Danıştay Kararı 10. Daire 2017/1566 E. 2022/2202 K. 19.04.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2017/1566 E.  ,  2022/2202 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2017/1566
Karar No : 2022/2202

DAVACI : …

DAVALI : …Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN_KONUSU : 11/04/2017 tarih ve 30035 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Resmi İlân ve Reklâmlar ile Bunları Yayınlayacak Süreli Yayınlar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 6. maddesi ile 7. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ_İDDİALARI : Amasya ili, Merzifon ilçesinde yayınlanan …Gazetesinin imtiyaz sahibi olan davacı tarafından, yürürlüğe giren yeni Yönetmelik maddelerinin gereklerini yerine getirmek için çalışan, emek harcayan ve masraf yapan süreli yayınlara haksızlık yapıldığı, Yönetmelik hükümlerine uymayanlara üstü kapalı af getirildiği, geriye yönelik etki edecek şekilde düzenleme yapılamayacağı ileri sürülmektedir.

DAVALININ_SAVUNMASI : Davalı idarece, usule yönelik olarak dava dilekçesinde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3. maddesinin 2. fıkrasında öngörülen unsurların bulunmadığı ve davanın süresinde açılmadığı; esas yönünden ise, resmi ilan ve reklam yayınlama hakkı kazanacak ve bu haklarını devam ettirecek gazetelerin vasıflarını, münderecat (içerik), sayfa sayısı ve ölçüsü, kadro, fiili satış, en az yayın hayatı süresi ve uygun görülecek diğer yönlerden belirleme görev ve yetkisinin Basın İlan Kurumu Genel Kuruluna verildiği, bu itibarla dava konusu idari işlemin yetki ve şekil unsurları bakımından hukuka uygun olduğu, Resmi İlân ve Reklâmlar ile Bunları Yayınlayacak Süreli Yayınlar Yönetmeliği’nin ”Yayınlama Hakkı” başlıklı Geçici 1. maddesinin, Resmi İlân ve Reklâmlar ile Bunları Yayınlayacak Süreli Yayınlar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in dava konusu 6. maddesi ile değiştirilmeden önceki halinde yayınlama hakkının sona ermesinin öngörüldüğü, yayınlama hakkını sona erdiren durumlar Yönetmeliğin 27. maddesinde düzenlenmiş olduğundan, Yönetmelik insicamının sağlanması amacıyla Geçici 1. maddede değişikliğe gidildiği, dava konusu işlemin bu yönüyle konu ve maksat bakımından hukuka uygun olduğu, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : … (…)
DÜŞÜNCESİ : Dava; 11/4/2017 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Resmi İlân ve Reklâmlar ile Bunları Yayınlayacak Süreli Yayınlar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. ve 7. maddelerinin iptali istemiyle açılmıştır.
Resmî ilân ve reklâmların yayınlanacağı süreli yayınların vasıf ve ödevlerinin belirlenmesi ile resmî ilânların fikir ve içtihat farkı gözetilmeksizin aranan vasıfları taşıyan ve ödevleri yerine getiren süreli yayınlara dağıtımının sağlanması amaçlarıyla 195 sayılı Basın İlan Kurumu Teşkiline Dair Kanunun 34, 35, 36 ve 53 üncü maddelerine dayanılarak hazırlanan ve 5/10/2016 tarih ve 29848 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Resmi İlân ve Reklâmlar ile Bunları Yayınlayacak Süreli Yayınlar Yönetmeliğinin ”Yayınlama hakkının durması” başlıklı 19. maddesinde,”(1) Yayınlama hakkı, kazanılmasını ve devamını sağlayan şartlardan herhangi birinin ihlâli halinde, ihlâl süresince kendiliğinden durur. İhlâlin önceden ve zamanında tespit edilememiş olması, bu konuda işlem yapılmasına ve müeyyide uygulanmasına engel değildir.
(2) Yayınlama hakkının durduğu, muhtelif tetkik ya da kontrol kurulu raporlarının veya aylık beyannamelerin incelenmesi veya bunların soruşturulması ve araştırılması sonucu, görev alanlarına göre Kurum veya ilgili valilikler tarafından tespit olunarak karara bağlanır.
(3) Durma kararı, verildiği tarihi izleyen yedi iş günü içinde ilgili gazeteye gönderilir.” hükmü yer almış;
Aynı Yönetmeliğin ”Yayınlama hakkının sona ermesi” başlıklı 27. maddesinde ise; bu Yönetmelik kapsamında süreli yayınların resmi ilan ve reklam yayınlama haklarının hangi hallerde sona ereceği düzenlenmiştir.
05/10/2016 tarih ve 29848 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Resmi İlân ve Reklâmlar ile Bunları Yayınlayacak Süreli Yayınlar Yönetmeliğinin 1/1/2017 tarihinde yürürlüğe giren Geçici 1. maddesinin ”Bu Yönetmelik hükümleri yürürlüğe girmeden önce resmî ilân ve reklâm yayınlama hakkını haiz bulunan veya bu hakkı kazanabilmek için bekleme süresine tâbi tutulmuş olan süreli yayınların, bu Yönetmeliğin maddelerine ilişkin yürürlük tarihlerinde, yürürlüğe giren maddelerin gereklerini yerine getirememeleri halinde yayınlama hakları sona erer.” şeklinde düzenlenen hükmü; 11/4/2017 tarih ve 30035 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Resmi İlân ve Reklâmlar ile Bunları Yayınlayacak Süreli Yayınlar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin dava konusu 6. maddesi ile ”Resmî ilân ve reklâm yayınlama hakkını haiz bulunan veya bu hakkı kazanabilmek için bekleme süresine tâbi tutulmuş olan süreli yayınların, bu Yönetmelik hükümlerinin gereklerini yerine getirememeleri halinde yayınlama hakları durdurulur” şeklinde değiştirilmiş ve aynı Yönetmeliğin dava konusu 7. maddesi ile de geçici 1. maddede yapılan değişikliğin yürürlük tarihi ”1/1/2017” olarak belirlenmiştir.

