Danıştay Kararı 10. Daire 2021/6153 E. 2022/2138 K. 18.04.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/6153 E.  ,  2022/2138 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/6153
Karar No : 2022/2138

KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_ÖZETİ : Danıştay Onuncu Dairesince verilen 24/02/2021 tarih ve E:2016/3528, K:2021/716 sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesine karar verilmesi istenilmektedir.

SAVUNMANIN_ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin gerekçe eklenmek suretiyle reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği görüşüldü:
Kural olarak idare, yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan ve idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlüdür. İdarenin hukuki sorumluluğu sadece kusur esasına, hizmet kusuru teorisine dayanmamakta, idare kusur koşulu aranmadan da objektif (kusursuz) sorumluluk ilkesi uyarınca sorumlu sayılabilmektedir.
Kusursuz sorumluluk, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Başka bir anlatımla idare, yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen, özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminle yükümlüdür.
Kusursuz sorumluluk sebeplerinden olan “kamu külfetleri karşısında eşitlik” ya da diğer adıyla “fedakârlığın denkleştirilmesi” ilkesi, nimetlerinden tüm toplum tarafından yararlanılan idarenin eylem ve işlemlerinden doğan külfetlerin, sadece belli kişi veya kişilerin üstünde kalması durumunda, bu kişi veya kişilerin uğradığı zararların, kusuru olmasa dahi idarece tazminini öngörmektedir. Risk sorumluluğundan farklı olarak burada, kazalardan kaynaklanmayan, diğer bir deyişle arızi nitelikte olmayan, önceden öngörülebilen zararların tazmini söz konusudur. İdari faaliyetin doğal sonucu olan bu zarar, etki alanı bakımından sınırlı, özel ve olağan dışı nitelik arz etmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, Çorum ili, Merkez ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazda yer alan davacıya ait … nolu bağımsız bölümün, Çorum-Osmancık Köprülü Kavşak yapımı sonucu değer kaybettiğinden bahisle, uğranılan zarar karşılığı 15.000,00 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, … İdare Mahkemesince, Danıştay Onuncu Dairesinin 28/06/2013 tarih ve E:2010/2049, K:2013/5683 sayılı bozma kararına uyularak, meydana gelen zarardan idarenin hizmet kusuru ilkesi kapsamında sorumlu olduğu kabul edildikten sonra yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verildiği, anılan karara karşı taraflarca yapılan temyiz başvurusu üzerine kararın, tazminatın hesaplanma yöntemi yönünden eksik incelemeye dayandığı gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği görülmektedir.
İdare Mahkemesince, her ne kadar meydana gelen zararın idarenin kusurlu eyleminden kaynaklandığı belirtilmiş ise de, aynı bölgede bulunan … parsel sayılı taşınmazın maliki tarafından, taşınmazında oluşan değer kaybı ve kira kaybının tazmini istemiyle açılan davada; meydana geldiği ileri sürülen zarardan idarenin kusursuz sorumluluk ilkesi kapsamında sorumlu olduğu kabul edilerek, bu kapsamda yapılan değerlendirme sonucu Mahkemece davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verilen kararın değer kaybının tazmini istemi yönünden davanın kabulüne ilişkin kısmının, Dairemizin 24/02/2021 tarih ve E:2019/369 K:2021/718 sayılı kararıyla onandığı ve davacının karar düzeltme isteminin de Dairemizin 18/04/2022 tarih ve E:2021/6261, K:2022/2137 sayılı kararıyla reddi üzerine kesinleştiği dikkate alındığında, İdare Mahkemesince, kararın düzeltilmesi istemine konu Dairemizin bozma kararı üzerine yeniden yapılacak yargılamada bozma kararına uyulduğu takdirde, uğranıldığı ileri sürülen zarardan davalı idarenin kusursuz sorumluluk ilkesi kapsamında sorumlu olduğu kabul edilerek, bozma kararında yer alan diğer gerekçeler de dikkate alınmak suretiyle bir karar verilmesi gerekmektedir.
Danıştay dava daireleri ile İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarının temyiz üzerine verilen kararları hakkında, ancak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmaya devam edilen) 54. maddesinde yazılı nedenlerle kararın düzeltilmesi istenebilir. Kararın düzeltilmesi dilekçesinde öne sürülen hususlar ise, anılan maddede yazılı nedenlerden hiçbirine uymamaktadır.
Bu nedenle, karar düzeltme isteminin yukarıda belirtilen gerekçe ile reddine, 18/04/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.