YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/22117
KARAR NO : 2015/8762
KARAR TARİHİ : 18.05.2015
MAHKEMESİ : BİLECİK 2. ASLİYE HUKUK(AİLE) MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/10/2014
NUMARASI : 2014/258-2014/375
Taraflar arasındaki tedbir nafkası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde;tarafların 1998 tarihinde evlendiklerini,1999 doğumlu bir çocuklarının olduğunu,davalının davacıyı istemediğini bu nedenle davacının kızı ile birlikte baba evinde kaldığını belirterek davacı için aylık 400,00 TL,müşterek çocuk için ise 200 TL tedbir nafakasına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde;öncelikli olarak davanın reddini,mahkeme aksi kanaatte ise müşterek çocuk için 150 TL,davacı için 100 TL tedbir nafakasına hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece;davacının ayrı yaşamada haklı olup olmadığını kanıtlayamadığını bu nedenle davacı yönünden talep edilen tedbir nafakası isteminin reddine,çocuk yönünden ise aylık 150,00TL tedbir nafakasına karar verilmiş,hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmeyerek reddedilmiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dava, tedbir nafakası talebine ilişkindir.
TMK.nun 195.maddesi uyarınca, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi halinde eşler ayrı ayrı veya birlikte hâkimin müdahalesini isteyebilirler. Hâkim, gerektiği takdirde eşlerden birinin istemi üzerine Kanunda öngörülen önlemleri alır. Aynı yasanın 197.maddesine göre de; eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir.
./..
Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır.
Tedbir nafakasında eşlerin birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katkıda bulunmaları gerekir (TMK Md. 186/son). Davacı eşin ekonomik durumunun davalı (kocadan) daha iyi olması davalı (kocayı) tedbir nafakası yükümlülüğünden kurtarmaz. Ancak, hükmedilecek nafakanın miktarını tayinde bu husus dikkate alınmak zorundadır. Böylece “hakkaniyet” ilkesine uygun bir nafaka tespit edilebilir (TMK. Md. 4).
Hakim, eşlerin birlikte yaşarken sürdürdükleri hayat seviyesini ayrı yaşamaları halinde de korunması gerektiğini gözetmelidir.
Somut olayda;davalı taraf cevap dilekçesinde “…annen seni almaya gelmedi diyerek davacıyı baba evine bırakmıştır…”şeklinde beyanda bulunmuştur.Davalı davacıyı baba evine götürüp bıraktığına göre davacı ayrı yaşamakta haklıdır.
Yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasında davacının ev hanımı olduğu,gelirinin olmadığı,davalının güvenlik görevlisi olduğu,1.000 TL maaşının olduğu tespit edilmiştir.
Hal böyle olunca; mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilerek, davacı tarafın geçimini sağlayıcı, davalının geliri ile orantılı olacak şekilde, TMK 4. md gereğince hakkaniyete uygun bir nafaka takdir edilmesi ve hüküm altına alınması gerekir iken, yanılgılı değerlendirme ile davacı yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.