Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/3863 E. 2015/15170 K. 06.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3863
KARAR NO : 2015/15170
KARAR TARİHİ : 06.10.2015

MAHKEMESİ : DENİZLİ(KAPATILAN) 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/07/2014
NUMARASI : 2013/161-2014/184

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiş, hükmün duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen 06.10.2015 duruşma günü için tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av.M. Y. geldi. Temyiz eden davalı taraf adına gelen olmadı. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kâğıtlar okunarak, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili şirketin, davalı şirketten elektrik enerjisi satın aldığını, davalının satın alınan elektrik enerjisinin miktarlarını ve faturalandırmaya esas bilgileri sayaç okuyarak belirlediğini, ancak sayaç okuma bedelinin sayaç başına sabit bir ücret olması gerekirken, tüketilen enerji miktarı üzerinden nisbi ücret olarak tahsil edildiğini, Danıştay 13. Dairesinin 06.04.2011 tarih ve 2008/2695 Esas -2011/1368 Karar sayılı ilamı ile “sayaç okuma ve faturalama hizmetlerine ilişkin maliyetlerin, abone grubuna ve tüketim enerji miktarına göre değişiklik gösterecek maliyetler olmadığı ve bu nedenle abone başına sabit ücret uygulanması gerektiği” gerekçesiyle EPDK’nun aynı mahiyetteki 875 Sayılı kararının iptaline karar verildiği, bu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca onanarak kesinleştiğini, bu çerçevede davalı şirketin müvekkili şirketten Eylül 2006- Aralık 2010 dönemleri arasında fazladan perakende hizmet satış bedeli tahsil ettiğini, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik perakende satış hizmet bedeli olarak fazladan ödenen Eylül 2006 dönemine ait 33.672,42 TL’nin ödeme tarihinden itibaren 6183 Sayılı Yasaya göre kamu alacaklarına uygulanan gecikme zammı ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 28.02.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile de dava dilekçesini Eylül 2006 – Temmuz 2008 arası dönemde fazladan alınan 756.105,75 TL nin faizi ile birlikte tahsili olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, esas yönünden ise perakende satış hizmetine ilişkin olarak dağıtım şirketlerince hesaplanacak perakende satış hizmet maliyetlerinin, müvekkili şirket açısından 01.09.2006-31.12.2010 tarihleri arası dönem için 24.08.2006 tarih ve 894 sayılı EPDK kurul kararı ile saptandığını, bundan dolayı 24.08.2006 tarih ve 875 sayılı kurul kararının iptal edilmesinin, anılan 894 sayılı kurul kararının da iptali anlamına gelmediğini, buna bağlı olarak perakende satış hizmet maliyetleri hesabının 894 sayılı kurul kararı uyarınca tahsil edilmeye devam edileceğini, yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davada haksız iktisap kurallarının uygulanmasının gerektiği, haksız iktisap halinde faizin başlangıç tarihinin zenginleşmenin başladığı tarih olarak kabul edildiği, temerrüt için karşı tarafa ayrıca ihtarname gönderilmesine gerek olmadığı, bu itibarla 33.669,77 TL lik alacak yönünden faizin başlangıç tarihinin ödeme tarihi olarak kabul edildiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile Eylül 2006 – Temmuz 2008 dönemi için fazladan ödenen KDV dahil toplam 755.848,08 TL perakende satış hizmeti bedelinin, 33.669,77 TL’lik kısmının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek amme alacaklarına uygulanacak faizi ile birlikte, 722.178,31 TL’lik kısmının ıslah tarihi olan 28.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek amme alacaklarına uygulanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davacı tarafın tüm, davalı tarafın ise sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, dava taraflar arasında elektrik hizmeti alımı için imzalanan sözleşme ilişkisi sırasında, alınan elektrik hizmeti nedeniyle fazladan ödendiği ileri sürülen perakende hizmet satış bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir.
TBK. nun 117/1 (818 sayılı BK. nun 101/1) maddesi uyarınca; muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Bu nedenle, sözleşme ilişkisinden kaynaklanan bir alacağa gecikme faizi yürütülmesi için, borçlunun ya bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir.
Somut olayda; davalının, dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğü iddia ve ispat edilmemiştir. Bu itibarla, dava dilekçesi ile talep edilen (ve kısmen kabul edilen) alacağa, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile alacağın ödendiği tarihten itibaren faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Kanuna aykırı olan bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “…33.669,77 TL’lik kısmının ödeme tarihlerinden itibaren…” ifadesi çıkartılarak yerine “33.669,77 TL’lik kısmının dava tarihinden itibaren” ifadesinin yazılması suretiyle hükmün HUMK. nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalı tarafa iadesine, 06.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.