Danıştay Kararı 12. Daire 2021/494 E. 2022/2146 K. 19.04.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/494 E.  ,  2022/2146 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/494
Karar No : 2022/2146

TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğü Haber ve Spor Dairesi Başkanlığı Spor Kanal Koordinatörlüğü emrinde sözleşmeli yapım ve yayın elemanı olarak görev yapan davacının, Yüksek Disiplin Kurulunun “sözleşmenin feshi cezası” ile cezalandırılması yönündeki kararın Genel Müdürlük makamı tarafından onaylanarak kesinleşmesi üzerine, hizmet sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesince verilen kararla; davacının bir sosyal paylaşım sitesinde mesai saatleri dışında, Kurumla ilgili olmayan ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nde ifadesini bulan düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında ve kuruma ait olmayan kendi şahsi bilgisayarında yer alan bir takım paylaşımlarının, Sözleşmeli Statüde İstihdam Edilen Personel Sözleşmesinin Eki Disiplin ve Görevden Uzaklaştırma Hükümleri’nin “Sözleşmenin Feshi” başlıklı 3. maddesinin (b) bendinin (24) alt bendinde yer alan “ideolojik veya siyasi amaçlarla Kurumun huzur, sükun ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrike teşvik etmek veya yardımda bulunmak” hükmü ile “Fiilin Karşılığında Ceza Bulunmaması Hali” başlıklı 19. maddesinde yer alan “Bu Disiplin ve Görevden Uzaklaştırma Hükümleri’nde sayılan ve disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibarıyla benzer hal ve fiillerde bulunanlara da aynı neviden disiplin cezası verilir.” hükmü kapsamında değerlendirilmesine olanak bulunmadığı, dolayısıyla Kurumla ve hizmetle ilgisinin olmadığı; anılan paylaşımlar nedeniyle davacının sözleşmenin feshi cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde Anayasa’ya, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’ne uyarlık bulunmadığı gibi; söz konusu fiil nedeniyle disiplin cezası verilmesi öngörülebilecek olsa dahi “sözleşmenin feshi cezasıyla cezalandırma” yolundaki işlemde hukukun genel ilkelerinden kabul edilen ölçülülük ve orantılılık ilkesine de uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının sosyal medya paylaşımlarının ve eylemlerinin Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunda Sözleşmeli Statüde İstihdam Edilen Personel Yönetmeliği’nin 11. maddesine de aykırı olduğundan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Uyuşmazlığın idari işlem çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği; Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunda Sözleşmeli Statüde İstihdam Edilen Personel Yönetmeliği’nin 51. maddesinin ikinci fıkrasında; Kurumun, gerekçe göstermek suretiyle sözleşmeyi tek taraflı olarak her zaman feshedebileceği hükmü uyarınca dava konusu işlem hukuka uygun olduğundan, temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğü Haber ve Spor Dairesi Başkanlığı Spor Kanal Koordinatörlüğü emrinde sözleşmeli yapım ve yayın elemanı olarak görev yapan davacının, bir sosyal paylaşım sitesinde (…) tarafına ait sayfada bir takım paylaşımlarda bulunarak yasadışı sokak gösterilerinde yönlendirmelerde bulunduğu iddiası ile hakkında yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen … tarih ve … sayılı soruşturma raporunda, söz konusu fiillerinin sübuta erdiğinden bahisle, davacıyla davalı Kurum arasında 31/12/2008 tarihinde imzalanan Sözleşmeli Statüde İstihdam Edilen Personel Sözleşmesinin Eki Disiplin ve Görevden Uzaklaştırma Hükümlerinin “Fiilin Karşılığında Disiplin Cezasının Olmaması” başlıklı 19. maddesi delaletiyle, “Disiplin Cezalarının çeşitleri” başlıklı 3. maddesinin (b) bendinin (24) alt bendinde sözleşmenin feshi cezasını gerektiren “İdeolojik veya siyasi amaçlarla….. Kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme…. Bunları tahrike teşvik etmek veya yardımda bulunmak” hükmü uyarınca sözleşmenin feshi cezası ile cezalandırılması teklif edilmiştir.
Bu teklif, TRT Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı kararıyla uygun görülmüş ve davacının sözleşmenin feshi cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı Oluru ile davacının sözleşmesi feshedilmiş ve bu işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında, “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, mali ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.” hükmü bulunmaktadır.
