Danıştay Kararı 12. Daire 2021/7597 E. 2022/2144 K. 19.04.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/7597 E.  ,  2022/2144 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7597
Karar No : 2022/2144

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN TARAFLAR
1- DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …

2- DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … A.Ş.’nde çalışmakta iken özelleştirme sonrası 23/02/2006 tarihinde Devlet Personel Başkanlığına bildirilerek davalı idareye atanan davacının, 5473 sayılı Kanun uyarınca … tarih ve … sayılı Yüksek Planlama Kurulu kararı ile 01/01/2006 ve 01/07/2006 tarihlerinden geçerli olmak üzere getirilen ve sonraki yıllarda Yüksek Planlama Kurulu kararlarıyla güncellenen ek ödemelerin maaşına yansıtılarak ödenmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; Mahkemelerince daha önce verilen davanın reddine ilişkin kararın, Danıştay Onbirinci Dairesinin; 17/05/2017 tarih ve E:2016/5979, K:2017/4249 sayılı kararıyla; dava konusu işlemin, 01/07/2006 tarihinden geçerli olmak üzere verilen ek ödemeye ilişkin kısmı ile bu kısma yönelik tazminat istemi yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının onanması, 01/01/2006 tarihinden geçerli olmak üzere getirilen ek ödeme yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması üzerine, bozma kararına uyulmak suretiyle verilen kararın da Danıştay Onikinci Dairesinin 19/02/2020 tarih ve E:2019/5504, K:2020/1417 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyularak; davacının Devlet Personel Başkanlığına bildirildiği 23/02/2006 tarihinden önce yürürlüğe giren … tarih ve … sayılı Yüksek Planlama Kurulu kararı ile belirlenen ve 01/01/2006 tarihinden itibaren geçerli olan 40,00-TL lik ek ödemenin, sabitlenen nakil ücretine eklenmesi yönündeki talebin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı: öte yandan; hukuka aykırılığı saptanan dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı maddi kayıplarının Anayasa’nın 125. maddesi uyarınca davalı idarece ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, dava konusu, davacının Devlet Personel Başkanlığına bildirildiği 23/02/2006 tarihinden önce yürürlüğe giren … tarih ve … sayılı Yüksek Planlama Kurulu kararı ile belirlenen ve 01/01/2006 tarihinden itibaren geçerli olan 40,00-TL lik ek ödemenin, sabitlenen nakil ücretine eklenmesi yönündeki talebin reddine ilişkin işlemin iptaline, tazminat talebinin kabulü ile işlem dolayısıyla davacının yoksun kaldığı (01/01/2006-23/02/2006 tarihleri arası) mali haklarının dava tarihi olan 20/03/2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 3.110,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, İdare Mahkemesi kararının yoksun kaldığı (01/01/2006-23/02/2006 tarihleri arası) mali haklarının dava tarihi olan 20/03/2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesine ilişkin kısmı ile tarafına vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından; davacının dava konusu ek ödemeden, emsal personelin maaşıyla eşitleneceği tarihe kadar yararlanabileceği, davanın açıldığı tarihte davacının maaşı emsalleriyle eşitlendiğinden dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMASI :
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Ancak, temyize konu İdare Mahkemesi kararının davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi ile 3.110,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine ilişkin kısmına gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun’un 22. maddesiyle değişik “Temyiz İncelemesi Üzerine Verilecek Kararlar” başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa, Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Anılan Kanun maddesinin gerekçesinde; temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıkların da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.
Öte yandan, 2577 sayılı Kanun’un 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 323. maddesinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinde, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği hüküm altına alınmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun, “Avukatlık Ücreti” başlıklı 164. maddesinde; avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği, 168. maddesinin son fıkrasında; avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı kurala bağlanmıştır.
Bu durumda, davacının davayı avukat aracılığıyla açtığı ve takip ettiği, davanın da “iptal ve kabul” kararı ile davacı lehine sonuçlandığı, buna karşın temyize konu İdare Mahkemesi kararında; davanın reddine ilişkin hüküm kurulmadığı halde, kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre duruşmalı işlere ilişkin maktu vekalet ücreti olan 3.110,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Ancak, bu husus, 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, temyize konu kararın hüküm fıkrasının 18. maddesinde yer alan, “3.110,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine” şeklindeki ibarenin, “2.040,00 TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,” şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle, dava konusu, davacının Devlet Personel Başkanlığına bildirildiği 23/02/2006 tarihinden önce yürürlüğe giren … tarih ve … sayılı Yüksek Planlama Kurulu kararı ile belirlenen ve 01/01/2006 tarihinden itibaren geçerli olan 40,00-TL lik ek ödemenin, sabitlenen nakil ücretine eklenmesi yönündeki talebin reddine ilişkin işlemin iptali ve tazminat isteminin kabulü ile işlem dolayısıyla davacının yoksun kaldığı (01/01/2006-23/02/2006 tarihleri arası) mali haklarının dava tarihi olan 20/03/2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 18. maddesinde yer alan, “…-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine” şeklindeki ibarenin, “…-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine” şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.