YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10415
KARAR NO : 2015/18326
KARAR TARİHİ : 18.11.2015
MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/04/2015
NUMARASI : 2014/619-2015/251
Taraflar arasındaki tedbir nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde birleşen davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı- birleşen dosya davalısı vekili asıl dava dilekçesinde; tarafların 1993 yılında evlendiklerini, iki çocuklarının bulunduğunu, 2009 yılında davalının başka bir kadınla birlikteliğinin başladığını, bu tarihten sonra davacı ve çocuklarıyla ilgilenmemeye başladığını, davacının sabretmesine rağmen davalı tarafından 2011 yılının Nisan ayında evden kovulduğunu, davalının açtığı boşanma davasının reddedildiğini, davacının temizliğe giderek ve yakınlarının yardımıyla geçindiğini belirterek aylık 1.250,00 TL tedbir nafakasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı – birleşen dosya davacısı vekili birleşen dava dilekçesinde; tarafların 2011 yılı Nisan ayında ayrıldıklarını, müşterek çocukların baba yanında kaldıklarını, tüm ihtiyaçlarının müvekkili tarafından karşılandığını, davalının çalışmasına rağmen ayrılık tarihinden itibaren müşterek çocuk Doğukan’ın iaşesine katılmadığını belirterek müşterek çocuk için aylık 300,00 TL tedbir nafakasına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; davaların birleştirilmesinden sonraki 09/04/2015 tarihli hüküm celsesinde davacı vekili tarafından asıl davanın takip edilmemesi nedeniyle dosyadan tefriki ile HMK’nın 150. maddesi uyarınca yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına, birleşen dava yönünden davanın reddine, birleşen davada davalı Halime kendini bir vekil ile temsil ettirmediğinden lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı – birleşen dosya davalısı vekili tarafından birleşen dava yönünden vekalet ücreti takdir edilmemesi nedeniyle temyiz edilmiştir.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164. maddesi uyarınca; avukatlık ücreti, avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade etmektedir.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 168. maddesine göre hazırlanan karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2/1 maddesine göre; Bu tarifede yazılı avukatlık ücreti kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemler ücreti karşılığıdır, 5/1. maddesine göre ise hangi aşamada olursa olsun, dava ve icra takibini kabul eden avukat, tarife hükümleri ile belirlenen ücretin tamamına hak kazanır.
Somut olayda; 15/09/2014 tarihinde birleşen davanın açıldığı, birleşen dava dilekçesi tebliğ edilmeden dosya üzerinden 31/10/2014 tarihinde birleştirme kararı verildiği, birleşen dava dilekçesinin asıl dava kapsamında davacı Halime vekiline 23/12/2014 tarihinde tebliğ edildiği, belirtilen tarihten itibaren davaların birlikte görülmesine devam edildiği, davacı – birleşen dosya davalısı vekili tarafından birleşen dosya yönünden de davanın takip edildiği anlaşılmaktadır.
O halde birleşen tedbir nafakası davasının tamamen reddedilmesi nedeniyle kendini vekil ile temsil ettiren davacı – birleşen dosya davalısı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 1.500,00 TL vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, bu husus nazara alınmayarak vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru değilse de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 4. maddesinin hükümden çıkarılarak yerine “4- Davacı- birleşen dosya davalısı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 1.500,00 TL vekalet ücretinin birleşen dosya davacısından alınarak birleşen dosya davalısına verilmesine” maddesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.11.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.