Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2012/15330 E. 2015/865 K. 21.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15330
KARAR NO : 2015/865
KARAR TARİHİ : 21.01.2015

MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ceza muhakemesinin asıl amacı maddi gerçeği ortaya çıkarmalıdır. Buna ulaştıracak araç ile delillerdir. Deliller; samimi açıklamalar, tanık beyanları, sanık ve tanıktan başka kişilerin açıklamaları, tutanaklar özel yazılı açıklamalar görüntü ve/veya ses kayıt eden açıklama ve belirtiler şeklinde ayrıma tabi tutulabilinir. Suç konusu ve/veya alet olayın parçası iken, olay yerinde kalan her türlü iz ve eser belirti delil olup, olayı temsil eden dolaylı delildir. Bütün isnat araçları delildir. Soyut olarak deliller eşdeğerdedir. Eylem veya eylemlerin bir suç olup olmadığının belirlenmesi için eylemin olup olmadığı kanıtların yorumu ile saptanır. Hakim hangi kanıtı nasıl yorumladığı ve sonuca ulaştığını gerekçede açıklar. Gerekçedeki mantıksal kronolojik dizi ise iddia, savunma, kanıtlar, kanıtların yorumu sabit kabul edilen eylem; ihlal edilen norm ve bunun yorumu ile ulaşılan sonuçla hüküm şeklinde olmalıdır.
Delil hukuku sıkı ispat kuralları kabul edilmiştir. Deliller zümresinde tanık, ceza muhakemesinde anlatımı önemli bir yer işgal etmektedir. Tanık olayın taraflarından olmayan ve olay ile ilgili olarak beş duyusu ile edindiği bilgileri açıklayan kimsedir.
Tanık gördüğünü, müşahede ettiği hususlar ve öğrendiği bilgileri açıklar. Tanık beyanının önemi gözlemlenen maddi vakaları bizzat açığa kavuşturabilirliğinden kaynaklanır.
Tanık bazen kendisinin veya yakınlarına menfaat sağlama, tehlikeyi önleme, bazen toplumsal etki, bazen de duyduğu veya gördüğü yanlış algılaması ve böylede inanması ile yanılgılı anlatımlarada yönelebilir. Hakim tecrübelerine dayanarak tanığın beyanlarının sağlamlığını değerlendirir bu özellik ise delil olarak sayılabilir.
Tanık olmak ile onun beyanına yüklenen ispat gücü farklıdır. Hakim ispat konusunda mantık kuralları ile de bağlıdır.
Somut olaya gelince;
Katılan … 14.07.2008 günü Cumhuriyet Savcılığına verdiği dilekçe ve alınan ifadesinde, sanığı daha önce bıçakla yaraladığını, bu olaydan sonra hakkında açılan davanın halen devam ettiğini, sanıkla aralarında husumet oluştuğunu ve mahalleden taşındığını, 01.07.2008 günü yeniden aynı mahalleye taşınması üzerine sanığın iki kez evine gelip “5.000 TL getirmez ise her türlü kötülüğü yapacağı, keseceği, vuracağı ve evini yakacağı” şeklinde tehditte bulunduğunu, eşi …, teyze oğlu … ve yakını …’nın olaya tanık olduğunu iddia ettiği,
Tanık…’nın 01.08.2008 günlü hazırlık ifadesi ile 02.07.2009 günü mahkemede alınan beyanında, katılanın iddialarını doğrulayıp, halasının oğlu olduğunu söylediği,
Soruşturma aşamasında ifadesi alınmayan tanık…’nin 08.10.2009 günü mahkemede alınan beyanında, eşi olan katılan evde bulunmadığı sırada gelen sanığın “buraya neden geldiniz, sizi yaşatmayacağım, çocuğunuzu yaşatmayacağım” şeklinde sözler söylediğini belirttikten sonra ifadesine müdahale eden ve “bizden para istiyor” diyen katılanın sözlerini de tekrarladığı,
Sanık …’ın aşamalarda ısrarla suçlamayı kabul etmediği, aralarında dava ve husumet bulunan katılanın iftira attığını savunduğu,
Dosya arasında mevcut … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2007/1206 esas ve 2009/668 karar sayılı ilam örneğine göre, suç tarihinin 25.06.2004, karar tarihinin 24.04.2009 olduğu, katılan …’nin sanık …’ı haksız tahrik altında ve bıçakla basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve 25 gün iş ve gücünden kalacak şekilde yaraladığının kabulü ile 765 sayılı TCK’nın 456/2, 457/1, 51/1, 59. maddeleri uyarınca sonuç olarak 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu açıklamalar ışığında; katılanın müracaatında adı geçen …’ın açık kimlik ve adres bilgilerinin, gereğinde katılandan da sorulup tespit edilerek olaya ilişkin ifadesi alınarak, tanıklar … ve … beyanlarına hangi nedenlerle itibar edilmediği açıklanıp tartışılmadan eksik inceleme ile yetinilerek yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 21.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.