan tıbbi mikrobiyoloji, tıbbi biyokimya ve tıbbi patoloji laboratuvarlarını kapsayan bir yönetmelik hazırlandığı, diğer laboratuvar dallarının yok sayılması veya faaliyet alanlarının tanınmaması, kısıtlanması gibi bir maksadın söz konusu olmadığı, temel immünoloji yan dal uzmanlığının ilk kez 1961 yılında Tıpta Uzmanlık Tüzüğü’nde, sadece tıbbi mikrobiyoloji ana dal uzmanlığının bir yan dalı olarak öngörüldüğü ve halen yürürlükte olan mevzuata göre de temel immünolojinin yan dal uzmanlığı olduğu savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, 9.10.2013 tarih ve 28790 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Tıbbi Laboratuvarlar Yönetmeliğinin 5’inci maddesinin 2’nci fıkrasının, 9’uncu maddesinin, 13’üncü maddesinin 2’nci fıkrasının (b) bendinin 1, 2, 3 ve 4’üncü alt bentlerinin iptali istemiyle açılmıştır.
T.C. Anayasasının 56’ncı maddesinin 1’inci fıkrasında, herkesin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu; 3’üncü fıkrasında, Devletin, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenleyeceği; 4’üncü fıkrasında da, Devletin, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getireceği, 124’üncü maddesinde, bakanlıkların kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelik çıkarabilecekleri hükme bağlanmıştır.
3359 sayılı Kanunun 3’üncü maddesinde; Sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak planlanıp, koordine edileceği, koruyucu sağlık hizmetlerine öncelik verilmek suretiyle kamu ve özel bütün sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinde kaynak israfına yol açmaksızın gerektiğinde hizmet satın alınarak kaliteli hizmetin ve verimliliğin esas alınacağı, kurum ve kuruluşların bütün sağlık hizmetlerinin bakanlıkca denetleneceği, özel sağlık kuruluşlarının her türlü ücret tarifesinin Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca onaylanacağı, sağlık kurum ve kuruluşlarının, kişilerin hekim ve sağlık kuruluşunu seçme hakkı kısıtlanmaksızın sağlık hizmet zinciri oluşturulacak şekilde düzenleneceği, sağlık kurum ve kuruluşlarının, coğrafik ve fonksiyonel hizmet alanları, verecekleri hizmetler, yönetim, hizmet ilişki ve bağlantıları gibi konularda tesbit edilen esaslara uymak ve verilen görevleri yapmakla yükümlü oldukları belirtilmiş, anılan Kanunun 9’uncu maddesinin 1’inci fıkrasının (c) bendinde ise; bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarının belirlenmesinin, sağlık kurum ve kuruluşlarının sınıflandırılmasının ve sınıflarının değiştirilmesinin, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarının, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasının, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır.
Öte yandan; 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 40’ıncı maddesinde, “Bakanlık ve bağlı kuruluşlar görev, yetki ve sorumluluk alanına giren ve önceden kanunla düzenlenmiş konularda idarî düzenlemeler yapabilir.” hükmü yer almaktadır.
992 sayılı Kanunun, 1’inci maddesinde, umuma mahsus bakteriyoloji ve kimya laboratuvarlarının, yapılacak tahlilat ve araştırmanın cinsine göre ihtisas vesikasına sahip ve Türkiye’de icrayı sanata mezun tabipler tarafından Sağlık Bakanlığının izniyle açılacağı düzenlenmiştir. Kanunun 7’nci maddesinde ise, laboratuarların fiziki yapısı, asgari alet ve teçhizatı ile tabi olacakları diğer genel düzenlemelerin Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak bir talimatname (yönetmelik) ile düzenleneceği öngörülmüştür.