Her ne kadar Yönetmeliğin geçici 1. maddesinin 1/1/2017 tarihinde uygulanmaya başlayan ilk halinde ilgili Yönetmeliğin yürürlüğe giren maddelerinin gereklerini yerine getiremeyen süreli yayınların yayınlama haklarının sona ereceği düzenlenmiş ise de; yayınlama hakkının hangi hallerde sona ereceğinin Yönetmeliğin 27. maddesinde sayıldığı; 19. madde ile de yayınlama hakkının kazanılmasını ve devamını sağlayan şartlardan herhangi birinin ihlâli halinde yayınlama hakkının durdurulmasının düzenlendiği dikkate alındığında; geçici 1. maddenin önceki düzenlemesinin, Yönetmeliğin geçici olmayan asıl maddeleri ile çeliştiği görülmektedir.
Bu durumda, davalı idarece Geçici 1. maddenin 11/4/2017 tarihli dava konusu düzenleme ile değiştirilmesinin ve bu değişikliğin geçici 1. maddenin önceki düzenlemedeki yürürlük tarihinden geçerli olacağının belirlenmesinin; Yönetmeliğin geçici maddesi ile asıl maddeleri arasında uygunluğu sağlamak amacıyla yapıldığı anlaşıldığından, söz konusu düzenlemelerde hizmet gereklerine ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
05/10/2016 tarih ve 29848 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Resmi İlân ve Reklâmlar ile Bunları Yayınlayacak Süreli Yayınlar Yönetmeliği’nin, 01/01/2017 tarihinde yürürlüğe giren Geçici 1. maddesinde, ”Bu Yönetmelik hükümleri yürürlüğe girmeden önce resmî ilân ve reklâm yayınlama hakkını haiz bulunan veya bu hakkı kazanabilmek için bekleme süresine tâbi tutulmuş olan süreli yayınların, bu Yönetmeliğin maddelerine ilişkin yürürlük tarihlerinde, yürürlüğe giren maddelerin gereklerini yerine getirememeleri halinde yayınlama hakları sona erer.” şeklinde düzenlenen hükmünün; 11/04/2017 tarih ve 30035 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Resmi İlân ve Reklâmlar ile Bunları Yayınlayacak Süreli Yayınlar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 6. maddesi ile ”Resmî ilân ve reklâm yayınlama hakkını haiz bulunan veya bu hakkı kazanabilmek için bekleme süresine tâbi tutulmuş olan süreli yayınların, bu Yönetmelik hükümlerinin gereklerini yerine getirememeleri halinde yayınlama hakları durdurulur.” şeklinde değiştirilmesi ve aynı Yönetmeliğin 7. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi ile geçici 1. maddenin yürürlük tarihinin 01/01/2017 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde belirlenmesi üzerine görülmekte olan dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı idare tarafından, dava dilekçesinde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3. maddesinin 2. fıkrasında öngörülen unsurların bulunmadığı ve davanın süresinde açılmadığı ileri sürülmektedir.
Öncelikle, davalı idarenin iddiasının aksine, dava dilekçesinde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3. maddesinin 2. fıkrasında öngörülen unsurların yer aldığı görülmektedir.
Ayrıca, davalı idare tarafından, davanın süresinde açılmadığı ileri sürülmüş ise de; iptali istenen düzenlemenin 11/04/2017 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlandığı dikkate alındığında, 2577 sayılı Kanun’un 7. maddesinin 4. fıkrası uyarınca ilan tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde 05/06/2017 tarihinde açılan davada, süre aşımı bulunmadığından, davalı idarenin bu itirazı da yerinde görülmemiştir.
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
05/10/2016 tarih ve 29848 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Resmi İlân ve Reklâmlar ile Bunları Yayınlayacak Süreli Yayınlar Yönetmeliği’nin, dava konusu düzenlemenin yayım tarihinde yürürlükte olan haliyle ”Yayınlama hakkının durması” başlıklı 19. maddesinde, ”(1) Yayınlama hakkı, kazanılmasını ve devamını sağlayan şartlardan herhangi birinin ihlâli halinde, ihlâl süresince kendiliğinden durur. İhlâlin önceden ve zamanında tespit edilememiş olması, bu konuda işlem yapılmasına ve müeyyide uygulanmasına engel değildir.
(2) Yayınlama hakkının durduğu, muhtelif tetkik ya da kontrol kurulu raporlarının veya aylık beyannamelerin incelenmesi veya bunların soruşturulması ve araştırılması sonucu, görev alanlarına göre Kurum veya ilgili valilikler tarafından tespit olunarak karara bağlanır.
(3) Durma kararı, verildiği tarihi izleyen yedi iş günü içinde ilgili gazeteye gönderilir.” hükmü ile yayınlama hakkının hangi hallerde durdurulacağı düzenlenmiş;
”Yayınlama hakkının sona ermesi” başlıklı 27. maddesinde, ise ”(1) Bu Yönetmelik kapsamında;
a) Durma kararı kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren altı ay içinde yayınlama hakkı yeniden devam edemeyen gazetelerin,
b) Kendi kusuru ya da giderilmesi kendi elinde bulunan sebeplerle, ramazan ve kurban bayramları dışında, yayınlarına bir takvim yılı içinde, birbiri ardına veya fasılalı olarak üç günden fazla ara veren gazetelerin,
c) Kanunla yetkili kılınmış mercilerce bir takvim yılı içinde altı aydan fazla süreyle yayını durdurulan gazetelerin,
ç) Bir takvim yılı içinde on beş sayısının basılı nüshasını görev alanlarına göre Kuruma veya valiliklere süresinde teslim etmeyen resmî ilân yayınlama hakkı durmuş veya bekleme süresine tâbi günlük gazetelerin,

