Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2014/15450 E. 2015/11275 K. 17.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15450
KARAR NO : 2015/11275
KARAR TARİHİ : 17.06.2015

MAHKEMESİ : SALİHLİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/04/2014
NUMARASI : 2013/458-2014/208

Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin davalının noter olarak görev yaptığı Salihli 3.Noterliğinin 27 Temmuz 2012 tarih ve … yevmiye sayılı kati satış sözleşmesi ile kendisini vekil tayin ettiği E.. Ç..’in vekaleten yaptığı işlem ile….. plaka sayılı aracı maliki olan K.. Ç…’dan 12.250,00 TL bedel karşılığı satın aldığını, müvekkilinin, aracın kendisine gerçek malik tarafından değil, malik K.. Ç.. adına düzenlenen sahte kimlik ile kimliği belirlenemeyen şahıs tarafından satış yapıldığını , gerçek malik tarafından başlatılan soruşturma neticesinde öğrendiğini, olayın aslının, aracı gerçek malikinden kiralayan faili meçhul bayanın da araç maliki adına kendi fotoğrafının yapıştırıldığı sahte kimlik ile satışı gerçekleştiğinin belirlendiğini, araç malikinin gerçek kimliği ile satış sırasında noterde kullanılan sahte kimlikteki bilgilerin bağdaşmadığını, müvekkilinin uğradığı zarar ile davalı noter tarafından yapılan işlemde, gerekli özen görevini yerine getirmemesi nedeniyle, uygun nedensellik bağının mevcut olduğunu, zararın davalının eyleminden kaynaklandığını ileri sürerek, müvekkilinin uğradığı 12.250,00 TL zararın 27.07.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dilekçesinde; davacının haksız fiil mağduru olarak, birinci derecede asli failden zararının giderilmesini isteme hakkında sahipken, objektif sorumlu olduğunu iddia ettiği müvekkiline yönelmesinin hakkın kötüye kullanılması anlamına geldiğini, bu anlamda müvekkilinin taraf sıfatının bulunmadığını, davanın öncelikle husumet yönünden reddine karar verilmesini, iddia olunan zarardan dolayı müvekkilinin kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince bile sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, zararın sahte evrak tanzim eden şahsın fiilleriyle meydana geldiğini, davaya konu olay nedeniyle müvekkili hakkında kovuşturma izni verilmediğini, müvekkiline izafe edilebilecek hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, noter personeline ibraz edilen kimlikle internetteki kimlik bilgilerinin birbirini tuttuğunu, noter yardımcısı veya noterin kusurlu bir işlemi olmadığını, haksız fiil failinin eyleminin, noterin davranışı ile zarar arasındaki illiyet bağını kestiğini, zarar gören şahsın ağır kusurunun da illiyet bağını kestiğini, davacının piyasa değerinin çok altında bir fiyata dava konusu aracı satın aldığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; ”…davalı notere sunulan kimliğin sahte olduğu, sahte evrakları düzenleyen ve ilgili noterliğe sunan dava dışı kişilerin söz konusu evrakları başkasına ait aracı satmak suretiyle haksız kazanç sağlama saikiyle tanzim ettikleri ve amaçlarına ulaşmak için de noterlik makamını kullandıkları, eylemleri nedeniyle ceza mahkemesinde yargılanarak mahkumiyetlerine karar verildiği dikkate alındığında davalı noterin zararın meydana gelmesinde ağır kusurunun ispat edilemediği, noterlerin sorumluluğu kusursuz sorumluluk esasına dayalı ise de sınırsız sorumluluk anlamına gelmeyeceği, üçüncü kişilerin ağır kusurları ile sebebiyet verdikleri zararlarda noterlerin sorumlulukları arasındaki illiyet bağını kesmiş olduğu, sonradan işleme konu belgenin sahte olduğunun, aracın çalıntı olduğunun anlaşılmasının noterin sorumlu tutulmasını mümkün kılınmadığı” gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davada, davalı noter tarafından düzenlenen 27.07.2012 tarihli araç satış sözleşmesinde, satıcı konumunda olan kişinin sahte kimlikle satış yapılması nedeniyle uğranılan zarar bedeli talep edilmektedir.
Olay nedeniyle, dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından yapılan yargılama sonucunda, sanık olarak yargılanan haksız fiil faili Ö… S… ve H…C…’un Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 12.12.2013 tarih ve 2013/256 Esas 2013/368 Karar sayılı kararı ile resmi belgede sahtecilik suçundan 4 yıl 6 ay hapis , dolandırıcılık suçundan 3 yıl hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği görülmüştür.
1512 Sayılı Noterlik Kanunu’nun 1.maddesi gereğince; “Noterlik bir kamu hizmetidir. Noterler Hukuki güvenliği sağlamak ve anlaşmazlıkları önlemek için belgelendirir.” Aynı yasanın 72/3 maddesi gereğince; “Noter; iş yaptıracak kişilerin kimlik adres ve yeteneğini ve gerçek isteklerini tamamen öğrenmekle yükümlüdür.”
Yine aynı yasanın 162. maddesine göre, ”Noterler bir işin yapılmamasından veya hatalı yahut eksik yapılmasından dolayı zarar görmüş olanlara karşı sorumludurlar”. Bu maddeye noterlerin sorumluluğu “Kusursuz sorumluluk” denir. Kusursuz sorumlulukta zarar gören kişinin kusurun varlığını ispat etmek zorunluluğu yoktur, aksine kusursuz sorumlu olan davalının (noterin) olayla zarar arasında uygun illiyet bağının bulunmadığını kanıtlaması gerekir.

