YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18717
KARAR NO : 2015/11258
KARAR TARİHİ : 17.06.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL 17. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/06/2014
NUMARASI : 2012/91-2014/293
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı hakkında ödenmeyen elektrik faturaları ile bu tutara ait gecikme zammı ve gecikme zammına ait KDV ile birlikte İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün 2010/5598 Esas sayılı dosyası ile icra takibinde bulunulduğunu ve davalının itiraz ederek takibin durduğunu, 2.352,73 TL fatura bedeli olduğunu, bu nedenle davalının toplam 3.764,45 TL alacaklarına vaki itirazın iptaline, takibin devamına, %40 inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu elektrik borcunun H…, C…Ş…Sokak No:… P… Han No:… E…/ İstanbul adresindeki 1994 yılına ait sarfiyata ilişkin olduğunu, oysaki müvekkili şirketin bu adresten 27/06/1988 tarihinde ayrıldığını, müvekkilinin başkasının yaptığı elektrik sarfiyatından sorumlu tutulamayacağını ve borcun zamanaşımına uğradığını, ayrıca müvekkili şirketin Fatih adresindeki aboneliklerine ilişkin hiçbir borcu bulunmadığını, müvekkilinin bedelini ödemediği bir sarfiyat olmadığını, bu nedenle esas alacağın tamamen haksız olduğunu, talep edilen gecikme cezası ve KDV’nin de haksız olduğunu, davacı kurumun elektriği kesmediğini, başkaları tarafından elektriğin sarfiyatına göz yumduğunu, sorumluluklarını yerine getirmediğini, bu nedenle davanın reddine, kötü niyetli davacının %40 tazminata mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme tarafından ; davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; elektrik aboneliğinden kaynaklanan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Somut olayda; mahkeme tarafından davalının elektrik borcunun tahakkuk ettirildiği adresten, 1988 yılında taşındığı, dolayısıyla 1994 yılına ait sarfiyattan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle dava reddolunmuştur. Ancak dosyanın incelenmesinde davalının her ne kadar elektrik tahakkukunun gerçekleştiği tarihten önce taşındığı anlaşılsa da, dosya içeriğinden tahakkuk tarihinde o adrese ilişkin abonelik kayıtlarının kimin adına kayıtlı olduğu anlaşılamamaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Dairemizin istikrar kazanan uygulamasına göre, abonelik iptal edilmedikçe, o abonelik üzerinden tüketilen bedelden fiili kullanıcı ile birlikte o abone de sorumludur. Davalıya ait abonelik kaydı istenmemiştir. Mahkeme tarafından ilk önce elektrik borcunun tahakkuk ettirildiği ilgili adrese ilişkin abonelik kaydı istenilmelidir. Davalının aboneliği halen devam ediyorsa ya da davacının fiili kullanıcı olduğu tespit edilirse o zaman davalının sorumluluğu cihetine gidilebilir. Yine Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre elektrik aboneliğine ilişkin oluşan muarazada elektrik mühendisi bilirkişi yerine muhasebeci bilirkişiden rapor alınması da yerinde görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.