Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/10684 E. 2015/18058 K. 16.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10684
KARAR NO : 2015/18058
KARAR TARİHİ : 16.11.2015

MAHKEMESİ : ANKARA BATI 2. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/04/2015
NUMARASI : 2015/240-2015/298

Taraflar arasındaki yoksulluk ve iştirak nafakasının artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı dilekçesinde; Lüleburgaz 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/344 Esas 2010/181 Karar sayılı ilamı ile davalı ile boşandıklarını, kararın 26/06/2012 tarihinde kesinleştiğini, kendisi için ve velayeti kendisine bırakılan müşterek çocuk lehine 250 ‘şer TL yoksulluk ve iştirak nafakası takdir edildiğini; takdir edilen nafakaların yetersiz kaldığını ileri sürerek, sözkonusu nafakaların 250’şer TL artırılarak 500’er TL’ye çıkartılmasına; ayrıca, nafakaların gelecek yıllarda TÜİK’in belirlediği ÜFE oranında artışına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabında; nafakanın takdir edildiği tarihten sonra uzunca bir süre geçmediğini, mahkemece belirlenen maddi manevi tazminat tutarı olan 15.000 TL’yi peşin olarak ödediğini, nafakaları düzenli gönderdiğini, bunun dışında da çocuk için ek ödemeler yaptığını, davacının servis vs. ücret taleplerini ilgili firmanın bilgileri ve hesap numaraları verildiğinde ödemeyi kabul ettiğini; ancak, davacının bu bilgileri vermediğini, geçen süreç içinde kendisinin evlendiğini, yeni ev kurduğunu, konut kredisi çektiğini, istenen nafakanın fahiş olduğunu savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; yoksulluk nafakasının 325 TL’ye, iştirak nafakasının 350 TL’ye çıkartılmasına karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiş,Dairemizin 2015/1529 Esas 2015/2450 Karar sayılı kararı ile”… davacının yoksulluk nafakasına dair temyiz itirazları yerinde görülmemiş,ancak çocuk yönünden düşük nafaka artışına karar verilmesi doğru görülmemiş…” gerekçesi ile karar bozulmuş, yerel mahkeme tarafından, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde,davacı lehine takdir olunan yoksulluk nafakasının dava tarihinden itibaren 100,00 TL arttırılmak sureti ile 350,00 TL ye çıkarılmasına,iştirak nafakasının 150,00 TL arttırılmak sureti ile 500,00 TL ye çıkarılmasına,karar verilmiş, verilen bu karar süresi içinde davalı tarafça temyiz edilmiştir.
04.02.1959 tarih 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında vurgulandığı üzere bozma kararına mahkemece uyulmuş olması taraflardan biri lehine usuli kazanılmış hak meydana getirir. Bu hakkı ne mahkeme ne de temyiz mahkemesi halele uğratabilir. Çünkü, müktesep hakkın tanınması kamu düzeni düşüncesiyle kabul edilmiştir.
Mahkemece, Dairenin bozma ilamına uyulmasına karar verildiğine göre bozma ilamında gösterildiği şekilde işlem yapılarak sonucu dairesinde hüküm kurulmalıdır.
Usuli kazanılmış hak kuralı bir yana bırakılarak temyiz talebinde bulunan davalı aleyhine olacak şekilde daha önce hükmedilen 325 TL yoksuluk nafakasından daha fazlaya (350 TL ye) hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca,6100 sayılı Yasanın, hüküm fıkrasında bulunması gereken unsurları ifade eden HMK.’nun 297/2.maddesi uyarınca: “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.”.
Davacı 250 TL olan iştirak nafakasının 250 TL artırılarak 500 TL ye çıkarılmasını talep etmiş,mahkemece iştirak nafakasının 150 TL artırımı ile 500 TL ye çıkarılmasına karar verilmek suretiyle çelişkili hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.