YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/20634
KARAR NO : 2015/17437
KARAR TARİHİ : 05.11.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL 10. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/07/2014
NUMARASI : 2012/547-2014/362
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün , süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içeribindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı Bakırköy 3 İcra Müdürlüğünün 2009/8187 E sayılı, Bakırköy 6 İcra Müdürlüğünün 2009/669 E. sayılı dosyası ile, Bakırköy 10.İcra Müdürlüğünün 2009/889 ve 25909 E. sayılı dosyaları ile hakkında icra takipleri yapıldığını, 30/06/2011 tarihinde yürürlüğe giren af yasasından yararlanarak, borcunu taksitlendirdiğini, sayacını halen mühürlü olarak kullandığını, borcunu taksitlendirmekle beraber, davalı idareye, icra takipleri ile talep edilen tutarda borçlu olmaması nedeni ile, iş bu davayı açmak zorunda kaldığını beyanla, davalıya talep edilen tutarda borçlu olmadığının ve elektrik kullanım miktarının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin tacir olduğunu, TTK’nın 19/2.maddesi uyarınca; taraflardan biri için ticari iş mahiyetinde olan bir faaliyetin, diğeri için de ticari iş sayılacağını, bu nedenle davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini belirterek, görev itirazında bulunmuş, esasa ilişkin olarak da; davacının adresinde; kuruma kaydı olmayan alt kapağı mühürsüz ve sözleşmesiz sayaçtan elektrik kullandığını, bu nedenle davacı hakkında kaçak elektrik işlemi yapıldığını, davacının borcunu ödememesi üzerine, dava dilekçesinde belirtilen icra takiplerinin yapıldığını, davacı borçlu hakkında ayrıca Bakırköy 7.İcra Müdürlüğünün 2011/4498 E. sayılı, İstanbul 8.İcra Müdürlüğünün 2012/13329 E. sayılı , İstanbul 25.İcra Müdürlüğünün 2006/5613 E. sayılı ve İstanbul 28.İcra Müdürlüğünün 2006/5876 E. sayılı dosyaları ile de icra takipleri yapıldığını, davacının kötü niyetli olarak bu davayı açtığını bildirerek, davanın reddi ile, müvekkili lehine davacının % 40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davanın KISMEN KABULÜ ile; davacının; Bakırköy 3.İcra Müdürlüğünün 2009/8187 E.sayılı dosyası ile ilgili menfi tespit talebinin reddine; davacının; Bakırköy 6.İcra Müdürlüğünün 2009/669 E. sayılı dosyasında; asıl alacak olarak davalıya 419,61 TL BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE; Davacının, Bakırköy 10.İcra Müdürlüğünün 2009/889 E.sayılı dosyasında; asıl alacak olarak davalıya 2.389,85 TL BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE;
Davacının, Bakırköy 10 İcra.Müdürlüğünün 2009/25909 E.sayılı dosyasında davalıya 260,94 TL BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE;( Dava konusu icra takipleri ile davacıdan gecikme faizi ve KDV ile birlikte toplam 14.464,84 TL alacak talep edilmiş olup, davacı; toplam alacak talebine göre 6.701,95 TL borçlu değildir.).Davacının, Bakırköy 3.İcra Müdürlüğünün 2009/8187 E. sayılı dosyası ile yapılan takip dışındaki dava konusu icra takipleri yönünden fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, karar verilmiş; sözkonusu karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
6100 sayılı HMK’nun 281.maddesinde; tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır.
Somut olayda; mahkemece, bilgisine başvurulan bilirkişi tarafından düzenlenen 21/11/2013 tarihli bilirkişi raporunda: davacının söz konusu icra takipleri nedeni ile, asıl alacak, gecikme faizi ve KDV dahil olmak üzere toplam 3.245,12 TL borçlu olduğu hesaplanmıştır. Bu raporun yeterli görülmemesi üzerine alınan 11/05/2014 tarihli bilirkişi raporunda: Davacının; dava konusu icra takipleri nedeni ile davalı şirkete asıl alacak olarak toplam 7.568,18 TL borçlu olduğu hesaplanmış ve bu ikinci rapor mahkemece hükme esas alınmıştır. 21.11.2013 tarihli bilirkişi raporu ile hükme esas alınan 11.05.2014 günlü bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için üç kişiden oluşan heyetten yeni bir rapor alınması gerektiği kuşkusuzdur. Ne var ki; mahkemece bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden ve raporlara ilişkin itirazlar karşılanmadan hüküm verilmiştir.
O halde, mahkemece; dosyanın aralarında elektrik mühendisi ve mali müşavirin de bulunduğu bilirkişilerden oluşturulacak yeni bir bilirkişi kuruluna verilmesi, sonradan alınan ve farklı sonuçlar içeren ikinci raporla ilk rapor arasındaki çelişkinin, tahakkuk döneminde yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine göre hesaplanarak giderilmesi, davalının bilirkişi raporlarına karşı itirazlarını da karşılanması konusunda rapor alınıp, hasıl olacak sonuç dairesinde hüküm tesis edilmesi gerekirken; eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı bulunmuş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.