Danıştay Kararı 12. Daire 2022/149 E. 2022/2122 K. 19.04.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2022/149 E.  ,  2022/2122 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/149
Karar No : 2022/2122

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Ofisi Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av….
2- … Başkanlığı
VEKİLİ : Av…

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Bandırma Şube Müdürlüğünde … olarak görev yapmakta iken 16/05/2000 tarihinde emekliye sevk edilen davacının, hatalı yapılan intibak işleminin düzeltilmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin …tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada,…. İdare Mahkemesince davanın reddi yönünde verilen kararın, Danıştay Onbirinci Dairesinin 09/04/2014 tarih ve E:2010/4881, K:2014/1657 sayılı kararıyla onandığı; ancak, emsal nitelikteki bir başka uyuşmazlıkta ise … İdare Mahkemesinin … tarih ve E…, K… sayılı davanın reddi yönündeki kararının, anılan Dairenin 16/11/2011 tarih ve E:2009/4295, K:2011/5943 sayılı kararıyla bozulduğundan bahisle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 53. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca, kararın yargılamanın yenilenmesi yoluyla kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 53. maddesinde tahdidi olarak sayılan hallerin gerçekleşmesi durumunda, tarafların yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunabilecekleri ve esas kararı veren Mahkemece bu istemin görüşülerek karara bağlanacağının açık olduğu, bakılan davada; uyuşmazlığın niteliği, daha önce yapılan yargılama neticesinde verilen kararın gerekçesi, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkin davacının iddiaları ve yargılamanın yenilenmesi sebepleri birlikte değerlendirildiğinde, ilgili mevzuatta tahdidi olarak sayılan sebeplerin gerçekleşmediği gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine, söz konusu talebin reddine karar verilmesi sebebiyle davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilip hükmedilmeyeceği yönünden ise; yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmiş olsa da, bu süreçte ilgili dava dilekçesinin kendisine tebliğinden sonra süresi içinde vekili aracılığıyla savunma veren tarafça yapılan hukuki yardımın karşılıksız bırakılamayacağı, dolayısıyla, söz konusu taraf lehine, uyuşmazlığın çözümünde göstermiş olduğu emek ve çabaların karşılığı olarak vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak 1/2 oranında davalı idarelere verilmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yargılamanın yenilenmesi istemine dayanak teşkil eden Danıştay Onbirinci Dairesinin 16/11/2011 tarih ve E:2009/4295, K:2011/5943 sayılı kararıyla, iş bu dava kapsamındaki aynı Dairenin 09/04/2014 tarih ve E:2010/4881, K:2014/1657 sayılı kararları arasında çelişkinin bulunduğu, dolayısıyla tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir dava hakkında, aynı mahkeme yahut başka bir mahkeme tarafından önceki ilamın hükmüne aykırı bir karar verilmiş bulunması şartının gerçekleşmiş olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idarelerden …Genel Müdürlüğü tarafından; uyuşmazlıkta yargılamanın yenilenmesi için aranılan koşulların gerçekleşmediği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuş olup,… Başkanlığı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı istinaf isteminin görev yönünden reddi kararı üzerine Danıştay’a gönderilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle yargılamanın yenilenmesi isteminin reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin… tarih ve E…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/04/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Yargılamanın yenilenmesi müessesesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kararlara Karşı Başvuru Yolları” başlıklı Üçüncü Bölümünde düzenlenmiş olan ve kesinleşmiş hükmün, yine hükmü veren mahkeme tarafından ortadan kaldırılmasına ve uyuşmazlığın esasının tekrar incelenmesine imkân tanıyan bir kanun yoludur.
Anılan Kanun’da bu kurum, bir dava olarak nitelendirilmemiş, bahsedildiği gibi, kesinleşmiş olan mahkeme kararlarının, Kanun’da sayılan şartlar gerçekleştiği zaman yeniden incelenmesine imkan tanıyan bir “olağanüstü kanun yolu” olarak düzenlenmiştir. Yargılamanın yenilenmesi talebi üzerine mahkemece öncelikle yeni bir yargılamaya gidilip gidilemeyeceğine dair bir inceleme/değerlendirme yapılarak ilgili uyuşmazlığın yeniden dava konusu edilebilmesine ilişkin koşulların varlığı veya yokluğu tespit edilmektedir.
Bunun yanında, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 164. maddesinde vekâlet ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği, 168. maddenin son fıkrasında ise vekâlet ücretinin takdirinde hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı belirtilmiştir.
Diğer yandan, temyize konu İdare Mahkemesi kararının verildiği tarihte yürürlükte bulunan ve 02/01/2020 tarih ve 30996 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2020 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde, bu Tarifede yazılı avukatlık ücretinin kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemlerin karşılığı olduğu ifade edilmiş, hangi aşamada olursa olsun, dava ve icra takibini kabul eden avukatın bu ücretin tamamına hak kazanacağı kuralı getirilmiş; ancak, olağan ve olağanüstü kanun yollarında faydalanılan avukatlık hizmeti nedeniyle (duruşma yapılması hariç) vekâlet ücretine hükmedileceğine dair bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Yukarıda yer verilen düzenlemelerin ve ilgili Tarife hükümlerinin bir bütün olarak değerlendirilmesinden, bir davada haklı bulunan taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekâlet ücretine hükmedilebilmesi için avukatlık hizmetinin ilk derecede karar verilinceye kadar sunulmuş olması gerektiği, kanun yollarında verilen avukatlık hizmeti nedeniyle (duruşma yapılması hariç) vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği sonucuna varılmaktadır.
Bu kapsamda, Mahkemece, yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunan tarafça ileri sürülen sebepler yerinde bulunmayarak istemin reddedilmesi nedeniyle yeni bir yargılama sürecinin başlamasına gerek görülmediğinden, bir başka deyişle, bu aşamaya kadar olan süreç eski yargılamanın devamı niteliğinde olduğundan, karşı taraf lehine vekâlet ücreti takdirine gerek bulunmamaktadır. Kanun hükmü gereği süresinde savunma sunulmuş olması da bu durumu değiştirmemektedir.
Bu duruma göre, idarî yargı yerince, koşulları oluşmadığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmesi halinde, vekil ile temsil edilen ve dosyaya süresinde savunma sunan taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmeyeceği sonucuna varılmaktadır. Öte yandan, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü durumunda ise önceden verilen karar hükümsüz kalıp yeni bir karar verileceğinden avukatla temsil edilip haklı bulunan taraf lehine vekâlet ücretine hükmedileceği de tabiidir.
Bu itibarla, temyize konu kararın vekâlet ücretine hükmedilmesi yönünden bozulması gerektiği oyuyla, aksi yöndeki kararın bu kısmına katılmıyorum.