Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/9514 E. 2015/15173 K. 06.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9514
KARAR NO : 2015/15173
KARAR TARİHİ : 06.10.2015

MAHKEMESİ : ELAZIĞ 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/05/2014
NUMARASI : 2006/256-2014/352

Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hüküm; davalı G.. D.. vekili ile davalı A.. K.. vasisi tarafından temyiz edilmiş, hükmün duruşmalı olarak incelenmesi davalı G.. D.. vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen 06.10.2015 tarihli duruşma Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dilekçesinde; Müvekkilinin, iki adet daireyi davalı G.. D..’in Elazığ ……. Noteri sıfatı ile düzenlemiş olduğu 09.05.1997 tarih ve …….. yevmiye nolu vekaletnamesine dayanarak satıcı N. K. vekili olan davalı İ.. G..’tan satın aldığını, ancak tapu maliki N. K. ‘nın Elazığ 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı tapu iptali ve tescil davada davalı noterin düzenlemiş olduğu vekaletnamenin sahte olduğunun anlaşılması üzerine müvekkilince satın alınan dairelerin tapusunun iptaline karar verildiğini, aynı olay nedeniyle Elazığ Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada da vekaletnamedeki parmak izinin tapu maliki N. K. ya ait olmadığının belirlenerek davalılar İ.. G.. ile A.. K..’nın cezalandırılmalarına karar verildiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 10.000 TL tazminatın ticari avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 26.12.2013 tarihli ıslah dilekçesiyle de talebini 101.500 TL ye yükseltmiştir.
Davalı G.. D.. vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığını, esas yönünden ise vekaletnamenin düzenlenmesini isteyen diğer davalıların ağır kusuru nedeniyle noter olan müvekkilinin sorumluluğunun ortadan kalktığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalılar İ.. G.. ve A.. K.., davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; “…Davacı, dava konusu taşınmazı, noterde düzenlenen sahte vekaletnameye göre vekil sıfatıyla hareket eden kişiden satın almıştır. Dava konusu parselin davacı adına olan kaydının iptaline sebep olan olay, noterde düzenlenen sahte vekaletname ve sonrasında bu vekaletnameyle yapılan devir işlemidir. Ceza dosyası ve mahkememizin 1999/307 Esas sayılı dosyası içeriğine göre, ceza dosyasında mahkumiyetlerine karar verilen A.. K.. ve İ.. G..’ın birlikte hareketle tapu maliki N. ‘nin kimlik bilgileriyle başka birini götürerek ve bu kişiyi N. K. olarak tanıtıp vekaletname düzenlenmesini sağladıkları, bu vekaletnameyle tapunun devredildiği görülmektedir. Noterde vekaletname düzenlendiği sırada vekalet veren kişinin gerçekte Nevziye Katı olup olmadığının işlemi yapan noterlikçe belirlendikten sonra işlemin tamamlanması gerekir iken, N. K. dışındaki kişinin bu kişi olarak kabul edilip vekaletname düzenlenmesinde davalı noterin sorumluluğunun bulunmadığından söz edilemez. Her ne kadar vekaletnamenin oluşturulmasında davalı dışındaki üçüncü kişilerin (A.. K.. ve İ.. G..) kusurlu eylemleri mevcut ise de, bu işlem sırasında taraf olmayan davacı V. Ç.’ın bu sonucun oluşmasında katkısı veya kusuru bulunmadığından, zararlandırıcı işlem ile oluşan sonuç arasındaki nedensellik bağının davacı tarafından kesildiği de ileri sürülemeyecektir. Zira davacı Veysi hakkında ceza mahkemesine açılan davada, beraatine karar verilmiş ve hüküm kesinleşmiştir. Her ne kadar beraat hükmü haksız fiil yönüyle davacı açısından mahkememizi bağlayıcı nitelikte değil ise de, davacının zararlandırıcı işlemde katkısının bulunduğu yönünde dosyada herhangi bir delil bulunmamaktadır. Dolayısıyla davacı bakımından zararın, açılan tapu iptal ve tescil davasında aleyhine verilen hükmün kesinleştiği tarihte (20/06/2005) oluştuğu anlaşılmaktadır.(…)Davalı noterin gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek zararının oluşumunda kusuru olduğu açık olmakla tazminattan sorumlu tutulmuştur. Diğer davalı A.. K.. ve İ.. G..’ın ise Ağır Ceza Mahkemesinin anılan kararı çerçevesinde kusurlu bulunduğu açık olduğundan tazminattan sorumlu tutulmuştur…” gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 88.000 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalılardan G.. D.. vekili ve davalı A.. K.. vasisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı taraf için takdir edilen 1.100 TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, 4.508.30 TL bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 06.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.