2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu’nun İstihdam şekilleri başlıklı 49. maddesinde, “Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumunun hizmetleri; memurlar, sözleşmeli personel ve geçici personel eliyle gördürülür.” hükmüne yer verilmiş; “Personelin Özlük Hakları” başlıklı 50. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinin dava konusu işlem tarihindeki halinde, “Sözleşmeli personel; Kurumda radyo-televizyon yayın, yapım, teknik ve bilişim hizmetlerini yürütmek ve sayısı 300’ü geçmemek üzere Kurumca yapılacak sınavla istihdam edilen, istihdama ve sözleşmeye ilişkin usul ve esasları Yönetim Kurulunca belirlenen personeldir…” hükmüne yer verilmiş; dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan “Personel işlemleri ve personel hizmet tanımları” başlıklı 56. maddesinde, “Türkiye Radyo Televizyon Kurumu personelinin işe alınmasındaki usul, şartlar, atanma, terfi, nakil, işe son verme, disiplin cezaları ve sicil ile ilgili konuları personel yönetmeliğinde düzenlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendine dayanılarak düzenlenen ve 24/09/2008 tarih ve 27007 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunda Sözleşmeli Statüde İstihdam Edilen Personel Yönetmeliği’nin “Sözleşmenin sona ermesi başlıklı” 51. maddesinin ikinci fıkrasında, “Kurum, gerekçe göstermek suretiyle sözleşmeyi tek taraflı olarak her zaman feshedebilir.” hükmüne; “Taraflarca sözleşmenin feshi” başlıklı 52. maddesinin üçüncü fıkrasında, “Hizmet sözleşmesi, Kurum personelinin; yazılı olarak müracaat etmek suretiyle görevden çekilme isteğinde bulunması ve kabul edilmesi, deneme süresi içinde başarısız olması, 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine göre işten çıkarılmayı gerektiren fiillerde bulunması hallerinde sona erer.” hükmüne; “Hüküm bulunmayan haller” başlıklı 65. maddesinde ise, “Sözleşmeli personel hakkında bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu, 2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu ve bu Kanunlar uyarınca çıkarılan diğer mevzuat hükümleri ile 17/2/1991 tarihli ve 20789 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Sözleşmeli Personel Yönetmeliğinin ilgili hükümleri uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda aktarılan mevzuatın değerlendirilmesinden, TRT Genel Müdürlüğü bünyesinde istihdam biçimlerinden birisinin de 2954 sayılı Kanun’un 50. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi kapsamındaki sözleşmeli personel olduğu, bu personelin hizmete alınma, nitelik, görev ve nakilleri, sorumlulukları, ücretleri ve diğer sosyal haklarının Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunda Sözleşmeli Statüde İstihdam Edilen Personel Yönetmeliğiyle düzenlendiği, anılan Yönetmelikte sözleşmeli personelin disiplin suç ve cezalarına yönelik düzenleme bulunmadığı; Yönetmeliğin 65. maddesinde ise, sözleşmeli personelle ilgili bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde 2954 sayılı Kanun ve bu Kanun uyarınca çıkarılan diğer mevzuat hükümlerinin uygulanacağı hükmünün yer aldığı görülmüştür.