Dava konusu Tıbbi Laboratuvarlar Yönetmeliği; 19/3/1927 tarihli ve 992 sayılı Seriri Taharriyat ve Tahlilat Yapılan ve Masli Teamüller Aranılan Umuma Mahsus Bakteriyoloji ve Kimya Laboratuvarları Kanununun 7’nci maddesi, 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun 3’üncü maddesi ile 9’uncu maddesinin 1’inci fıkrasının (c) bendi ve 11/10/2011 tarihli ve 663 sayılı Sağlık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 40’ıncı maddesine dayanılarak, tıbbi laboratuvarların planlanması, ruhsatlandırılması, açılması, faaliyetlerinin düzenlenmesi, sınıflandırılması, izlenmesi, denetlenmesi ve faaliyetlerine son verilmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemek, kaliteli ve verimli hizmet sunmalarını sağlamak amacıyla hazırlanmış, 9.10.2013 tarihli ve 28790 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
İdareler, normlar hiyerarşisine aykırı olmayacak şekilde, hizmette etkinliğinin sağlanması için gerekli önlemleri alma, bu kapsamda düzenleyici işlemler yapma yetkisine sahip oldukları gibi kamu hizmetlerinin hangi koşullar altında ve nasıl yürütüleceğini önceden saptamak her zaman mümkün olmadığı için, gelişen durumlara ayak uydurmak ve ortaya çıkan ihtiyaçları karşılayabilmek amacıyla düzenleyici işlemler üzerinde gerekli değişiklikleri yapma hususunda da takdir yetkisine sahip olup; yasa koyucu tarafından idareye tanınan bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılması gerekmektedir. İptali istenilen düzenlemelerin bu çerçevede incelenmesinde;
Yönetmeliğin “Komisyonun teşkili” başlıklı 5’inci maddesinin 2’nci fıkrasında, “Komisyon, Genel Müdür veya en az daire başkanı düzeyinde bir yetkili başkanlığında toplanır. Komisyon üyeleri Genel Müdürün teklifi ile Bakan tarafından görevlendirilir. Komisyon, 992 sayılı Seriri Taharriyat ve Tahlilat Yapılan ve Masli Teamüller Aranılan Umuma Mahsus Bakteriyoloji ve Kimya Laboratuvarları Kanununa göre tıbbi laboratuvar açma yetkisi bulunan uzmanlık dallarından ve en az doçent/eğitim görevlisi olan asgari birer temsilci olmak üzere, toplam yedi üyeden oluşur.” hükmü yer almaktadır.
Davacı Dernek tarafından, bahse konu Komisyonda, üniversite ve araştırma hastanelerini temsilen İmmünoloji Uzmanına yer verilmemesinin eksiklik olduğu iddia edilmiş ise de; Yönetmeliğin “Komisyonun çalışma usul ve esasları” başlıklı 7’nci maddesinin 4’üncü fıkrasında, başkan tarafından gerekli görülmesi halinde yurt içinden veya yurt dışından uzmanların toplantıya davet edilebileceği, 5’inci fıkrasında ise, alt komisyonlar veya çalışma gruplarının kurulabileceği düzenlenmiştir.
1219 sayılı Kanunun EK–1’inde Tıpta Uzmanlık Ana Dalları ve Eğitim Sürelerine Dair Çizelge yer almaktadır. Çizelgede tıbbi laboratuvar eğitimi verilen ihtisas dallarının “Tıbbi Biyokimya” , “Tıbbi Mikrobiyoloji” ve “Tıbbi Pataloji” olarak belirlendiği, bu çizelgede yer almayan İmmünolojinin; EK–3’teki Tıpta Uzmanlık Yan Dalları, Bağlı Ana Dalları ve Eğitim Sürelerine Dair Çizelge içinde İç Hastalıkları, Göğüs Hastalıkları ile Deri ve Zührevi Hastalıkları ana dalı kapsamında yan dal olarak gösterildiği, immünoloji uzmanlığının dahiliye, cildiye veya göğüs hastalıkları uzmanlığı üstüne yapılan yan dal uzmanlığı niteliğinde olduğundan ve tıbbi laboratuvar ihtisas eğitimi verilen ana dallar içinde bulunmadığından iptali istenilen hükmün bu yasal düzenlemeye uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Dava konusu Yönetmeliğin 9’uncu maddesinin iptali istemine gelince; söz konusu maddede, “Bu Yönetmelik kapsamında Bakanlıkça, tıbbi biyokimya, tıbbi mikrobiyoloji ve tıbbi patoloji laboratuvarları ruhsatlandırılır.” hükmü yer almaktadır. Düzenlemeye dayanak olarak alınan 992 sayılı Kanunun 7’nci maddesinde ise; umuma mahsus patoloji, bakteriyoloji ve kimya laboratuvarlarına ilişkin fiziki şartların, asgari tıbbi donanımın ve genel işleyişin yönetmelik ile düzenleneceği öngörülmüştür. Bu bağlamda dava konusu düzenleme ile ruhsatlandırılacak laboratuvarların patoloji, tıbbi mikrobiyoloji ve tıbbi biyokimya olarak belirlenmesinde üst norma aykırılık bulunmamaktadır.
