YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/228
KARAR NO : 2015/10685
KARAR TARİHİ : 10.06.2015
MAHKEMESİ : SÖĞÜT ASLİYE HUKUK(AİLE) MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/10/2014
NUMARASI : 2014/247-2014/621
Taraflar arasındaki nafakanın artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı dava dilekçesinde; yoksulluk nafakasından başka bir gelirinin olmadığı, önceki dava dosyalarında da bu durumun sabit olduğunu, icradan yapılan kesintilerle eline 176,00 TL geçtiğini; bu miktarın, ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kaldığını ileri sürerek; aylık 200TL olan yoksulluk nafakasının 400 TL’ye çıkartılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; davacının maddi imkanlarının iyi olduğunu, kendisinin, emekli maaşı dışında gelirinin bulunmadığını, ikinci eşinden çocuklarının okula gittiğini, borçları nedeniyle üzerine kayıtlı evi sattığını, ikamet ettikleri evin ikinci eşine ait olduğunu, aylık 475,00 TL kredi borcu ödediğini belirterek; davanın reddine istemiştir.
Mahkemece; nafakanın niteliği, ekonomik göstergelerdeki değişim, önceki dava tarihinin 29.04.2013, iş bu davanın ise 12.05.2014 olmakla aradan geçen sürenin kısa olmadığı, nafaka alacaklısının ihtiyaçları ve nafaka yükümlüsünün gelir durumu dikkate alındığında, önceki nafaka takdirinde sağlanan dengenin korunması gerektiği gerekçeleriyle; davanın kabulü ile yoksulluk nafakasının artırılarak aylık 400TL’ye çıkartılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
TMK. nın 176/4. maddesine göre; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.
Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeye göre iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir. Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır.
Dosya kapsamından, tarafların 03.04.1998 tarihinde boşandıkları, boşanma ilamı ile davacı lehine 3.500.000Lira yoksulluk nafakasına hükmedildiği, aradan geçen sürede davacı tarafından nafakanın artırımı talepli beş(5) dava, davalı tarafından nafakanın kaldırılması talepli bir(1) dava açıldığı, en son nafaka davasının dava tarihinin 29.04.2013, karar tarihinin ise 13.06.2013 olup, aylık yoksulluk nafakasının 95TL’ den 200TL’ye artırımına ilişkin kararın 17.07.2013 tarihinde kesinleştiği, davacının ev hanımı olduğu, kirada oturduğu, davalının ise 900 ila 1.000TL emekli maaşının bulunduğu, evli olduğu, evli olduğu eşinden ilköğretime devam eden iki çocuğunun bulunduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda; tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında boşanma davasından sonra olağanüstü bir değişiklik olduğu ileri sürülmemiştir, nitekim dosya arasında bulunan, taraflar arasındaki önceki nafaka dava dosyalarında yapılan ekonomik sosyal durum araştırma tutanaklarıyla da değişiklik olmadığı sabittir.
O halde; yoksulluk nafakasının niteliği ve takdir edildiği tarih gözetilerek, nafakanın TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yüksek miktarda nafaka takdiri doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.