Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2015/343 E. 2015/39570 K. 06.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/343
KARAR NO : 2015/39570
KARAR TARİHİ : 06.04.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma, mala zarar verme

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.1.2015 tarihli kenar yazısı ile Dairemize gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

I-Sanık…hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelemesinde;

Sanık…. savunmanının ayrıntılı temyiz dilekçesinde sanığın tüm suçlardan beraat etmesi gerektiğini ifade etmesi nedeniyle mala zarar verme suçu yönünden de temyiz isteğinde bulunduğu gözetilerek yapılan incelemede;

Sanık hakkında hükmolunan doğrudan para cezasının miktarı bakımından, 14/04/2011 tarih ve 27905 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun geçici 2. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, üç bin liraya kadar olan mahkumiyet hükümlerinin kesin nitelikte olması ve temyiz kabiliyetinin de bulunmaması nedeniyle sanık … savunmanının temyiz isteğinin, CMUK’nın 317. maddesi gereğince isteme uygun olarak REDDİNE,

II-Katılan ….’ye yönelik yağma suçundan verilen beraat hükmü ile alakalı o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,

III-Katılan ….’e yönelik yağma suçundan verilen mahkumiyet hükmü ile ilgili olarak sanıklar savunmanları ve o yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz istemlerinin incelemesinde;

Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Mahkemece 5271 sayılı Yasa’nın 150/3. maddesi uyarınca, sanıkların savunmasını yapmak üzere zorunlu savunmanların görevlendirilmesi nedeniyle, savunmanlara ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden yeterli mali geliri bulunmadığı anlaşılan sanıklara yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olması,

Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı ile sanıklar … ve … savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “Tüm sanıklar hakkında soruşturma müdafii ücreti 176’şar TL ile sanıklar… ve … hakkında kovuşturma müdafii ücreti 565’er TL’nin sanıklardan tahsili”ne ilişkin bölümlerin çıkartılması suretiyle,diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.04.2015 tarihinde I.bent yönünden oybirliği, II ve III. bentler açısından ise Üye ……’un muhalefetine karşın oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:

Yakınanlar Özlem ve Türkan, geçimlerini para karşılığı erkeklerle cinsel ilişkiye girerek sağlayan hayat kadınlarıdır. Suç tarihinde sanıklardan …, kişi başına 60.- TL karşılığı… ile cinsel ilişki için anlaşmıştır. Buluşma yerine …’la gitmiş, onları …karşılamış, daha sonra diğer sanıklar … ve … de onlara katılmıştır…., önce … ile ilişkiye girip, parasını almış; daha sonra… ile ilişkiye girmiştir. İlişkiden sonra …10.- TL eksiğiyle 50.- TL verince aralarında tartışma çıkmış, bu tartışmaya diğer yakınan ile sanıklar da katılmıştır. Bu esnada sanıklar, …’ün elinde sallama tabir edilen bıçak bulunduğu hâlde yakınanları tehdit ederek kovalamışlardır. Sanıkların, para ve eşya yağmaladıklarına ilişkin yakınanların iddialarından başka kanıt yoktur. Nitekim yakınan …’a karşı yağma suçundan açılan davada, ifadeler inandırıcı ve samimi bulunmayarak sanıkların beraatlarına karar verilmiştir. Bir hayat kadınının üzerindeki 700.-TL ile işe çıkması hayatın olağan akışına uygun değildir. Tüm dosya içeriğine, olayın oluş ve gelişimine göre; sanıkların eylemleri, zincirleme silahla tehdit nileliğinde olup, TCK’nın 37/1. maddesi yollamasıyla 106/2-a-c, 43. maddelerine uymaktadır. Mahallî Cumhuriyet Savcısı ve sanıklar savunmanlarının temyiz itirazlarının kabulü ile …’e karşı yağma suçundan verilen mahkûmiyet, …’a karşı yağma suçundan verilen beraat kararlarının açıklanan nedenlerle bozulması görüşündeyim.