YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11537
KARAR NO : 2016/783
KARAR TARİHİ : 21.01.2016
MAHKEMESİ : Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 11/02/2015
NUMARASI : 2014/362-2015/57
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davalı idare ile davalılardan M.. Ç.. vd. vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı idare vekili ile davalılardan M.. Ç.. vd. vekilince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir, Şöyle ki;
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre dava konusu taşınmaz mücavir alan sınırları içinde olup, çevresi yoğun yerleşim alanı olmamakla birlikte meskun mahal olduğu anlaşıldığından, Mahkemece taşınmaza yapı yapılması halinde belediye hizmletlerinden yararlanıp yararlanmayacağı sorulup taşınmazın arsa olup olmadığı tespit edilerek, taşınmazın arsa vasfında olduğu tespit edildiği takdirde,
Dava konusu taşınmaz mal arsa niteliğindedir. Kamulaştırma Kanunu’nun kıymet takdir esaslarını belirten ll.maddesinin 1. fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca arsaların değerinin kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur.
Bu itibarla, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tesbiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerekir.
Bilirkişi raporlarında bu yönteme uyulmadan değer biçilmiştir. Bu durumda taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare ile davalılardan M.. Ç.. vd. vekillerinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, hükmün açıklanan nedenlerle HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, davalılardan M.. Ç.. vd. peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, peşin alınan temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 21/01/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.