Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2014/14935 E. 2015/39261 K. 07.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/14935
KARAR NO : 2015/39261
KARAR TARİHİ : 07.04.2015

MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Yağma, Tehdit

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

I-) Sanık hakkında 25/07/2013 tarihinde yakınan…’dan 150 TL para istemesi eylemi nedeniyle yağma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Mahkemece 5271 sayılı Yasa’nın 150/3. maddesi uyarınca, sanığın savunmasını yapmak üzere zorunlu savunmanın görevlendirilmesi nedeniyle, savunmana ödenen avukatlık ücretinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı biçimde, sanıklara yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “Yargılama giderlerinden olan 1683 TL zorunlu müdafi ücretinin sanığa yüklenmesine” ilişkin bölüm çıkartılarak, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II-) Sanık hakkında yakınan …’a yönelik tehdit ve diğer yağma eylemleri ile yakınan …’ya yönelik yağma eylemleri nedeniyle kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, yağma suçunun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-) Cinsel dokunulmazlığa yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle yakınan …’a tehdit içerikli mesaj çeken sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 106/1. bendinin 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğu ve takibi şikayete bağlı suçlardan olmadığı gözetilmeden, suç vasfının hatalı tayini ile sanık hakkında şikayet yokluğundan bahisle yazılı şekilde düşme kararı verilmesi,

2-) Yağma suçunun cebir ile hırsızlık suçunun birleşmesinden ibaret mürekkep bir suç olması, 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinde yağma suçu için zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağının belirtilmiş bulunması nedeniyle hakkaniyete aykırı sonuçların meydana gelmemesi için maddi ya da manevi cebrin tek alacağa özgülenmesi halinde, farklı tarihlerde alınan para ya da eşya için tek yağma suçunun oluşacağının kabul edilmesinin gerekmesi, somut olayımızda; ölümle tehdit edip yakınan …’dan 14/07/2013 tarihinde 50 TL para ile cep telefonunu isteyen sanığın, 14/07/2013 tarihinde cep telefonunu aldığı, 15/07/2013 tarihinde yakınanın telefonu geri almak için verdiği 50 TL parayı da aldığı ve telefonu geri vermediği, aynı tarihte yakınandan 225 TL para istediği, istediği paranın verilmemesi üzerine 16/07/2013 tarihinde tehdit ettiği, 17/07/2013 tarihinde yakınandan 100 TL para aldığı, yine ölümle tehdit etmek suretiyle yakınan S.. D..’dan, 23/07/2013 tarihinde 300 TL para istediği ertesi gün 300 TL para aldığı, 24/07/2013 tarihinde tekrar 300 TL para istediği, gece 22:15 sıralarında ise zorla kola aldırdığı, 25/07/2013 tarihinde tehdit edip “parayı getir” dediği, 26/07/2013 tarihinde 100 TL parayı yakınanın cüzdanından zorla aldığı ve 300 TL para istediği, annesinin cüzdanından para aldığını öğrendiğini söyleyerek 100 TL parayı geri vermesini söyleyen yakınana 100 TL parayı verdikten sonra “400 TL daha para getireceksin” dediğinin anlaşılması karşısında; sanığın kastının, özgülediği malvarlığı değerlerine ulaşmak olduğu, sonraki eylemlerini bu amaçla gerçekleştirdiği anlaşılmakla, yakınan …’dan 14/07/2013 tarihinde cep telefonu ve 15/07/2013 tarihinde 50 TL para almaktan ibaret eylemlerinin bir bütün halinde TCK’nın 148/1; 15/07/2013 tarihinde 225 TL para isteyip 16/07/2013 tarihinde bu talebi yenilemek ve 17/07/2013 tarihinde 100 TL para almak eylemlerinin yine bir bütün halinde aynı maddede yazılı tek yağma suçunu, yakınan…’dan 23/07/2013 tarihinde 300 TL para isteyip ertesi gün 300 TL parayı almak eylemlerinin TCK’nın 148/1; 24/07/2013 tarihinde 300 TL para isteyip aynı tarihte geceleyin zorla kola aldırmak, 25/07/2013 tarihinde özgülediği miktardaki parayı istemek, 26/07/2013 tarihinde cüzdanından zorla aldığı 100 TL parayı annesinin öğrendiğini söyleyerek yakınanın istemesi üzerine geri verdikten sonra 400 TL para istemekten ibaret eylemlerinin bir bütün halinde aynı yasanın 149/1-h maddelerinde yazılı tek yağma suçunu oluşturacağı, sanık hakkında her iki yakınana yönelik ayrı ayrı iki tamamlanmış yağmadan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, her bir eylemin ayrı yağma suçlarını oluşturduğundan bahisle yazılı şekilde karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı ile sanık… ve savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 07.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.