YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5358
KARAR NO : 2015/14254
KARAR TARİHİ : 16.09.2015
MAHKEMESİ : DİDİM(YENİHİSAR) 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/12/2014
NUMARASI : 2014/104-2014/571
Taraflar arasındaki tedbir nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili ile davalının 18/09/2009 tarihinde evlendiklerini ve bu evlilikten müşterek çocukları olmadığını, davalıya 2012 yılında Alzheimer hastalığı teşhisi konulduğunu ve gerekli ilaç tedavisinin başladığını, bu süreçte davalının kızlarının davalıya ait olan arabayı vekaletle üçüncü kişilere sattığını, müvekkilinin kendi fikri alınmadan böyle birşey yapıldığını söylediklerinde davalının kızları tarafından azarlandığını hatta müvekkilinin oturduğu eve gelerek müvekkilini tartakladıklarını ve bu hususta müvekkilinin Altınkum Polis Karakoluna şikayette bulunduğunu, bu olaydan yaklaşık 2 ay sonra 24/12/2012 tarihinde davalının kızlarının davalıyı zorla götürdüklerini, götürdükleri yeri de davalının eşine söylemediklerini, bunun sonucunda tek başına kalan müvekkilinin zor duruma düştüğünü, geçimini sağlamak için temizlik işlerine giderek çalıştığını, müvekkilinin oturmakta olduğu davalı adına kayıtlı taşınmazın davalının kızları tarafından muvazaalı olarak başkasına devredildiğini, müvekkilinin evden atılma durumuyla karşı karşıya olduğunu, davalının evlililik birliğinden doğan yükümlülükleri yerine getirmediğini, bu nedenlerle 24/12/2013 tarihinden başlamak üzere 700,00 TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının kısıtlandığını vasi olarak kızının atandığını, davalının alzheimer hastası olduğunu ve bakıma muhtaç olduğunu, davalının taraf ehliyeti olmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile davacı kadın için aylık 500,00 TL tedbir nafakasının dava tarihinden itibaren başlamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; tedbir nafakası istemine ilişkindir.
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun, 5133 sayılı Kanunla değişik 4. maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun Üçüncü Kısım hariç olmak üzere İkinci Kitabından (md. l18 ila 395) kaynaklanan bütün davaların, aile mahkemeleri kurulan yerlerde bu mahkemelerce bakılacağını; aynı Yasanın 2. maddesi de, aile mahkemesi kurulmayan yerlerde bu kanun kapsamına giren dava ve işlerin asliye hukuk mahkemelerinde bakılacağını hükme bağlamıştır. Şu halde, aile mahkemesi kurulmayan yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemelerinde, davanın aile mahkemesi sıfatı ile görülüp karara bağlanması gerekir.
Mahkemelerin görevinin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınması gerekir. Bu nedenle mahkemece; o yerde ayrı bir aile mahkemesi varsa davanın aile mahkemesinde görülmesi için görevsizlik kararı verilmesi, aksi halde davaya aile mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiği gözetilmeden, anılan kanun hükmüne aykırı şekilde asliye hukuk mahkemesi sıfatıyla davanın esası hakkında hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.