Diğer taraftan; Danıştay kapatılan Onaltıncı Dairesi’nce itiraz yolu ile 2954 sayılı Kanun’un 56. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “disiplin cezaları” ibaresinin, Anayasa’nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu iddiasıyla Anayasa Mahkemesine yapılan başvurulması üzerine, Anayasa Mahkemesince verilen 14/06/2017 tarih ve E:2016/182, K:2017/11 sayılı kararla, 2954 sayılı Kanun’da disiplin suçları, disiplin cezalarının türleri, disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar, disiplin cezalarında zamanaşımı, karar verme süreleri, disiplin cezalarına itiraz, savunma hakkı, disiplin cezalarının uygulanma şekli ve disiplin cezalarının silinmesi biçimindeki disiplin hukukuna ilişkin hususlara dair herhangi bir düzenleme bulunmadığı gibi, disiplin cezalarıyla ilgili konuların yönetmelikle belirlenmesini öngören kuralda herhangi bir ölçüte de yer verilmediği, bu haliyle disiplin suç ve cezaları konusunda TRT personeli için getirilmiş kanuni bir güvence bulunmadığı, itiraz konusu kuralın, disiplin suç ve cezalarıyla ilgili genel ilkeleri ortaya koymadığı, çerçeveyi çizmediği, disiplin cezalarını ve cezaları gerektiren eylemleri genel hatlarıyla da olsa belirlemediği, disiplin cezaları ile ilgili konuların, düzenlenecek yönetmelikle belirlenmesini öngören itiraz konusu kuralın Anayasa’nın 38. maddesinde düzenlenen “suçta ve cezada kanunilik” ilkesi ile Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında hükme bağlanan “kanuni düzenleme” ilkesine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiş; iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihin, kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra olması uygun bulunmuş ve bu karar 29/06/2017 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak 29/06/2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararı gereği, 12/06/2019 tarih ve 30799 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7176 sayılı Kanun’un 3., 4. ve 5. maddeleri ile 2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu’na “Disiplin işlemleri ile disiplin amirleri” başlıklı 56/A maddesi, “Disiplin cezaları” başlıklı 56/B maddesi ve “Disiplin işlemlerinin uygulanma esasları” başlıklı 56/C maddesi eklenmiştir.
Uyuşmazlıkta, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunda Sözleşmeli Statüde İstihdam Edilen Personel Yönetmeliğinde disiplin suç ve cezalarına yönelik hüküm bulunmadığı; Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde ise 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu, 2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu ve bu Kanunlar uyarınca çıkarılan diğer mevzuat hükümlerinin uygulanacağı düzenlendiği halde; davacının, sözleşme ekinde yer alan; “Disiplin ve Görevden Uzaklaştırma Hükümleri” uyarınca sözleşmenin feshi disiplin cezası ile cezalandırıldığı ve bu cezanın onanarak kesinleşmesi üzerine sözleşmesi feshedilerek görevine son verildiği anlaşılmıştır.
Buna göre, 2954 sayılı Kanun’da TRT personeline uygulanacak disiplin suç ve cezalarına ilişkin temel düzenlemelerin kanunda belirlenmemiş olmasının Anayasa’ya aykırılık oluşturduğu; Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararı üzerine 7176 sayılı Kanun’un 3., 4. ve 5. maddeleri ile 2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu’na eklenen 56/B maddesinde öngörülen disiplin cezaları uygulanmakla birlikte; 56/C maddesinde, personele uygulanacak disiplin işlemlerinde bu Kanun’da hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanun’a atıf yapıldığı görüldüğünden, davacının 2954 sayılı Kanun kapsamında düzenlenmeyen disiplin suç ve cezaları hükümlerine göre cezalandırılması üzerine sözleşmesinin feshedilmesi işleminin hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, dava konusu sözleşmenin feshi işleminin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının gerekçesi yerinde bulunmamakta ise de, sözü edilen husus sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte bulunmamıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/04/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) – KARŞI OY :
