Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/15279 E. 2015/16136 K. 22.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/15279
KARAR NO : 2015/16136
KARAR TARİHİ : 22.10.2015

Tebliğname No : 12 – 2014/156479
Mahkemesi : Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesi
Karar tarihi : 20/02/2014
Numarası : 2013/148 – 2014/95
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık müdafinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Kayseri – Sivas devlet yolunun 21 + 000 km’sinde faaliyet gösteren akaryakıt istasyonunun sahibi olan sanık tarafından, bölünmüş yol üzerindeki orta refüj aralığının, araçların istasyona giriş yapabilmeleri için doldurulduğu iddiasıyla açılan davada; sanığın aşamalarda verdiği benzer ifadelerde, bölünmüş kara yolunun her iki tarafında kendisine ait akaryakıt istasyonları bulunduğunu, dava konusu refüjün kaldırıldığı yerin, sözü edilen istasyonlara yaklaşık 600 m mesafede olduğunu, orta refüjün kaldırılmasında kendisinin herhangi bir menfaatinin olmadığını söyleyip suçlamayı kabul etmediği anlaşılmakla; olay yerinde keşif yapılarak, Karayolları Genel Müdürlüğü 6. Bölge Müdürlüğü görevlilerince düzenlenen 25/05/2011, 24/06/2011 ve 31/10/2011 tarihli tutanaklarda bahsedilen orta refüj aralığının doldurulduğu yerin tespit edilmesi, sanığın savunmasında belirttiği üzere, orta refüj ile ayrılan bölünmüş yolun her iki tarafında sanığa ait akaryakıt istasyonlarının bulunup bulunmadığının, mevcudiyetleri halinde olay yerinin, sözü edilen istasyonlara ne kadar mesafede olduğunun, orta refüj aralığının doldurulması işinin sanığın menfaatine olup olmadığının tereddütsüz şekilde belirlenmesi, diğer yandan, konuya ilişkin bilgi sahibi olanların olay yeri çevresinden kolluk kuvvetleri marifetiyle araştırılarak tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulması, böylece atılı suçun sanık tarafından işlenip işlenmediği şüpheden uzak biçimde ortaya konularak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
Sanık hakkında tayin edilip ertelenen hapis cezası kısa süreli olmadığından, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinde öngörülen hak yoksunluklarının uygulama alanı bulacağı gözetilmeksizin, hapis cezasının ertelendiği gerekçesiyle anılan düzenlemenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 22/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.