YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5440
KARAR NO : 2015/11184
KARAR TARİHİ : 16.06.2015
Davacı M.. O.. ile davalı H.. Ö.. aralarındaki menfi tespit davasına dair Karşıyaka 2. Aile Mahkemesinden verilen 18/04/2014 günlü ve 2013/688 E. -2014/272 K. sayılı hükmün temyiz talebinin reddi hakkında dairece verilen 15/01/2015 günlü ve 2014/11982 E. 2015/828 K. sayılı ilama karşı davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının davacı aleyhine nafaka alacağı için icra takibi başlattığını, 15 aylık nafaka farkı alacağı 4.500 TL’yi davacının davalıya banka havalesi ile ödediğini, icra takibine konu 4.500 TL alacak yönünden davacının borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı duruşmalara gelmediği gibi cevap dilekçesi de vermemiştir.
Mahkemece; davacının icra takibine konu edilen parayı takipten önce ödediğinden bahisle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiş, Dairemizin 15.01.2015 tarih, 2014/11982 E – 2015/828 K. sayılı ilamı ile temyiz talebinin “ miktardan reddine “ karar verilmiş, davacı vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
Menfi tespit davasına konu edilen icra takip dosyasında, davalı tarafından talep edilen nafaka miktarının 4.800 TL asıl alacak ve 1.320 TL işlemiş faizi v.s ile birlikte 6.300 TL miktarında olduğu anlaşıldığına göre, temyiz talebinin miktar itibariyle kesin hüküm olduğundan bahisle reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden, davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile maddi hata sonucu Dairemizin 15.01.2015 tarih, 2014/11982 E – 2015/828 K. sayılı temyiz talebinin miktardan reddine ilişkin kararının kaldırılarak davacının temyiz talebinin kabulü ile dosyanın esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilmiştir.
Dosya kapsamına göre, davalı tarafından 25.06.2013 tarihinde nafaka alacağı için başlatılan icra takip tarihinden önce, nafaka borçlusu davacının 18.06.2013 tarihinde 4.500 TL nafaka borcunu ödediği, alacaklı vekilinin 09.07.2013 tarihli beyanı ile haricen tahsil edilen 4.500 TL yönünden icra takip dosyası borcundan mahsubunu talep ettiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, icra takip dosyasına konu edilen alacak miktarının davacı tarafından ödenmesi ve alacaklı vekili tarafından yapılan ödemenin icra takip dosyasındaki alacaktan mahsup edilmesini kabul etmesi nedeniyle, mahkemece; “Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına” ilişkin karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ayrıca, davalı kadının vekili tarafından icra takibi başlatılmasında kötüniyetli hareket ettiği ispatlanamadığından, davacının kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmesi de doğru olup, usul ve yasaya uygundur.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, AAÜT’nin 6.maddesi gereğince davacı lehine 1.500 TL maktu vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, mahkemece; vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru değilse de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm fıkrasına “1.500 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine” cümlesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.06.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.