Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2014/13863 E. 2015/8538 K. 13.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13863
KARAR NO : 2015/8538
KARAR TARİHİ : 13.05.2015

MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/04/2014
NUMARASI : 2012/521-2014/72

Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, dava dilekçesinde; 09/10/2011 tarihinde yüksek gerilim hattından elektrik telinin kopması neticesinde çıkan yangın nedeniyle; davacıya ait meyve bahçesindeki meyve ağaçları, ağaç üzerindeki meyveler ve sulama tesisatının zarar gördüğünü; davacının kusurunun bulunmadığını, yangın nedeniyle İtfaiyeye ve İlçe Jandarma Komutanlığına gerekli ihbar ve şikayetlerin yapıldığını; elektrik hattında arıza olduğunu, gerekli bakım ve gözetimin yerine getirilmediğini; zararla ilgili Sincan 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/111 değişik iş dosyasıyla tespit yaptırıldığını, toplam zararın 14.573,00 TL olarak hesaplandığını; tespit raporunda belirtilen hususlar haricinde meydana gelen hasar miktarının daha fazla olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, 14.573,00 TL nin olay tarihi 09/10/2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, tespit masrafı 755,00 TL nin yargılama giderlerine eklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; Türk Borçlar Kanununun 69. maddesi uyarınca yapı malikinin sorumluluğunun olabileceğini, hasarın meydana geldiği tarihte yaşanan mevsim şartları, rüzgar ve fırtına olayları sebebi ile iletkenlerin koptuğu tespit edildiğini; bu doğa olaylarının mücbir sebep kapsamında kabul edilmesi gerektiğini savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacıya ait taşınmaz üzerinden geçen yüksek gerilim hattından bir telin koparak yanıgına neden olduğu, meyve ağaçlarının zarar gördüğü ve verimini yitirdiği, damlama sulama borularının zarar gördüğü, davalının kusursuz sorumlu olduğu gerekçesiyle; keşif neticesinde alınan Ziraat ve Makine mühendisi bilirkişi raporu esas alınarak, davanın kabulü ile, (ıslahla artırılan) 40.058,33 TL davacı zararının olay tarihi olan 09/10/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
./..
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Dava; elektrik enerjisi dağıtım hattından kaynaklanan yangın nedeniyle,uğranılan maddi zararın tazminine ilişkin bulunmaktadır.
Davalı şirket, bölgede elektrik enerjisinin dağıtımını yerine getirmektedir. Bu faaliyet, varlığı ve niteliği itibariyle bir tehlike ve dolayısı ile zarar ihtimali taşıdığından, davalı şirketin sorumluluğu, bir sebep sorumluluğu olan kusursuz (objektif) sorumluluktur. Bu sorumluluk türü tehlike sorumluluğu olarak da isimlendirilmekte olup, sorumluluk türlerinin en ağırını oluşturur. Burada tehlikeli nesne veya işletme ile gerçekleşen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması sorumluluk için yeterlidir.
Sorumlu kişi veya işletmenin, kusurlu olup olmaması, özen ödevini yerine getirip getirmemesi, işletme veya nesnede (şeyde) bir bozukluk veya noksanın bulunup bulunmaması, meydana gelen zararın tazmin borcu yönünden bir etkiye sahip değildir. Zira bunların sebep oldukları zararlarda, kusurun bulunup bulunmadığı ya da rolünün olup olmadığı çoğu zaman bilinemediği veya ispat edilemediği gibi, sorumlu kişi veya işletme, her türlü özeni gösterse, gözetim ve denetim ödevini yerine getirse, gerekli bütün tedbirleri alsa bile, gene çoğu zararın meydana gelmesini önlemek mümkün değildir. Bu sebeple sorumluluğunun bağlandığı olgu ile zarar arasında uygun illiyet bağı kurulduğu zaman, sorumluluk da gerçekleşmiş olacağından, bu işletme veya nesnelerin sahip veya işletenleri, bunların sebep oldukları zararı gidermek zorundadır(Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler 1991 Baskı Cilt 2 sf: 14-15). indirim oranını azaltıcı bir etki kazanabilir. (S.Sulhi Tekiray, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, sayfa 798.6.baskı)
Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; yangının, davalı şirkete ait enerji nakil hattındaki kıvılcımdan meydana geldiği; dolayısıyla davalı şirketin faaliyeti ile, ortaya çıkan zarar arasında illiyet bağının bulunduğu, davalı şirketin zarardan sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda; dava açılmadan önce Sincan 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/111 D.İş dosyasıyla ve yargılama sırasında yapılan keşif neticesinde, makina mühendisi ve ziraat mühendisi bilirkişilerden ayrı ayrı rapor alındığı, makina mühendisi bilirkişiler tarafından dava konusu taşınmaz üzerindeki sulama boruları ve damlama sulama sistemi yönünden zarar miktarının aynı şekilde belirlendiği, ziraat mühendisleri tarafından ağaç ve meyve zararı yönünden hazırlanan bilirkişi raporları arasında ise çelişki bulunduğu, çelişki giderilmeden yargılama sırasında ziraat mühendisi ek raporununun hükme esas alınarak karar verildiği görülmektedir.
Ayrıca, zararın kapsamını tayinde, olayın oluş şekline ilişkin olay gününe ait rüzgar ve fırtına bilgilerinin celp edilmesiyle tanık beyanlarını doğrulayıp doğrulamadığının ve davacının zararı doğuran nedenlerde müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının da araştırılıp, tartışılması gerekmektedir. Ancak, mahkemece zararın oluşumunda ve artmasında tarafların kusurlu olup olmadığının tespiti amacıyla elektrik mühendisi bilirkişiden de rapor alınmadan hüküm tesisi yoluna gidildiği anlaşılmaktadır.
./..
Bu durumda, mahkemece yapılacak iş; olayın oluş şekline ilişkin olarak, Meteoroloji Müdürlüğünden olay gününe ait rüzgar ve fırtına bilgilerinin celp edilmesi, bilgiler ile tanık beyanlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığının değerlendirilmesi; zararı doğuran etkenlerde, davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının da araştırılması hususunda, elektrik mühendisi ve ziraat mühendisi bilirkişilerin de katılımıyla oluşacak yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması; ziraat mühendisi bilirkişilerin raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi ve oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.