Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/8956 E. 2015/14247 K. 16.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8956
KARAR NO : 2015/14247
KARAR TARİHİ : 16.09.2015

MAHKEMESİ : KAŞ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/03/2013
NUMARASI : 2012/191-2013/249

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait ve onun zilyetliğinde bulunan Kaş Sarılar köyü Bağlıca mahallesindeki taşınmazı 03/06/1990 tarihli köy senedi ile 7.200 m2 olarak satın aldığını, satış bedelinin 1 kg altın bedeli olduğunu, daha sonra yapılan kadastro çalışması ile müvekkiline satılan yerin 141 ada 1 parsel numarası ile 3.100 m2 olarak müvekkil adına tespit gördüğünü, devamında yapılan 2B orman zilyetlik tespiti kadastro çalışmalarında 400 m2 alanında müvekkilin zilyetliğinde gösterildiğini ve zilyetlik tespitinin yapıldığını, müvekkiline satılan yerin 7200 m2 olmasına rağmen müvekkil adına ölçülen yerin 3500 m2 olduğunu, müvekkilinin zarara uğratıldığını, 45.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davasının ve iddialarının haksız ve yersiz olduğunu, davacıya 7200 m2 değil 720 m2 lik bölümü 30.000.00 TL bedel ile sattığını, senette her nasılsa 7200 m2 olarak gösterdiğin, davacıya güvenerek bu senedi imza ettiğini, 1 kg altın ya da 380.000.00 TL almadığını, açılan davanın reddini talep etmiştir. Davalı duruşmadaki beyanında zamanaşımı definde bulunmuştur.
Mahkemece; davanın zamanaşımından reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, satış sözleşmesinden kaynaklanan, satılan malın eksik teslim edilmesinden dolayı bedelde indirim veya bedelin iadesi talebine ilişkindir.
Somut olayda, davalı tarafça cevap dilekçesinde zamanaşımı defi ileri sürülmemiş, ilk duruşmada zamanaşımı savunması dile getirilmiştir. Fakat hem bu ilk duruşmada hem de hükmün verildiği ikinci duruşmada davacı vekili mazeret dilekçesi sunmuş, davalının zamanaşımı savunması usulüne uygun olarak davacı tarafa tebliğ olunmamıştır.

Mahkemece öncelikle yapılacak iş davalının zamanaşımı savunmasının davacı tarafa tebliğ edilerek bu hususta diyeceklerinin sorulması, sonucuna göre karar verilmesidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.