Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/598 E. , 2022/2138 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/598
Karar No : 2022/2138
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı – ANKARA
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Türk Silahlı Kuvvetlerinde subay statüsünde görev yapmakta iken Yüksek Askeri Şura Kararı uyarınca 18/02/1985 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilen davacının, 22/03/2011 tarih ve 27882 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu ile 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’na eklenen Geçici 32. madde hükümlerinden yararlanabilmek amacıyla yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açtığı davada, … İdare Mahkemesi … Dairesince verilen davanın reddine dair … tarih ve E:… K:… sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun Geçici 9. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi yoluyla kaldırılarak dava konusu işlemin iptali ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun Geçici 9. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülerek iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince, Anayasaya aykırılık iddiası yerinde görülmeyerek, 2577 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 9. maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla davacının kaldırılan Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin tarafsız ve bağımsız olmadığı iddiasıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde derdest herhangi bir başvurusunun olmadığı, bu durumda, 2577 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 9. madde uyarınca yargılamanın yenilenmesine hukuken olanak bulunmadığı, diğer taraftan davacının yargılamanın yenilenmesi dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerin hiçbirinin 2577 sayılı Kanun’un 53. maddesinde belirtilen yargılamanın yenilenmesi sebepleri arasında da olmadığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: … İdare Mahkemesi … Dairesince yapılan yargılamada 23/05/2011 tarihli iş göremezlik raporunun dikkate alınmadığı, hukuki uyuşmazlığın çözümü için önemi bulunan Anayasaya aykırılık iddiasının ilk derece mahkemesince karşılanmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasaya aykırılık iddiası yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Yargılanmanın yenilenmesi isteminin reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/04/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kararlara Karşı Başvuru Yolları” başlıklı Üçüncü Bölümünde yer alan “Yargılamanın yenilenmesi” başlıklı 53. maddenin birinci fıkrasında; “Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinden verilen kararlar hakkında, aşağıda yazılı sebepler dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi istenebilir.” kuralına yer verilmiş, “Yargılamanın yenilenmesi usulü” başlıklı 55. maddenin ikinci fıkrasında, “Karşı tarafın savunması alındıktan sonra istekler incelenir ve kanunda yazılı sebepler varsa davaya yeniden bakılarak karar verilir.” kuralı, üçüncü fıkrasında da,” Yargılamanın yenilenmesi (…) istemleri, kanunda yazılı sebeplere dayanmıyor ise, istemin reddine karar verilir.” kuralı yer almaktadır.
Yargılamanın yenilenmesi müessesesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kararlara Karşı Başvuru Yolları” başlıklı Üçüncü Bölümünde düzenlenmiş olan ve kesinleşmiş hükmün, yine hükmü veren Mahkeme tarafından ortadan kaldırılmasına ve uyuşmazlığın esasının tekrar incelenmesine imkân tanıyan bir kanun yoludur.
Anılan Kanun’da bu kurum, bir dava olarak nitelendirilmemiş, bahsedildiği gibi, kesinleşmiş olan mahkeme kararlarının, Kanun’da sayılan şartlar gerçekleştiği zaman yeniden incelenmesine imkan tanıyan bir “olağanüstü kanun yolu” olarak düzenlenmiştir. Yargılamanın yenilenmesi talebi üzerine Mahkemece öncelikle yeni bir yargılamaya gidilip gidilemeyeceğine dair bir inceleme/değerlendirme yapılarak ilgili uyuşmazlığın yeniden dava konusu edilebilmesine ilişkin koşulların varlığı veya yokluğu tespit edilmektedir.
Dolayısıyla, kesinleşmiş kararlara karşı bir başvuru yolu olan yargılamanın yenilenmesi başvurusu yeni bir dava olmayıp, başvuruya konu edilen kararın verildiği yargılamanın devamı niteliğindedir. Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi halinde başvuruya konu edilen kararın kesin hüküm niteliği devam etmektedir. Kesin hüküm niteliğindeki kararın değişmesi, bu istemin kabulü ile dava dosyasının yeniden ele alınıp uyuşmazlık hakkında eski karar kaldırılarak yeni bir karar verilmesi halinde mümkündür.
Bu kapsamda, Mahkemece, yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunan tarafça ileri sürülen sebepler yerinde bulunmayarak istemin reddedilmesi nedeniyle yeni bir yargılama sürecinin başlamasına gerek görülmediğinden, bir başka deyişle, bu aşamaya kadar olan süreç eski yargılamanın devamı niteliğinde olduğundan, karşı taraf lehine vekalet ücreti takdirine gerek bulunmamaktadır. Kanun hükmü gereği süresinde savunma sunulmuş olması da bu durumu değiştirmemektedir.
Bu duruma göre, idarî yargı yerince, koşulları oluşmadığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmesi halinde, vekil ile temsil edilen ve dosyaya süresinde savunma sunan taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği sonucuna varılmaktadır.
Bakılan davada, temyize konu İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasındaki, “A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 2.040,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine” ibaresinin “vekalet ücretine hükmedilmemesine” şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, İdare Mahkemesi kararının vekalet ücretine ilişkin kısmının düzeltilerek onanması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.