d) Bir takvim yılı içinde altı sayısının basılı nüshasını görev alanlarına göre Kuruma veya valiliklere süresinde teslim etmeyen resmî ilân yayınlama hakkı durmuş veya bekleme süresine tâbi günlük olmayan gazetelerin,
e) Görev alanlarına göre Kuruma veya valiliklere teslim edilen basılı ve elektronik nüshaları gerçek dışı ve yanıltıcı olan veya gününde yayınlanmayan sayılarını sonradan basan süreli yayınların,
f) İsimlerini 57 nci maddede yer alan esas ve usûllere aykırı şekilde değiştiren süreli yayınların,
g) Engelleme fiilinin kesinleşmiş yargı kararı ile mahkûmiyete yol açtığı durumlarda kontrol kurullarının yaptığı denetimi engelleyen süreli yayınların,
ğ) Yayınına ara veren veya aynı takvim yılı içinde iki defadan fazla iki sayısını birleştiren veya ikiden fazla sayısını tek sayıda toplayan dergilerin,
h) Kurum veya valilikler nezdinde gerçekleştirdiği işlemler veya bu makamlara sunduğu beyan ve belgeler 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve özel ceza kanunları uyarınca suç teşkil eden süreli yayınların,
ı) Yayınlama hakkından feragat ettiğini yazılı olarak bildiren süreli yayınların,
resmî ilân ve reklâm yayınlama hakkı sona erer.” hükmüne yer verilerek, gazetelerin ve dergilerin (süreli yayınların) resmi ilan ve reklam yayınlama haklarının hangi hallerde sona ereceği düzenlenmiş bulunmaktadır.
Yönetmeliğin Dava Konusu Maddelerinin İncelenmesi:
05/10/2016 tarih ve 29848 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Resmi İlân ve Reklâmlar ile Bunları Yayınlayacak Süreli Yayınlar Yönetmeliği’nin, 01/01/2017 tarihinde yürürlüğe giren Geçici 1. maddesinin ilk halinde, ilgili Yönetmeliğin yürürlüğe giren maddelerinin gereklerini yerine getiremeyen süreli yayınların yayınlama haklarının sona ereceği düzenlenmiş ise de; yayınlama hakkının hangi hallerde sona ereceğinin Yönetmeliğin 27. maddesinde sayıldığı, Yönetmeliğin 19. maddesinde de, yayınlama hakkının kazanılmasını ve devamını sağlayan şartlardan herhangi birinin ihlâli halinde yayınlama hakkının kendiliğinden duracağının düzenlendiği dikkate alındığında; Geçici 1. maddenin dava konusu düzenleme öncesindeki hali ile Yönetmeliğin asıl maddelerinin çeliştiği, Yönetmeliğin dava konusu edilen 6. maddesinin bu çelişkinin giderilmesi amacıyla kabul edildiği, 7. maddesi ile de herhangi bir mağduriyete sebebiyet vermemek amacıyla söz konusu değişikliğin, değiştirilen maddenin yürürlük tarihinden itibaren geçerli olacağının düzenlendiği görülmektedir.
Bu durumda, Yönetmeliğin geçici maddesi ile asıl maddeleri arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla yapıldığı görülen dava konusu düzenlemelerde hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmamıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta işlemlerinde kullanılan … TL resmî posta parasının davacıdan tahsili için ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 19/04/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.