Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2013/11726 E. 2015/38585 K. 12.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/11726
KARAR NO : 2015/38585
KARAR TARİHİ : 12.03.2015

MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak,

1- Yağma suçunun gece vakti, birden fazla kişi ile birlikte, silah kullanılarak işlendiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Yasanın 149. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (c) bendlerinin yanı sıra (h) bendi ile de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Yağma suçuna konu paranın rızaen mağdura iade edilmesine rağmen, suça konu cep telefonunun, kolluk görevlilerince sanık yakalanmak istenildiğinde, kolluk görevlilerini gören sanığın cep telefonunu bir aracın altına attığının görülmesi üzerine, atıldığı yerden alınarak mağdura iade edildiği, bu durumda paranın iadesinin kısmi iadeyi oluşturduğunun anlaşılması karşısında; mağdura kısmi iadeye rıza gösterip göstermediği sorularak, sonucuna göre sanık hakkında, 5237 sayılı Yasanın 168.maddesiyle uygulama yapılıp yapılmayacağının değerlendirilmesi gerekirken, etkin pişmanlık konusunda yazılı şekilde uygulama yapılması,
3-Sanık savunmanının aşamalardaki beyanlarında özetle: “…sanığın kendisinden önce abisinin vefat ettiğini, sanığın nüfusa kaydedilmeyerek ölen kardeşinin kimliği ile nüfusa devam ettiğini, bu nedenle gerçek yaşının gösterilen yaş olmadığını” beyan ettiği; 25.07.2008 tarihli oturumda tanık olarak dinlenen…’ın anlatımlarında: “… sanığı tanıdığını, köylüsü olduğunu, 1989 tarihinde sanığın babası …in bir çocuğu olduğunu ve adını .. koymuş olduklarını, o tarihten sonra …’ya geldiğini, bir sene kadar sonra sanığın babasının bir oğlu daha olduğunu, sorduğunda onun adını da …koyduklarını söylediğini, böylece huzurdaki sanık..in diğer ölen oğlunun kimliği ile devam ettiğini, sanığın 1990 yılı son aylarında doğduğunu tahmin ettiğini” beyan ettiği; yine aynı tarihli oturumda tanık olarak dinlenen …..’ın da anlatımlarında: “…sanıkla ve babasıyla köyde kapı komşusu olduklarını; 1989 yılında sanığın babasının bir oğlu olduğunu ve … isimli çocuğunun 2-3 aylıkken vefat ettiğini bildiğini; daha sonra huzurdaki sanığın doğduğunu ve babasının onun adını da … koyduğunu, bu nedenle huzurdaki sanığın ölen …’in yerine kaydedildiğini ve ondan tahminen 1 sene kadar sonra 1990 yıllarında doğduğunu bildiğini” beyan ettiği; dosya içerisinde mevcut … İlköğretim Okulu Müdürlüğünün 24.09.2009 tarihli yazısında, sanık …..’in 10.09.1996 tarihinde 1.sınıfa kaydolup 15.06.2004 tarihinde mezun olduğunun bildirildiği; dosya içerisinde mevcut bulunan .. Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 31.03.2008 tarihli sağlık kurulu raporunda, sanığın hâlen kemik yaşının 18 yaş ile uyumlu olduğunun bildirildiği; yine dosya içerisinde mevcut … Adli Tıp Kurumu 6.İhtisas Kurulunun 10.11.2008 tarihli raporunda da sanığın olay tarihinde 18 yaşı içerisinde olduğu ve 18 yaşını bitirmediğinin bildirildiğinin anlaşılması karşısında; her ne kadar sanığın idari yönden nüfusa kaydının yapılmasına ilişkin talebin …. İşleri Genel Müdürlüğünün 01.04.2010 kararı ile reddine karar verilmiş ise de, ceza yargılamasının amacının maddi gerçeği ortaya koymak olduğu, bu durumda mahkemece kolluk kuvvetleri marifetiyle sanığın ağabeyi …’in ölüp ölmediği konusunda gerekli araştırmanın yaptırılarak, ölmüşse dosyadaki diğer belgelerle birlikte … İşleri Genel Müdürlüğüne başvuruda bulunmak suretiyle, ağabey ….t’in idari yoldan ölümü tescil edildikten sonra sanık Muhammet’in dosyada mevcut raporlara göre tescili sağlandıktan sonra, uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık… savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle
isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 12.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.