Son olarak, Yönetmeliğin 13’üncü maddesinin 2’nci fıkrasının (b) bendinin 1, 2, 3 ve 4’üncü alt bentlerinin iptali isteminde de;
Dava konusu Yönetmeliğin 4’üncü maddesinin 1’inci fıkrasının (r) bendinde, “tıbbi laboratuvar” kavramı, “İnsanlarda, sağlığın değerlendirilmesi, hastalıkların önlenmesi, tanısı, takibi, tedavinin izlenmesi ve prognoz öngörüsü amacı ile insana ait biyolojik numunelerin veya dolaylı olarak ilişkili olduğu numunelerin incelendiği, sonuçların raporlandığı, gerektiğinde yorumlandığı ve ileri incelemeler için önerileri de içeren hizmetlerin sunulduğu laboratuvarlar.” şeklinde tanımlanmıştır.
Anılan Yönetmeliğin “Tıbbi laboratuvarların fiziki şartları” başlıklı 13’üncü maddesinde, “……(2) Tıbbi laboratuvarlar, sınıflarına uygun aşağıdaki fiziki şartları yerine getirecek şekilde yapılandırılır:
a) Basit hizmet laboratuvarında, teknik alan en az 10 metrekare büyüklüğünde olmalıdır. Tıbbi laboratuvar destek ve ofis alanları toplamı 10 metrekareden küçük olamaz.
b) Eğitim ve kapsamlı hizmet laboratuvarında, tıbbi laboratuvar teknik alanı, her bir laboratuvar dalının ayrı konumlanması durumunda her biri için en az 30 metrekare, tıbbi laboratuvar destek ve ofis alanları toplamı ise en az 20 metrekare; merkezi laboratuvarda, tıbbi laboratuvar teknik alanı en az 40 metrekare, tıbbi laboratuvar destek ve ofis alanları toplamı ise 30 metrekare büyüklüğünde olmalıdır. Eğitim veya kapsamlı hizmet laboratuvarları teknik alanlarının toplamının 100 metrekareyi aşması durumunda, bu alanın en az % 30’u kadar tıbbi laboratuvar destek ve ofis alanları tahsis edilir.
1) Tıbbi mikrobiyoloji laboratuvarları besiyerini kendisi yapması durumunda ayrıca besiyeri hazırlama odası bulundurur.
2) Tıbbi biyokimya ve tıbbi mikrobiyoloji laboratuvarlarında idrar ve gaita testleri ayrı bir oda/alanda çalışılır veya aynı teknik alan içerisinde ve havalandırması olan en az 7,5 metrekare ayrı bir oda/alanda veya çeker ocak ortamında çalışılabilir.
3) Tıbbi patoloji laboratuvar teknik alanı; boyama/özel işlem odası/alanı, doktor mikroskopi inceleme odası/alanı, arşivleme odası ve kimyasal buhar veya gazlar için özel olarak havalandırma sistemi bulunan makroskopi odasından oluşur.
4) Tıbbi laboratuvarda özel ve ileri teknik gerektiren testler için gerektiğinde uygun alan ayrılır……..” hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen hükümlerin değerlendirilmesinden; insanların hayatını bedenen, ruhen ve sosyal bakımdan tam iyilik hali içinde sürdürmesini sağlamak için fert ve toplum sağlığını korumak ve bu amaçla ülkeyi kapsayan plan ve programlar yapmak, uygulamak ve uygulatmak, her türlü tedbiri almak, gerekli teşkilatı kurmak ve kurdurmakla yükümlü davalı idare tarafından, tıbbi gelişmelere bağlı olarak ülkede faaliyet gösteren çok çeşitli laboratuvarlar arasından hastalıkların tanı ve tedavisine doğrudan katkısı bulunan en yaygın laboratuvarlar olan tıbbi mikrobiyoloji, tıbbi biyokimya ve tıbbi patoloji laboratuvarlarını kapsayan bir yönetmelik hazırlanmasında; bu bağlamda, tıbbi laboratuvarların standartlarının, çalışma esaslarının, fiziki şartlarının ve burada çalışacak personelin niteliklerinin belirlenmesinde; kaliteli, verimli ve düzenli hizmet sunumunun sağlanmasının amaçlandığı anlaşılmakla, gerek 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri gerekse 3359 sayılı Kanun hükümlerinin, tıbbi alandaki ihtiyaçlar ve teknolojik gelişmeler nedeniyle sürekli gelişen ve değişen bir kamu hizmeti alanı olan sağlık hizmetine dair idari politikaların daha etkin bir şekilde uygulanabilmesi için idareye tanınan yetkiye dayanılarak uygulamaya konulan dava konusu düzenlemede kamu yararı, hizmet gerekleri ve üst hukuk normuna aykırılık bulunmamaktadır.
