Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2012/20375 E. 2015/38519 K. 03.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20375
KARAR NO : 2015/38519
KARAR TARİHİ : 03.03.2015

MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Yağma, 6136 sayılı Kanuna muhalefet, Kasten yaralama

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

I- Sanık hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1) 26.02.2009 tarihli 5739 sayılı Yasanın 4. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 50. maddesinin 6. fıkrasında yer alan “yaptırımın” ibaresinin, “tedbirin” olarak değiştirildiği, keza 5739 sayılı Yasanın 5. maddesi ile 5275 sayılı C.G.T.İ.H.K’nun 106. maddesinin 4. ve 9. fıkralarının değiştirildiği ve aynı Yasa maddesinin 10. fıkrasının yürürlükten kaldırılmış olduğu hususları dikkate alındığında, infazı kısıtlar şekilde, 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan hükmedilip kısa süreli hapis cezasından seçenek yaptırım olarak çevrilen tedbirin gereklerinin yerine getirilmemesi halinde bu tedbirin hapse çevrileceğine hükmolunması,

2) 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan adli para cezası ile mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında, TCK’nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık …. savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nın 50/6. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm ile TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II-Sanık hakkında yağma ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1) Oluş ve dosya içeriğine göre; yakınan …..’ın aşamalarda alınan ifadelerinde, “Suç tarihinde birlikte yaşadığı ve oğlu olan sanığın, ahıra girerek kendisine ait ineği satmak amacı ile almaya çalıştığını, engel olmak isteyince de gözüne yumrukla vurduğunu, silahını çıkartarak ‘Seni öldüreceğim’ dediğini, diğer oğullarının gelerek engel olduklarını, ineğin oğluna değil kendisine ait olduğunu” beyan ettiği; sanığın savunmasında, “Babasının yağma iddiası ile şikayetçi olduğu tarihe kadar ev ve tüm mallarının ortak olduğunu, suça konu ineğin de ortak malları olduğunu, suç tarihinde ahırdan ineği çıkartırken babasının engel olmak istediğini, onu iterek ahırdan ineği çıkarttığını ve sattığını” söylediği; mağdur hakkında 12.12.2007 tarihinde düzenlenen geçici hekim raporunda, “Sağ orbita inferiorunda yaklaşık 3*4 cm boyutlarında cilt altı hematom ve ekimoz ile çift görmenin mevcut olduğu” ve 06.01.2009 günlü kesin raporda ise “Sol gözde kortikonükleer katarakt mevcut olup, bu durumun hastanın yaşıyla mı yoksa herhangi bir travma sonucu mu geliştiğinin tespitinin mümkün olmadığı, yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceğinin” tespit edildiği; yakınanın UYAP’tan alına nüfus kaydından, 08.06.2011 tarihinde öldüğü; mağdurun oğlu ve sanığın kardeşi ….’ın tanık olarak alınan ifadesinde, “Babası ile sanığın suç tarihinden önce birlikte oturduklarını ve hayvanların bakımını birlikte yaptıklarını” söylemesi ve tüm dosya kapsamından; önceden mağdurla birlikte oturan sanığın ikinci evliliğini yaparak evini ayırmak istemesi nedeniyle taraflar arasındaki olayın çıktığının anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin, TCK’nın 150/1.maddesi göndermesi ile aynı Yasanın 86/2, 86/3-a maddelerinde düzenlenen kasten yaralama suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,

2) Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanı ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, 03.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.