Sorumluluk Hukukunun önemli ögelerinden biri de zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunmasıdır. İlliyet bağının kesildiği durumlarda kusursuz sorumlu olan kişi sorumlu tutulmayacaktır. Teoride ve uygulamada; mücbir sebep, zarar görenin tam kusuru ve üçüncü kişinini ağır kusuru ile illiyet bağı kesilir ve kusursuz sorumlu olan kişi sorumluluktan kurtulur.
Dosya içerisinde Türkiye Noterler Birliğinden alınan yazı cevabında, mernis sisteminin 18.04.2008 tarihinde noterlerin kullanımına açıldığını, Nüfus ve Vatandaşlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından noterlere sağlanan Kimlik Paylaşım Sisteminde fotoğraf bilgisinin bulunmadığının belirtildiği görülmüştür.
Somut olayda; dava konusu araç maliki K… Ç…’nın davalı noterce düzenlenen satış sözleşmesi sırasında sunulan nüfus cüzdanında, veriliş nedeninin ”yenileme”, gerçek kimlikte ise ”değiştirme” olarak , Mahalle-Köy bölümünde sahte kimlikte ”Hamidiye” gerçek kimlikte ise ”H… Mah.” olarak yazılı olduğu, dosya içerisindeki Nüfus ve vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün 25.12.2013 tarihli yazısında bu bilgilerin noterlerce Kimlik Paylaşım Sisteminde görülebildiğinin belirtildiği görülmüştür.
Mahkemece, davalı noter tarafından düzenlenen satış sözleşmesi ve araç maliki adına düzenlenen sahte kimlik belgesi üzerinde uzman bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılmadığı gibi, söz konusu kimlik belgesinin iğfal kabiliyetinin olup olmadığı ve davalı açısından illiyet bağının kesilip kesilmediği hususlarında konusunda uzman bilirkişi veya heyeti aracılığı ile herhangi bir araştırma yapılmamıştır.
Hal böyle iken, mahkemece, dava konusu araç satış sözleşmesi ve dayanağı belgelerin aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığı açıklığa kavuşturulmadan, diğer yandan, dava dışı araç malikinin, Türkiye Noterler Birliğinin yukarıda anılan yazısı gereği, davalı noterlerin sorgulama yapmaları halinde, kimlik bilgilerinde nüfus cüzdanının veriliş nedeni ve mahalle-köy bölümünde yer alan bilgilerin, notere sunulan kimlik ile gerçek kimlik arasındaki farklılık noktasında, resmi işlem yapma görevini üstlenmiş ve teknolojinin gelişmesi ile internette sorgulama, mernis sistemi gibi kolaylıklara kavuşmuş olan davalı noterin kendisinden beklenen dikkat ve özeni gösterip göstermediği konusunda değerlendirme yapılmadan, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde dava dışı üçüncü kişilerin ağır kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.