Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/7559 E. 2015/15458 K. 08.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7559
KARAR NO : 2015/15458
KARAR TARİHİ : 08.10.2015

MAHKEMESİ : ANKARA 3. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/03/2015
NUMARASI : 2014/1468-2015/172

Taraflar arasındaki iştirak nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının boşandıklarını ve müşterek küçük çocuk S. E. in velayetinin müvekkiline verildiğini, S. E. in lise son sınıf öğrencisi olduğunu, üniversiteye hazırlanıyor olması sebebi ile masraflarının arttığını, müşterek çocuk S.E. ‘in öğrenimine devam etmesi için aylık 800 TL iştirak nafakası bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; istenen nafaka miktarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile, müşterek çocuk Sena Elif için dava tarihinden geçerli olmak üzere takdiren aylık 750 TL iştirak nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili süresinde temyiz etmiştir.
TMK.’nın 182/2.maddesinde; velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorunda olduğu hükme bağlanmıştır.
Velayet kendisine tevdi edilmeyen taraf, ekonomik imkanları ölçüsünde müşterek çocuğunun giderlerine katılmakla yükümlüdür. Diğer taraftan, iştirak nafakası belirlenirken ana ve babanın ekonomik durumları gözönünde tutulmakla birlikte velayet hakkı kendisine tevdi olunmuş tarafın bu görev nedeniyle emeğinin ve yüklendiği sorumlulukların karşılığı olağan harcamaların da dikkate alınması zorunludur. Ne var ki, nafaka miktarının belirlenmesine esas alınması gereken giderlerinin makul sınırlar içinde kalmasına özen gösterilmesi ve velayet kendisine bırakılmayan tarafın ağır yükümlülüklere maruz bırakılmaması gerekmektedir.
Mahkemece, nafaka takdir edilirken; çocuğun yaşı, eğitimi ve ihtiyaçlarının yanında, ana-babanın gelir durumu da gözetilmeli ve nafaka yükümlüsünün (babanın) gelir durumu ile orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir nafakaya hükmedilmelidir.
Somut olayda dosyadaki bilgi ve belgelerden; tarafların Ankara 7. Aile Mahkemesinin 03.12.2013 tarih 2013/1578 Esas 2013/1561 Karar sayılı kararı ile boşandıkları, müşterek çocuk için iştirak nafakasına hükmedilmediği, kararın 18.12.2013 tarihinde kesinleştiği; müşterek çocuğun lise 12.sınıf öğrencisi olduğu, üniversiteye hazırlandığı; davacının emekli öğretmen olarak aylık 1.600 TL emekli maaşı aldığı; davalının ise, emekli askeri memur(albay) olup, aylık 5.000 TL geliri bulunduğu tespit edilmiştir.
Yukarıda izah olunan nedenlerle; somut davada, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, müşterek çocuğun yaşı, eğitim durumu, ihtiyaçları, ekonomik göstergelerdeki değişim ile nafaka yükümlüsünün (davalı babanın) gelir durumu nazara alındığında; hükmedilen iştirak nafakası miktarı fazla olup, TMK.4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bulunmamıştır. Mahkemece, hakkaniyete uygun bir nafakaya hükmedilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.