YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/12653
KARAR NO : 2015/31163
KARAR TARİHİ : 05.11.2015
MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık … hakkındaki hükmün temyizen incelenmesinde;
Sanık … hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 5560 sayılı Kanunun 23. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olup temyizi mümkün olmadığından dilekçe itiraz dilekçesi olarak kabul edilerek dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2) Sanık … hakkındaki hükmün temyizen incelenmesinde;
Dosya kapsamı ve toplanan kanıtlara göre; olaydan bir gün önce aracı hızlı sürme meselesinden dolayı taraflar arasında husumet oluştuğu; ertesi gün barışmak için tekrar bir araya geldiklerinde, sanık …’ın bir bıçak darbesi ile katılan …’ün vücudunda karaciğer, diyafram ve mide ön yüz yaralanması şeklinde yaygın ve kapsamlı sonuçlar oluşturacakşekilde yaralanmasına yol açan eyleminin, katılanın yaşamını tehlikeye soktuğu; hedef alınan vücut nahiyesi, müştekinin olayın hemen sonrasındaki beyanı ve olayın oluş şekli, eylemin adam öldürmeye teşebbüs olup olmayacağının tartışılması Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Kabule göre; TCK’nin 53/1-c,e maddelerinde belirtilen yoksunluklarına hükmolunmaması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık ve sanık müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı yasanın
8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 05/11/2015 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Oluşa ve dosya içeriğine göre olaydan bir gün evvel katılan… ile sanık…’ın köy içinde otoyu hızlı sürme meselesinden dolayı tartıştıkları, ertesi gün konuyu tatlıya bağlamak için tekrar bir araya geldiklerinde, katılan …’nin tartışma sırasında sanığa yumrukla vurup basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek şekilde onu yaralaması üzerine sanığın da tahrik şartları altında cebinden çıkardığı bıçak ile katılanın hayati bölgesine bir kez vurup eylemini sürdürmeyip, bu tek darbe ile yetinerek olay yerinden kaçtığı anlaşılmıştır.
Bu olayda öldürme kastından bahsedebilmek için sanığın tek darbe ile yetinmeyip ikinci darbeye de kalkışması gerekmektedir. Oysa olayda mani bir engel bulunmadığı halde sanığın tek bir darbe ile yetinip olay yerinden uzaklaşması nedeniyle kastının ağırlaştırılmış yaralamaya yönelik olduğu ortadadır.
Kabule göre ise; mağdurun karaciğer, diyafram ve mideden yaralanmış olması nedeniyle TCK’nin 61. maddesi uyarınca temel cezanın asgari haddin üzerinde tayini gerektirir, bir teşdit nedeni olduğu ayrıca haksız tahrikin 1/4 oranında uygulanması gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan çoğunluk görüşüne katılmamaktayız. (1. Ceza Dairesinin örnek kararı ektedir.)
Sanığın olay günü alkolün etkisi ile geceleyin mağdurun bulunduğu yere gidip mağduru dışarıya çağırarak bıçakla vurduğu bıçak darbelerinden sadece birinin karaciğer – jejunum ve diyaframda yaralanmaya sebebiyet verdiği diğer yaraların basit düzeyde kaldığı sanıkta öldürme kastının kabul edilmeyeceği müessir fiil kastı ile hareket ettiği ancak yara adeti ve fiilin işleniş tarzı nazara alınıp 765 sayılı Yasanın 29. maddesi uyarınca temel cezanın asgari haddin üzerinde tayininin ceza adaletini sağlıyacağı gözetilerek TCK’nin 456/2., 457/1. ve 59. maddeleriyle tecziyesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde öldürmeye teşebbüsten hüküm kurulması.