Danıştay Kararı 12. Daire 2021/8215 E. 2022/2065 K. 18.04.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/8215 E.  ,  2022/2065 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/8215
Karar No : 2022/2065

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Vergi denetmeni olarak görev yapmakta iken emekliye ayrılan davacı tarafından, 646 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca vergi denetmeni kadro unvanının kaldırılması üzerine, aynı Kanun Hükmünde Kararname ile ihdas edilen vergi müfettişi kadro unvanı için öngörülen ek gösterge ile makam ve görev tazminatından yararlandırılması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların 646 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği 10/07/2011 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 10/10/2019 tarih ve E:2018/5674, K.2019/7337 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na ekli (I) sayılı Ek Gösterge Cetvelinin “I. Genel İdare Hizmetleri Sınıfı” bölümünün (g) bendinde yer alan ” yeterlik sınavında başarılı olma ” koşulunu taşımayan davacının, anılan bentte vergi müfettişi kadro unvanı yönünden öngörülen ek göstergeden yararlandırılmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin, davacının vergi müfettişleri için uygulanan ek gösterge rakamından yararlandırılmamasına yönelik kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, kararın, davanın kabulüne ilişkin hüküm fıkralarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin korunmaya değer bir menfaati bulunmadığından, temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Usul hükümleri uyarınca, dava açmakta olduğu gibi kanun yoluna başvurmada da hukuki yarar bulunması; bir başka ifadeyle, kanun yoluna başvuran tarafın, kararın bozulmasında korunmaya değer bir menfaatinin bulunması gerekir.
Dosyanın incelenmesinden; İdare Mahkemesince verilen; dava konusu işlemin ek göstergeye ilişkin kısmının reddi, makam tazminatından 01/03/2012 tarihinden itibaren yararlandırılmış olması nedeniyle bu kısmı hakkında karar verilmesine yer olmadığı, makam tazminatına ilişkin tam yargı davasının 01/03/2012 tarihinden önceki döneme yönelik kısmının kabulü ile 10/07/2011 ile 01/03/2012 tarihleri arasında yoksun kaldığı makam tazminatı farklarının hesaplanarak başvuru tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki … tarih ve E:… , K:… sayılı kararın; “makam ve görev tazminatı ödemesinin başlangıç tarihine ilişkin kısmı ile ek göstergeye ilişkin davanın reddine” yönelik hüküm fıkrasının, Danıştay Onbirinci Dairesinin 27/12/2013 tarih ve E:2013/1931, K:2013/14619 sayılı kararı ile bozulması üzerine, İdare Mahkemesince bozma kararına uyulmak suretiyle verilen; davacının vergi müfettişleri için öngörülen ek gösterge rakamından yararlandırılmamasına ilişkin dava konusu işlemin iptali, davacının işlem sebebiyle yoksun kaldığı ek gösterge farklarının 01/03/2012 tarihinden itibaren hesaplanarak yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, 01/03/2012 tarihinden öncesine ilişkin ek gösterge farkı istemi yönünden davanın reddi, davanın 09/01/2012 tarihinden geriye doğru 60 gün içindeki ilk uygulama tarihi ile 01/03/2012 tarihleri arasındaki makam ve görev tazminatının ödenmesi istemine ilişkin kısmının kabulü ile bu dönem içerisinde yoksun kalınan makam ve görev tazminatı farklarının hesaplanarak dava tarihi olan 09/01/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi, 09/01/2012 tarihinden geriye doğru 60 gün içindeki ilk uygulama tarihinden öncesine ilişkin makam ve görev tazminatı istemi yönünden ise davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki … tarih ve E:… , K:… sayılı kararın, bu kez Danıştay Onikinci Dairesinin 10/10/2019 tarih ve E:2018/5674, K.2019/7337 sayılı kararıyla ek gösterge yönünden bozulması üzerine, temyize konu kararla; İdare Mahkemesince bozma kararına uyulmak suretiyle; davacının vergi müfettişleri için uygulanan ek gösterge rakamından yararlandırılmamasına yönelik kısmı yönünden davanın reddine karar verildiği; söz konusu kararda davalı idare aleyhine hüküm kurulmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, temyizen incelenerek bozulması istenilen kararda davalı idare aleyhine herhangi bir hüküm kurulmadığı; başka bir anlatımla, temyize konu kararın bozulmasında, davalı idarenin korunması gereken hukuki bir yararının bulunmadığı dikkate alındığında, temyiz isteminin esasının incelenmesine olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. Temyiz giderinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.