Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/8861 E. 2015/14276 K. 16.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8861
KARAR NO : 2015/14276
KARAR TARİHİ : 16.09.2015

MAHKEMESİ : SİLİVRİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/05/2013
NUMARASI : 2012/214-2013/235

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı dilekçesi ile; davalı kurum tarafından kendisi hakkında Silivri 1. İcra Müdürlüğünün 2008/250 esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, tebligatların kendisine ulaşmadığından dolayı takibe itiraz edemediğini bu nedenle de takibin kesinleştiğini, ancak takibe konu elektrik abonelik sözleşmesinin kendisi tarafından imzalanmadığını, belirtilen adreste hiçbir zaman oturmadığını iddia ederek borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; abonelik sözleşmeleri, fatura tahakkuku, kaçak tüketim tespiti yada elektrik kesme açma işlemlerinin elektrik dağıtım mevzuatının kurumlarınca yüklendiği görev ve yetkiler dahilinde gerçekleştirildiğinden davacının menfi tespit talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; takip dayanağı abonman sözleşmesinin 16.05.2006 tarihli, 9541871 tesisat numaralı olduğu sözleşmenin arka tarafındaki taraflar kısmında müşteri kısmında ismin yazılı olmadığı sadece imza bulunduğu, abonelik bilgileri kısmında abone isminin yazılı olmadığı, bağlantı anlaşması isimli kısımda ise abonelik yapılan yerin dükkan olarak yazılı olduğu, davacının ise söz konusu yere ilişkin sunmuş olduğu tapu kayıtlarından maliki olduğu yerin mesken olduğu, yine abonelik bilgilerinin bulunduğu kısmın yani borç tahakkuk edilen yerin adres bilgilerinin 316 Ada, A2 Blok, D.7 ile abonelik sözleşmesi yapıldığı, ancak davacının sunmuş olduğu ve satın almak amacıyla yapmış olduğu sözleşmede ise, kendisine ait almaya teşebbüs ettiği dairenin 316 Ada, A4 Blok, D:9 olduğu, tüm bu hususlar nazara alındığında icra takibine konu 9541871 tesisat nolu aboneliğin, davacıya ait olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, davacının Silivri 1.İcra Müdürlüğüne ait 2008/250 esas sayılı icra dosyasına yönelik olarak borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, 9541871 no.lu elektrik aboneliği sözleşmesinden kaynaklanan borcun tahsili amacıyla başlatılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tesbiti isteğine ilişkindir. Davacı, davaya konu abonelik sözleşmesinin altındaki imzanın kendisine ait olmadığını, aboneliğin bulunduğu adresi hiç kullanmadığını; abone olmadığı ve kullanmadığı elektrik borcundan da sorumlu olamayacağını iddia etmiş, yerel mahkeme de imza incelemesi yapmadan tamamen soyut çıkarımlarla davanın reddine karar vermiştir.
O halde mahkemece; öncelikle davacının iddiası üzerinde durularak, davaya konu sözleşme altındaki imzanın davacıya ait olup olmadığı konusunda uzman bilirkişiler vasıtasıyla inceleme yapılmalı, inceleme sonucuna göre dosyada bulunan tapu kayıtları ile 9541871 no.lu aboneliğe ait tüm belgeleri de değerlendirerek varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu hususlara dikkat edilmeden eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulü doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.