YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/951
KARAR NO : 2015/12703
KARAR TARİHİ : 07.09.2015
Mahkemesi : Ağır Ceza Mahkemesi
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat davasının dayanağını teşkil eden beraat hükmünün verilmesinden itibaren kısa bir süre geçtikten sonra tazminat davasının açıldığı, davacı ile avukatı arasındaki vekalet ilişkisi gösteren vekaletin genel bir vekaletname olduğu, davacıya usulüne uygun olarak tebligat yapıldığı ve vekilin davacı tarafından azledildiğine dair bir azilnamenin dosyaya sunulmamış olduğu dikkate alındığında tebliğnamedeki bozma öneren görüşe iştirak edilmemiş, Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davası olan dava türünün gerekçeli karar başlığında 466 sayılı Kanun gereğince tazminat davası olarak yazılmış olması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiş, yasal faizin tutuklama tarihinden itibaren talep edilmesine rağmen kabul edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi ile manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı lehine bu ölçütlere uymayacak miktarda az manevi tazminata hükmolunması temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Tazminat davasının dayanağı olan ceza dosyasında davacının fiilen tutuklu kaldığı 251 gün için bu döneme ilişkin olarak… Bakanlığınca belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplanacak 5.495 TL’nin maddi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi gerekirken, tutuklu kalınan sürenin 252 gün olarak tespiti ile net asgari ücret miktarlarının daha yüksek olarak belirlenip bu miktarlara asgari geçim indirimi de ilave edilmesi suretiyle hesaplama yapan bilirkişi raporunun hükme esas alınması neticesinde maddi tazminatın fazla tayini,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden maddi tazminat miktarının 5.495 TL’ye indirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.