YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1015
KARAR NO : 2015/12704
KARAR TARİHİ : 07.09.2015
Mahkemesi : Ağır Ceza Mahkemesi
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Dosya içerisinde mevcut SGK hizmet döküm evrakı içeriğine göre; davacının tutuklu kaldığı sürece çalıştığı işyerinden aldığı ücretten herhangi bir kesinti yapılmadığının belirtilmiş olması karşısında, davacının herhangi bir gelir kaybı bulunmadığı ve buna ilişkin talebinin reddi yerine yazılı şekilde 1.086,64 TL gelir kaybına hükmedilmesi,
2- 29/05/1957 tarih ve 4-16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği üzere, ait olduğu davada hüküm altına alınması gereken vekalet ücreti, yargılama giderleri kapsamında olup bu hakkın asıl davadan bağımsız olarak dava konusu yapılamayacağı ve ceza davasında ödenmeyen vekalet ücretinin, maddi tazminat kapsamına dahil edilemeyeceği dikkate alındığında, 05.04.2013 tarihli serbest meslek makbuzundaki 4.000 TL vekalet ücreti bedelinden, beraat kararının verildiği tarihte geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, hükmedilmesi gereken 1.250 TL tutarındaki vekalet ücretinin mahsup edilmesi sonucu bulunan 2.750 TL vekalet ücreti tayini yerine, serbest meslek makbuzundaki 4.000 TL vekalet ücretinin maddi tazminat miktarına dahil edilmesi,
3- Maddi tazminat hesabına dahil edilen serbest meslek makbuzundaki vekalet ücreti bedeline ödeme tarihi olan 05.04.2013 tarihinden itibaren yasal faize hükmolunması gerekirken, tutuklama tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi,
4- Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacının tutuklu kaldığı süre dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının bu ölçülere uymayıp fazla tayini,
5- Dairemizce yapılan temyiz incelemeleri sırasında aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı olarak birden fazla davanın açıldığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı açılmış dava olup olmadığının ilgili birimlerden sorulup, Ulusal Yargı Ağı Sistemi (UYAP) üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.