Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/462 E. 2015/10596 K. 09.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/462
KARAR NO : 2015/10596
KARAR TARİHİ : 09.06.2015

MAHKEMESİ : BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/11/2014
NUMARASI : 2014/890-2014/458

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 09.06.2015 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden davacı vekili Av. M… Y… geldi. Karşı taraf davalı vekili Av. H… D… geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dilekçesinde, müvekkili olan davacı tarafından ,davalı aleyhine Bursa 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/607 Esas sayılı dosyasında TRT payından kaynaklı alacağın tahsili amacı ile kısmi alacak olarak 10.000 TL’nin tahsilinin talep edildiğini, yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verildiğini, davalı taraftan bakiye 229.098,86 TL alacaklarının olduğunu, bu alacağın tahsili için Bursa 2.İcra Müdürlüğünün 2012/4055 Esas sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalıya borcun ödenmesi için 13/09/2011 tarihli ihtar yazısı gönderildiğini, yazının 15/09/2011 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen ödemede bulunulmadığını, kısmi dava tarihi olan 29/09/2011 tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesi gerektiğini belirterek, itirazın iptali ile %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili savunmasında; Ankara 11.İdare Mahkemesinin 2007/938 esas sayılı dosyasına göre TRT payı ödeme mükellefiyetinin ürettiği elektrik enerjisini fatura düzenlemek suretiyle satan kuruluşa ve yani davacıya ait olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede davalının TRT payı ödeyeceği yönünde bir hüküm olmadığını, mevcut hükümlerin de bu yönde değerlendirilemeyeceğini, alınan bilirkişi raporlarının da bu yönde olduğunu, davacının kesmiş olduğu faturalarda TRT payının gösterilmemiş olmasının ve bu hususta davalıya hiçbir bildirimde bulunmaması nedeniyle davacıya fiyat avantajı sağladığını, bu sebeple geçmişe dönük olarak TRT payı talep edemeyeceğini, 29/09/2011 tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini, gönderilen yazının davacıyı temerrüde düşürmeyeceğini belirterek, davanın reddi ile %20 oranında haksız takip talebine hükmedilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; Davalının Bursa 2. İcra Müdürlüğünün 2013/4055 Esas sayılı dosyaya yapmış olduğu itirazının 183.629,00 TL asıl alacak, icra gideri, vekalet ücreti ile birlikte 183.629,00 TL asıl alacağa 04/04/2013 takip tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte iptaline, fazlaya ait istemin reddine, hüküm altına alınan alacak miktarının %20 si üzerinden hesaplanan 36.725,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,yasal şartlar oluşmadığından davalının haksız takip tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, verilen bu hüküm süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre,davalının tüm, davacının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, 6473 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 24. maddesinin C bendinde, KDV matrahına dahil olan unsurlar arasında faiz gelirlerine de yer verildiği görülmüştür.Bu yasal mevzuat karşısında, dava konusu olayda, avans faizinin KDV.’si ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekir. Dairemizin yerleşik kararları da bu yöndedir.
Öyle ise mahkemece, avans faizinin KDV.’si ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, bu yönde bir karar verilmemiş olması doğru değil ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının 1. bendinin 3. satırında yer alan “… avans faizi..” sözlerinden sonra gelmek üzere “…avans faizi + KDV ile birlikte…” sözlerinin yazılmak sureti ile hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 1.100 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.06.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.