YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11277
KARAR NO : 2015/8612
KARAR TARİHİ : 14.05.2015
MAHKEMESİ : VİRANŞEHİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/03/2014
NUMARASI : 2013/260-2014/285
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin … nolu tarımsal sulama abonesi olduğunu, 20/12/2012 tarihinde kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini, tutanağın düzenleniş şeklinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin bu işleme itiraz ettiğini, davalının itiraza cevap vermediğini, kaçak elektrik nedeniyle müvekkiline 94.256,00 TL borç tahakkuk edildiğini, bu tespitin hatalı olduğunu, sulama abonesinin yılın belirli dönemlerinde çalışıp, belirli dönemlerinde kapatıldığını, bu nedenle 12 ay üzerinden hesap yapılmasının EPDK kurul kararlarına ve yönetmeliğe aykırı olduğunu, anılan fatura nedeniyle 1.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 10/03/2014 havale tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 83.197,71 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, düzenlenen tutanak ve tahakkuk ettirilen elektrik borcunun mevzuata uygun olduğunu, tahakkuk ettirilen bedelin davacıya tebliğ edildiğini, davacı tarafın sözkonusu borca yönelik yasal itiraz süresi olan son ödeme gününe kadar kurum nezdinde yapmış olduğu bir itirazın bulunmadığını beyanla davanın reddine hükmolunmasını talep etmiştir
Yerel mahkemece yapılan yargılama neticesinde; Davanın kabulü ile, davacının davalıya 19/12/2012 tarihli … seri numaralı kaçak tespit tutanağı ve 94.256,00 TL miktarlı kaçak elektrik bedeli nedeniyle 83.197,71 TL borçlu olmadığının tespitine hükmolunmuş; sözkonusu hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir
./..
4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa dayanılarak hazırlanan ve 25 Eylül 2002 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak 01.03.2003 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 13.maddesi hükmünde, gerçek veya tüzel kişiler tarafından, dağıtım sistemine ya da tesisata müdahale ederek, hiç ölçülmeden mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilmiş, 15. madde hükmünde de, kaçak ve usulsüz elektrik enerjisi kullanımına ilişkin tespit, süre, tüketim miktarı hesaplama, tahakkuk, ödeme yöntemleri ile diğer usul ve esasların dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından belirlenerek Kuruma sunulacağı ve kurul onayı ile uygulamaya konulacağı açıklanmıştır.
Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından, 1 Ocak 2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından uygulanacak “Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Kullanılması Durumunda Yapılacak İşlemlere İlişkin Usul ve Esaslar” hakkında 622 sayılı karar alınmıştır.
Yine anılan Yönetmeliğin 15.maddesinde; “Kaçak ve usulsüz elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak, a) Tespit, b) Süre, c) Tüketim miktarı hesaplama, d) Tahakkuk, e) Ödeme yöntemleri ile diğer usul ve esaslar, dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından belirlenerek, Kuruma sunulur ve Kurul onayı ile uygulamaya konulur” hükmü yer almaktadır. Yönetmeliğin 15.maddesine dayanılarak EPDK tarafından alınan 29/12/2005 tarih ve 622 sayılı kararda; kullanım yerine ait bağlantı anlaşmasının ve perakende satış sözleşmesinin veya her ikisinin de yapılmadığı yerler için, kaçak elektrik enerjisi kullanma süresi; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup, bu sürenin 12 ayı geçemeyeceği, doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu sürenin 90 gün alınacağı; müstakil trafolularda (müşteri veya müşteri olmayan) ölçü noktasına bakılmaksızın, besleme transformatör veya transformatörlerinin toplam kurulu gücünün kullanma faktörü olarak alınan 0.60 ile çarpımı sonucu bulunan değerin bağlantı gücü olarak kabul edileceği ve ortalama aylık çalışma saatine göre hesaplanacağı; ortalama aylık çalışma saatlerinin tarımsal sulama abonelerinde 400 saat olarak alınacağı ve müşteri olmayanlara çalışma saatlerinin %20 oranında artırılarak uygulanacağı açıklanmıştır.
Somut olayda, davalı çalışanları tarafından düzenlenen 19.12.2012 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağında, sayacın TC mühürlerinin sökülerek yerine sahte TC mühürlerinin takıldığı, ayrıca sayacın ana kartının değiştirildiği ve programla sayaca müdahale edildiği açıklanmış, bu tutanağa istinaden davalı tarafından kaçak elektrik tahakkuku yapılmıştır. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, parsel büyüklüğü, kaçak tespit yapılan tarihlerde ekili bitkinin türü ve bitki için gerekli sezon sulama süresi, tespit edilen kurulu dalgıç pompa gücü gibi zirai veriler dikkate alınarak kaçak elektrik bedeli hesaplanmıştır. Mahkemece alınan bu hesaplama şekli benimsenerek yazılı şekilde karar verilmiştir. Tutanak tarihinde davacının tarımsal sulama amaçlı kaçak elektrik kullandığı sabit olduğundan, Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve 622 Sayılı Kurul Kararı hükümlerine göre kaçak elektrik bedeli hesabı yapılması gerektiği, sulama sezonuna göre belirlenen çalışma saatleri esas alınarak hesaplanma yapılamayacağı kuşkusuzdur. Yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilemez.
./..
Hal böyle olunca, mahkemece öncelikle dosyanın önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kuruluna verilmesi, bilirkişi heyetinden davalı kurumun davacı taraftan isteyebileceği bedelin Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve 622 sayılı kurul kararı hükümlerine göre hesaplanması konusunda denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek hüküm kurulması yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.