YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11668
KARAR NO : 2015/19118
KARAR TARİHİ : 30.11.2015
MAHKEMESİ : ADIYAMAN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/09/2012
NUMARASI : 2008/273-2012/673
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin A. Merkez A. köyü 1102 parsel nolu taşınmazı kadimden beri tarımsal amaçlı kullandığını, kadastro tespitinde dava konusu arazinin hazineye ait olduğu tespit edildiğini bunun üzerine davacının ecrimisil ücretini ödeyerek dava konusu araziyi kullandığını, dava konusu arazinin üzerinde 25-30 yıllık bağ ve fıstık ağaçlarının olduğunu, bu bağ ve fıstık ağaçlarının tamamının davacıya ait olduğunu, davalı hazinenin ağaç aralarına ot tohumları ektiğini belirterek, öncelikle mevsim itibariyle bağ ve ağaçlarda yapılması gereken budama,diplerinin çapalanması ve bakımı için davacıya yetki verilmesi, ecrimisil ödemek kaydıyla davacının taşınmazı kullanması hususunda yetki verilmesini, olmadığı takdirde bağ ve ağaçların bedellerinin yasal faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 17.07.2012 havale tarihli dilekçesi ile; davasını bilirkişi raporları doğrultusunda talebini 16.590 TL artırarak 32.590 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı hazine vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile, 32.590 TL maddi tazminatın, 16.000 TL’lik kısmına dava tarihinden 16.590 TL’lik kısmına ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Medeni Kanunun 722/1 maddesi hükmü gereğince; “Bir kimse kendi arazisindeki yapıda başkasının malzemesini ya da başkasının arazisindeki yapıda kendisinin ya da bir başkasının malzemesini kullanırsa, bu malzeme arazinin bütünleyici parçası olur.” 2. fıkra hükmüne göre de “arazinin maliki de rızası olmaksızın yapılan yapıda kullanılan malzemenin gideri yapıyı yaptırana ait olmak üzere sökülüp kaldırılmasını isteyebilir.” 723. maddesi gereğince ise; “malzeme sökülüp alınmaz ise, arazi maliki malzeme sahibine uygun bir tazminat ödemekle yükümlüdür. Yapıyı yaptıran malzeme sahibi iyiniyetli değilse, hakimin hükmedeceği miktar, bu malzemenin arazi maliki için taşıdığı en az değeri geçmeyebilir.”
Somut olayda; dava konusu taşınmazın 24.02.1988 tarihinde hükmen Hazine adına tescil edildiği, davacının ecrimisil ödemek suretiyle tasarrufta bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davacının iyiniyetinden söz edilemez. Davalı taraf, TMK.nun 722-729 maddeleri uyarınca asgari levazım bedelinden sorumludur.
Gerek öğreti ve gerekse uygulamada asgari levazım değerinin, tüm malzemenin işçilik ve bakım giderlerinin gözetilmeksizin, piyasadaki en düşük değerlerinden, dikim yılı veya yıllarına göre yıpranma payı düşüldükten sonra elde edilecek miktar şeklinde hesaplanacağı da benimsenmiş bulunmaktadır. Mahkemece, hükme esas alınan 02.05.2011 tarihli bilirkişi raporunda; bağ ve ağaçların dava tarihi itibariyle yaşları esas alınarak dikim tarihinden dava tarihindeki yaşlarına gelinceye kadar fidan bedeli dahil olmak üzere yapılan tüm masraf unsurları dikkate alınarak hesaplama yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.