Kaldı ki; 9.10.2013 tarih ve 28790 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Tıbbi Laboratuvarlar Yönetmeliğinin 5’inci maddesinin 2’nci fıkrası ile 9’uncu maddesinin iptali istemiyle açılan dava Danıştay Onbeşinci Dairesinin 18/10/2016 gün ve 2016/4983 sayılı kararıyla reddedilmiş, söz konusu karar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/03/2019 gün ve 2019/1290 sayılı kararı ile onanmak suretiyle; aynı Yönetmeliğin 13’üncü maddesinin 2’nci fıkrasının iptali istemiyle açılan dava da verilen redde dair Danıştay Onbeşinci Dairesinin 23.1.2018 gün ve 2018/354 sayılı kararı ise temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Ayrıca; davacı Dernek tarafından ileri sürülen diğer iddialarda da yasal isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle davanın reddi yönünde karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince; önceden belirlenen ve taraflara bildirilen 21/04/2022 tarihinde, davacıyı temsilen Av. …’ün geldiği, davalı idareyi temsilen gelen olmadığı, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle açık duruşmaya başlandı. Duruşmaya katılan tarafa usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra duruşmada hazır bulunan tarafa son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Davanın ehliyet yönünden reddi yolunda verilen Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 05/06/2014 tarih ve E:2013/14063, K:2014/4811 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 18/02/2016 tarih ve E:2014/4392, K:2016/335 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
09/10/2013 tarih ve 28790 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Tıbbi Laboratuvarlar Yönetmeliği’nin 5. maddesinin 2. fıkrasının, 9. maddesinin, 13. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin (1), (2), (3), (4) sayılı alt bentlerinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 56. maddesinin 1. fıkrasında, herkesin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu; 3. fıkrasında, Devletin, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenleyeceği; 4. fıkrasında da, Devletin, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getireceği, 124. maddesinde, bakanlıkların kendi görev alanlarını ilgilendiren konularda yönetmelik çıkarabilecekleri hükme bağlanmıştır.
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun 3. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak plânlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği; (c) bendinde, bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu, sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinin bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği; (e) bendinde, tesis edilecek eğitim, denetim, değerlendirme ve oto kontrol sistemi ile sağlık kuruluşlarının tespit edilen standart ve esaslar içinde hizmet vermesinin sağlanacağı; (i) bendinde, sağlık hizmetlerinin yurt çapında istenilen seviyeye ulaştırılması amacıyla; bakanlıklar seviyesinden en uçtaki hizmet birimine kadar kamu ve özel sağlık kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları arasında koordinasyon ve işbirliği yapılacağı, sağlık kurum ve kuruluşlarının coğrafik ve fonksiyonel hizmet alanlarının, verecekleri hizmetler, yönetim, hizmet ilişki ve bağlantıları gibi konularda tespit edilen esaslara uymak ve verilen görevleri yapmakla yükümlü oldukları belirtilmiştir.
Anılan Kanun’un 9. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde ise; bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarının belirlenmesinin, sağlık kurum ve kuruluşlarının sınıflandırılmasının ve sınıflarının değiştirilmesinin, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarının, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasının, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır.
19/03/1927 tarihli ve 992 sayılı Seriri Taharriyat ve Tahlilat Yapılan ve Masli Teamüller Aranılan Umuma Mahsus Bakteriyoloji ve Kimya Laboratuvarları Kanunu’nun 1. maddesinde, umuma mahsus bakteriyoloji ve kimya laboratuvarlarının, yapılacak tahlilat ve araştırmanın cinsine göre ihtisas vesikasına sahip ve Türkiye’de icrayı sanata mezun tabipler tarafından Sağlık Bakanlığının izniyle açılacağı düzenlenmiş; 7. maddesinde de, laboratuvarların fiziki yapısı, asgari alet ve teçhizatı ile tabi olacakları diğer genel işleyişin yönetmelik ile düzenleneceği öngörülmüştür.
