YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13180
KARAR NO : 2015/8512
KARAR TARİHİ : 13.05.2015
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/05/2014
NUMARASI : 2012/159-2014/243
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; davalının atık su abonesi olmadan su tüketimi gerçekleştirdiğinin davacı kurum kaçak su görevlilerince tespit edildiğini, davalının tahakkuk ettirilen borcu ödememesi nedeniyle icra takibine başlandığını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dilekçesinde; müvekkilinin fabrikasının bulunduğu yerin davacı Aski’nin yetki sınırları içinde bulunmadığını, … Belediyesinin 2008 yılında … Belediyesi bünyesine alındığını bu sebeple bu tarihten önce 2006 yılında Askinin bu belediye sınırları içerisinde kanalizasyon hattı yapmasının mümkün olmadığını, … Belediyesinin ortadan kaldırılmasından sonra davacının kendilerine tabi olunacağı yönünde ve yeni abonelik tesis edilmesi gerektiği yönünde hiçbir uyarı ve bilgilendirme yapmadığını, hesaplamanın hatalı olduğunu, kabul etmediklerini, o dönem için fabrikada çalışan işçi sayısının 40 olduğunu, buna rağmen tutanakta 60 çalışan olduğunun belirtildiğini ve bunun hesaplamaya esas alındığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davalı şirketin davacı idareye ait kanalizasyon sisteminin bulunduğu mahalde atık su aboneliği olmadan su tüketimi gerçekleştirdiği, buna dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibinde itirazın kısmen haksız olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı borçlunun 27.069,83 TL asıl alacak ve 594,05 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 27.663,88 TL alacak yönünden itirazının iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faiz üzerinden icra takibinin devamına, karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalının atık su aboneliği olmadan su tüketimi gerçekleştirmesi nedeniyle tahakkuk ettirilen borcunu ödememesi üzerine, hakkında yapılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
./..
HMK 266.maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir.
Somut olayda; mahkemece, dava konusu atık su bedelinin tespiti yönünden hukukçu bilirkişiden rapor alınmıştır. Hükme esas alınan raporu düzenleyen bilirkişi, dava konusu atık su bedeli hesabı konusunda rapor hazırlamaya ehil ve yeterli olmadığından, söz konusu bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm tesisi mümkün değildir. Uzman bilirkişi tarafından, dava konusu bedelin denetime elverişli bir şekilde hesaplanması gerekir.
Hal böyle olunca, mahkemece dava dosyasının, önceki bilirkişi dışında, atık su bedelinin hesabı konusunda uzman olan mühendis bir bilirkişiye verilerek, bilirkişiden davacı kurumun davalı taraftan isteyebileceği bedel hakkında, tahakkuk tarihlerinde yürürlükte bulunan ilgili mevzuat hükümlerine göre tereddüte yer vermeyecek, tarafların itirazlarını da karşılayacak şekilde, ayrıntılı ve açıklayıcı, hüküm kurmaya elverişli ve Yargıtay denetimine uygun bir rapor aldırılarak, varılacak sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme, soruşturma ve konusunda uzman olmayan bilirkişinin düzenlediği rapor esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bozma nedenine göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.