Dosyanın incelenmesinden, TRT Genel Müdürlüğü Haber ve Spor Yayınları Daire Başkanlığında sözleşmeli yapım ve yayın elemanı olan davacının, sokak eylemlerini internet üzerinden teşvik ve yönlendirdiğinden bahisle hakkında yapılan soruşturma sonucu düzenlenen Soruşturma Raporunda; davacının sosyal medyadaki hesabından internet aracılığıyla yaptığı paylaşımlarda, “Kızılayı dağıttılar, Polis yalnız bulursa ateş açıyor, lütfen Ankara için direniş!!, “Kızılay-Tunalı hattı polis işgalinde…Pusu kurmuşlar, lütfen yayın bunu,” bu protesto sırasında bir magazin kamerası geldi soru sordu. Bende soru ile cevap verdim: Haber kanalınız nerede?”, “Ankara’da şu anda Başbakanlık civarında itfaiye araçları tomalara su dolduruyor. Dikkat edelim” “Direnankara” , … Cad…. gidin sağlık ekibi varmış, lütfen yayın zor durumdalar, avukat arkadaşlarımız doğru diyor. söylenecek tek şey var galiba “direngeziparkı” Allah kimseyi yarım saatte bir kürsüye çıkıp, ona buna tehdit mesajları gönderme acizliğinde bırakmasın, amin”, “bundan sonrakı hedef seçim barajını kaldırmak olmalı”…vb ifadelerini kullandığı ve sokak eylemlerine de aktif olarak katıldığı, “…” gerçek ismiyle bu hesaptan yayınlanan, paylaşılan yazı ve resimlerin herkese açık olduğu, davacının bu hususları ifadesinde de doğruladığından bahisle “Sözleşme Feshi Cezası” ile tecziyesine edilmesinin teklif edilmesi üzerine, bu teklif doğrultusunda … tarih ve … sayılı Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla davacının “sözleşme feshi cezası” ile cezalandırılmasına karar verildiği ve Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı Oluru ile davacının sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta, davacının Sözleşmeli Yapım ve Yayın Elemanı olarak görev yaptığı, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunda Sözleşmeli Statüde İstihdam Edilen Personel Yönetmeliğinde disiplin suç ve cezalarına yönelik hüküm bulunmadığı; Yönetmeliğin 65. Maddesinde; “…bu yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu, 2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu ve bu Kanunlar uyarınca çıkarılan diğer mevzuat hükümleri ile 17/2/1991 tarihli ve 20789 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Sözleşmeli Personel Yönetmeliğinin ilgili hükümleri uygulanır.” düzenlemesi bulunmakta olduğu görülmektedir.
Anayasa Mahkemesinin 29/06/2017 tarih ve 30109 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 14/06/2017 tarih ve E:2016/182, K:2017/111 sayılı kararıyla; 2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu’nun 56. maddesinin birinci fıkrasında yer alan; “… disiplin cezaları…” ibaresinin, Anayasa’nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline ve kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak 1 yıl sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Daha sonra, 12/06/2019 tarih ve 30799 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7176 sayılı Kanun’un 3., 4. ve 5. maddeleriyle 2954 sayılı Kanuna eklenen 56/A, 56/B ve 56/C maddeleri ile TRT Genel Müdürlüğünde görev yapan memur ve kadro karşılığı sözleşmeli personele uygulanacak disiplin cezalarına ilişkin düzenlemeler yeniden belirlenmiş olup; 56/C maddesinde ise; “Memur ve kadro karşılığı sözleşmeli personel hakkındaki disiplin işlemlerinde bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanunun Dördüncü Kısmının “Disiplin” başlıklı Yedinci Bölümünde yer alan hükümler uygulanır. Bu bölümde yer alan “Devlet memurluğundan çıkarma” cezasına ilişkin düzenlemeler “İşten çıkarma” cezası hakkında uygulanır…” hükmüne yer verilmiştir.
Anayasa Mahkemesince bir Kanun maddesinin iptal edilmesinden sonra yasama organınca yeni bir yasal düzenleme yapılırsa, uyuşmazlığın bu yeni düzenlemeye göre çözümlenmesi gerektiği aksi yaklaşımın, işlenen fiillerin cezasız kalması neticesini doğuracağı muhakkaktır.
Bakılan davada, davacının gerçek ismiyle sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımlarıyla, yasa dışı düzenlenen toplantı ve gösteriler sırasında kamu düzenini bozucu ve halkın mal ve can güvenliğini tehdit edici nitelikte ideolojik veya siyasi amaçla, bireyleri Devlet İdaresi ve güvenlik güçlerine karşı itaatsizlik, isyan ve direnişe sevk ettiği, ayrıca söz konusu yasadışı ve şiddet içerikli eylemlere bizzat katıldığı hususunun soruşturma raporu ve ekinde yer verilen davacı ifadesi,resim ve belgelerle sabit olduğu ortadadır. 2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu’na eklenen 56/C maddesinde, personele uygulanacak disiplin işlemlerinde bu Kanun’da hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanun’a atıf yapıldığından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin a fıkrasında yer alan ” İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak” devlet memurluğundan çıkarma cezası gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
İş bu değerlendirmeler kapsamında; davacının eyleminin anılan yasa kapsamında değerlendirilerek hizmet sözleşmesinin sonlandırılmasının hukuka aykırı olmadığı dolayısıyla dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında da hukuki isabet bulunmadığı gerekçesi ile temyiz isteminin kabulü ile bozma kararı verilmesi gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.