11/10/2011 tarihli ve 663 sayılı -Yönetmeliğin yayımlandığı tarihteki adıyla- Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin -09/07/2018 tarihli mükerrer Resmî Gazete’de yayımlanan 703 sayılı KHK ile mülga- 40. maddesinde ise; Bakanlık ve bağlı kuruluşların görev, yetki ve sorumluluk alanına giren ve önceden kanunla düzenlenmiş konularda idari düzenlemeler yapabileceği kuralına yer verilmiştir.
Anılan Kanun hükümlerine dayanılarak, tıbbi laboratuvarların planlanması, ruhsatlandırılması, açılması, faaliyetlerinin düzenlenmesi, sınıflandırılması, izlenmesi, denetlenmesi ve faaliyetlerine son verilmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemek, kaliteli ve verimli hizmet sunmalarını sağlamak amacıyla hazırlanan Tıbbi Laboratuvarlar Yönetmeliği 09/10/2013 tarihli ve 28790 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Yönetmeliğin 4. maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde, tıbbi laboratuvar, “insanlarda, sağlığın değerlendirilmesi, hastalıkların önlenmesi, tanısı, takibi, tedavinin izlenmesi ve prognoz öngörüsü amacı ile insana ait biyolojik numunelerin veya dolaylı olarak ilişkili olduğu numunelerin incelendiği, sonuçların raporlandığı, gerektiğinde yorumlandığı ve ileri incelemeler için önerileri de içeren hizmetlerin sunulduğu laboratuvarlar” şeklinde tanımlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin 2. fıkrası ile 9. maddesinin iptali istemine ilişkin olarak:
1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 8. maddesinde, “Türkiye’de icrayı tababet için bu kanunda gösterilen vasıfları haiz olanlar umumi surette hastalıkları tedavi hakkını haizdirler. Ancak her hangi bir şubei tababette müstemirren mütehassıs olmak ve o unvanı ilan edebilmek için Türkiye Tıp Fakültesinden veya Sıhhıye Vekaletince kabul ve ilan edilecek müessesattan verilmiş ve yahut ecnebi memleketlerin maruf bir hastane veya laboratuvarından verilip Türkiye Tıp Fakültesince tasdik edilmiş bir ihtısas vesikasını haiz olmalıdır.” hükmü yer almaktadır.
Aynı Kanun’un EK–1’inde Tıpta Uzmanlık Ana Dalları ve Eğitim Sürelerine Dair Çizelge’ye yer verilmiştir. Çizelgede tıbbi laboratuvar eğitimi verilen ihtisas dalları; “tıbbi biyokimya”, “tıbbi mikrobiyoloji” ve “tıbbi pataloji” olarak belirlenmiş, bu çizelgede yer almayan temel immünoloji uzmanlığı; EK–3’teki Tıpta Uzmanlık Yan Dalları, Bağlı Ana Dalları ve Eğitim Sürelerine Dair Çizelge içinde “tıbbi mikrobiyoloji” ile “enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji” ana dallarına bağlı; immünoloji ve alerji hastalıkları uzmanlığı ise; “iç hastalıkları”, “göğüs hastalıkları” ile “deri ve zührevi hastalıkları” ana dallarına bağlı yan dal olarak gösterilmiştir.
Yönetmeliğin “Komisyonun teşkili” başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında, “Tıbbi laboratuvar hizmetlerinin geliştirilmesi ve kalitesinin artırılması amacıyla tıbbi laboratuvarlar ve testlerle ilgili bilimsel görüş vermek üzere, Bakanlıkça Komisyon oluşturulur.” düzenlemesi yer almaktadır.
Dava konusu edilen 2. fıkrasında, “Komisyon, Genel Müdür veya en az daire başkanı düzeyinde bir yetkili başkanlığında toplanır. Komisyon üyeleri Genel Müdürün teklifi ile Bakan tarafından görevlendirilir. Komisyon, 992 sayılı Seriri Taharriyat ve Tahlilat Yapılan ve Masli Teamüller Aranılan Umuma Mahsus Bakteriyoloji ve Kimya Laboratuvarları Kanununa göre tıbbi laboratuvar açma yetkisi bulunan uzmanlık dallarından ve en az doçent/eğitim görevlisi olan asgari birer temsilci olmak üzere, toplam yedi üyeden oluşur.” düzenlemesine yer verilmiştir.
