YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5829
KARAR NO : 2015/10468
KARAR TARİHİ : 08.06.2015
MAHKEMESİ : YALOVA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/01/2014
NUMARASI : 2013/664-2014/37
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı dava dilekçesi ile; hakkında Yalova 1. İcra Müdürlüğü’nün 2005/5582 Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleştiğini, maaşından dosya borcuna mahsuben 1/4 kesinti yapılmakta olduğunu, telefon borcunun olmadığını, …. numaralı telefonu kullanmadığını, telefonun alınmasına ilişkin belgelerdeki imzaların kendisine ait olmadığını, 2002 yılında elinde olmayan nedenlerle nüfus cüzdanının zayi olduğunu, bulan kişinin adına telefon hattını alıp kullandığını ve bedelini ödemediğini, ilgili hususta Yalova Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğunu, 2013/4156 sayılı kararla kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini ifade ederek, davalıya 3.713,00 TL borcu olmadığından takibin ve ferilerinin iptaline, icra dosyasına yatırılan paraların alacaklı- davalıya ödenmemesi ve üçüncü şahıslara temlik edilmemesi açısından uygun görülecek teminat karşılığında tedbir kararı verilmesine ve kötüniyetli davalının %20 tazminata hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, derdestlik itirazında bulunmuş, esasa ilişkin olarak da,…..numaralı telefon aboneliğine ait abone dosyası incelendiğinde davacının bizzat başvuruda bulunduğunun, nüfus cüzdan suretinin başvuru formuna eklendiğinin, başvuru formunda sadece davacı tarafından bilinebilecek anne kızlık soyadı v.s. bilgilerin yer alındığının ve formun davacı tarafından imzalandığının görüleceğini, icra takibine davacının itirazda bulunmadığını, başlatılan takibin kötüniyetli olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının talebi ile ilgili olarak Yalova 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/460 esasında 06.05.2013 tarihinde dava açtığı ve bu davada yargılamanın halen devam ettiği gerekçesi ile davanın derdestlik nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı Yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3.maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde, yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. 4077 sayılı Yasanın 23.maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Somut olayda, taraflar arasında abonelik sözleşmesinin bulunması halinde uyuşmazlık niteliği itibariyle Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kalacağından, davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Ancak, mahkemece, taraflar arasında abonelik sözleşmesinin kurulup kurulmadığı yönünde araştırma yapılmamıştır. Davacının davalı kurum ile arasında abonelik sözleşmesi bulunmadığı yönündeki beyanına karşın davalı tarafça sözleşmenin davacı tarafça imza edildiği iddia olunmuştur. Davaya genel mahkemede bakılmıştır.
Mahkemeler arasındaki görev ilişkisi kamu düzeni ile ilgili olduğundan ötürü, dava sonuçlanıncaya kadar re’sen dikkate alınır.
O halde mahkemece, Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2013/4156 soruşturma numaralı dosyası, Yalova 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/460 Esas sayılı dosyası ve abonelik sözleşmesinin aslı ve ekleri dosyaya celp edilerek, toplanan tüm delillerler birlikte değerlendirilmek sureti ile ve gerekirse sözleşmedeki imzanın aidiyeti hususunda bilirkişi incelemesi de yaptırılarak, taraflar arasında, abonelik sözleşmesinin kurulup kurulmadığı yönünde araştırma yapıldıktan sonra öncelikle görev konusunda karar verilmesi gerekirken, belirtilen konularda araştırma ve inceleme yapılmadan davanın derdestlik nedeni ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.