İptali istenilen 9. maddede ise, bu Yönetmelik kapsamında tıbbi biyokimya, tıbbi mikrobiyoloji ve tıbbi patoloji laboratuvarlarının ruhsatlandırılacağı öngörülmüştür.
Davacı dernek tarafından, bahse konu Komisyonda, immünoloji alanında uzman hekimlere yer verilmemesinin eksiklik olduğu iddia edilmiş ise de; Yönetmeliğin “Komisyonun çalışma usul ve esasları” başlıklı 7. maddesinin 4. fıkrasında, başkan tarafından gerekli görülmesi halinde yurt içinden veya yurt dışından uzmanların toplantıya davet edilebileceği; 5. fıkrasında ise alt komisyonlar veya çalışma gruplarının kurulabileceği düzenlenmiştir.
Ayrıca, yukarıda aktarıldığı üzere, immünoloji alanındaki uzmanlık dalları olan “temel immünoloji” ile “immünoloji ve alerji hastalıkları” uzmanlığı, 1219 sayılı Kanun’da yan dal olarak gösterilmiştir.
Bu durumda, Yönetmeliğin dayanak hükümlerinden olan 992 sayılı Kanun’un 7. maddesinde belirtilen laboratuvar türlerine ve 1219 sayılı Kanun’da belirlenen ana ihtisas dallarına uygun bir şekilde, tıbbi gelişmelere bağlı olarak ülkede faaliyet gösteren çok çeşitli laboratuvarlar arasından hastalıkların tanı ve tedavisine doğrudan katkısı bulunan en yaygın laboratuvarlar olan tıbbi mikrobiyoloji, tıbbi biyokimya ile tıbbi patoloji laboratuvarlarını kapsayan bir yönetmelik hazırlanmasında ve Tıbbi Laboratuvar Bilimsel Komisyonu üyelerinin bu doğrultuda belirlenmesinde hukuka aykırılık, anılan düzenlemelerde immünoloji uzmanlarına yer verilmemesinde bir eksiklik görülmemiştir.
Diğer taraftan, davacı Dernekçe, immünoloji laboratuvarların dava konusu Yönetmelikte müstakil olarak ruhsata bağlanmamasının, immünoloji laboratuvarı hizmetlerinin bu konuda eğitim almamış ve yeterli deneyime sahip olmayan kişilerce yürütülmesine ve sonuçta hasta sağlığının olumsuz etkilenmesine neden olacağı ileri sürülmekte ise de; Yönetmeliğin 16. maddesinde, tıbbi mikrobiyoloji laboratuvarlarında tıbbi mikrobiyoloji uzmanı dışında enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji uzmanlarının da çalışmaya yetkili olduğu düzenlendiğinden, davacının bu iddiasına itibar edilmemiştir.
Dava konusu Yönetmeliğin 13. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin (1), (2), (3), (4) sayılı alt bentlerinin iptali istemine ilişkin olarak:
Yönetmeliğin -davanın açıldığı tarihteki haliyle- 13. maddesinde, “Tıbbi laboratuvarların fiziki şartları” başlıklı 13. maddesinde, “(1) Tıbbi laboratuvarın fiziki alanı; tıbbi laboratuvar teknik alanı, destek alanları ve ofis alanları olmak üzere üç temel kısımdan oluşur.
a) Tıbbi laboratuvar teknik alanı; tıbbi laboratuvar hizmetlerinin gerçekleştirilmesinde gerekli bütün donanım ve şartların sağlandığı ve tıbbi laboratuvar çalışmalarının yürütüldüğü yerdir.
b) Tıbbi laboratuvar destek alanları; en az bir numune kabul birimi, numune alma odası/alanı ve malzeme depolanması için uygun alandan oluşur. Bu alanlar, tıbbi laboratuvar teknik alanı ile fonksiyonel bir bütün oluşturacak şekilde düzenlenir. Kurum/kuruluş bünyesinde olan tıbbi laboratuvarlarda numune alma odası/alanı poliklinik katında da bulunabilir.
c) Tıbbi laboratuvar ofis alanları; hasta kabul, bekleme yeri, sekretarya, tuvaletler, uzman odası ve personel dinlenme bölümleri gibi bölümleri içerir. Bu alanlar kurum içinde ortak kullanılabilirler. Ancak bu bölümler tıbbi laboratuvar teknik alanının içinde yer alamaz.
(2) Tıbbi laboratuvarlar, sınıflarına uygun aşağıdaki fiziki şartları yerine getirecek şekilde yapılandırılır:
a) Basit hizmet laboratuvarında, teknik alan en az 10 metrekare büyüklüğünde olmalıdır. Tıbbi laboratuvar destek ve ofis alanları toplamı 10 metrekareden küçük olamaz.
b) Eğitim ve kapsamlı hizmet laboratuvarında, tıbbi laboratuvar teknik alanı, her bir laboratuvar dalının ayrı konumlanması durumunda her biri için en az 30 metrekare, tıbbi laboratuvar destek ve ofis alanları toplamı ise en az 20 metrekare; merkezi laboratuvarda, tıbbi laboratuvar teknik alanı en az 40 metrekare, tıbbi laboratuvar destek ve ofis alanları toplamı ise 30 metrekare büyüklüğünde olmalıdır. Eğitim veya kapsamlı hizmet laboratuvarları teknik alanlarının toplamının 100 metrekareyi aşması durumunda, bu alanın en az % 30’u kadar tıbbi laboratuvar destek ve ofis alanları tahsis edilir.
1) Tıbbi mikrobiyoloji laboratuvarları besiyerini kendisi yapması durumunda ayrıca besiyeri hazırlama odası bulundurur.
2) Tıbbi biyokimya ve tıbbi mikrobiyoloji laboratuvarlarında idrar ve gaita testleri ayrı bir oda/alanda çalışılır veya aynı teknik alan içerisinde ve havalandırması olan en az 7,5 metrekare ayrı bir oda/alanda veya çeker ocak ortamında çalışılabilir.
3) Tıbbi patoloji laboratuvar teknik alanı; boyama/özel işlem odası/alanı, doktor mikroskopi inceleme odası/alanı, arşivleme odası ve kimyasal buhar veya gazlar için özel olarak havalandırma sistemi bulunan makroskopi odasından oluşur.
4) Tıbbi laboratuvarda özel ve ileri teknik gerektiren testler için gerektiğinde uygun alan ayrılır.
(3) Tıbbi laboratuvarlar ayrıca aşağıdaki şartları sağlamalıdır:
a) Kurumda/Tıbbi laboratuvarda, engelli kullanımına uygun lavabo ve tuvalet bulunmalıdır.
b) Tıbbi laboratuvar, hizmetin sürekliliğini sağlamak üzere gerekli enerji, güç kaynağı, su, iletişim, bilişim gibi ortam destek sistemlerini içerecek şekilde yapılandırılır.
c) Tıbbi laboratuvar teknik alanlarının kapıları, acil durumda çıkışa engel olmayacak şekilde otomatik kayar kapı veya dışarı doğru açılabilen kapılar olmalıdır. Tıbbi laboratuvara yetkisiz kişilerin girişlerine engel olacak şekilde düzenleme yapılır.
(4) Tıbbi laboratuvarda yeterli aydınlatma sağlanır ve çalışan sağlığını olumsuz etkileyen gürültü düzeyini aşmayacak önlemler alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Dayanak Kanun hükümleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde; herkesin hayatını bedenen, ruhen ve sosyal bakımdan tam iyilik hali içinde sürdürmesini sağlamak için fert ve toplum sağlığını korumak ve bu amaçla ülkeyi kapsayan plan ve programlar yapmak, uygulamak ve uygulatmak, her türlü tedbiri almak, gerekli teşkilatı kurmak ve kurdurmakla yükümlü davalı idare tarafından, tıbbi laboratuvarların standartlarının ve fiziki şartlarının belirlenmesiyle kaliteli, verimli ve düzenli hizmet sunumunun sağlanmasının amaçlandığı anlaşıldığından, Yönetmeliğin 13. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin (1), (2), (3), (4) sayılı alt bentlerinde kamu yararı, hizmet gerekleri ve dayandığı mevzuat hükümlerine aykırılık, immünoloji laboratuvarlarına ilişkin düzenleme içermemesinde de bir eksiklik görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar düzeltme aşamasında davalı idare tarafından yapılan … TL yargılama giderinin ise davalı idare üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı idareyi temsilen duruşmaya katılan olmadığından duruşmasız işler için belirlenenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 21/04/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.